şükela:  tümü | bugün
  • 1 ekim-7 ekim arasında seferihisar'da gerçekleşmiş yazı atölyesi + kamp.

    yazı kampları hakkında iki genel kanı var:
    1- yazarlık öğrenilmez, tohumunda varsa ve kendini yeterince besleyebilirsen yazar olabilirsin, aksi takdirde bu atölyeler tuzaktır.
    2- atölyeler para tuzağıdır ve beyaz yakalı eğlencesidir.

    bu önyargılara sahip kişilerin bile iyi bir yazar, iyi bir okur olmak konusunda çok şey öğrenebileceği, keyifli bir ortam vardı. şu yazıda öğrendiğim her şeyi özetledim:

    medium yazısı

    yazar olmak isteyenlere tavsiyeler:
    1- yazar olmak istiyorsan, önce bir meselen olacak. siyasi, varoluşsal, ailesel, toplumsal, bilimsel… her neyse… toplumun geneli tarafından yok sayılan, muhalefet edilen bir meselen.
    2- yazar olmak istiyorsan yapman gereken şey yazmak.
    çoğu kişi, yazma fikrinin büyüsünü seviyor. “bir kitap yazıyorum” sözünü çok kişiden duymuşuzdur ama gerçekten yazmaya çalışan üç beş kişidir.
    yazı başına oturulduğunda çoğu zaman beşinci cümlede takılınır kalınır. mari levi diyor ki, bunun iki açıklaması vardır. biri kötü, diğeri daha da kötü.
    kötü olan, bu konuda sandığınız kadar anlatabilecek hikayeniz, anekdotunuz lmaması. daha kötü olanı ise malzemeniz olmasına rağmen anlatabilecek kabiliyetinizin olmaması…