şükela:  tümü | bugün
  • yeni kısıtlamalar ile birlikte, modern köleliğin bitip tam kölelik sistemine geçilmesidir. çalışma saatlerinde ofise gitmek serbest, fakirlerin üst üste metrobüste seyahat etmesi serbest, iş yerinde çalışanların burun buruna çalışması serbest, ama akşam saati trafikten sonra evinin yanındaki parkta yarım saat yürüyüş yapmak yasak. haftasonu kafanı evden çıkarmak yasak.

    sikerler böyle düzeni... büyük şirketlerin gelirleri %10 düşecek diye tüm insanların hayatını tehlikeye atmaya ne gerek var ? 15-20 gün tam kapayın bütün ekonomiyi, hastalık azalsın, ondan sonra hafifçe kısıtlamaları gevşetip kontrol noktasında bırakın. bu şekilde insanların sömürülmesi anlamsız ve kimse buna ses çıkarmıyor. ev kredisi olan çok fazla kişi var sanırım.
  • korona ilk peydah olduğu dönem "komunist hastalık zengine de fakire de eşit şekilde bulaşıyor" tatavası vardı. sonra gördük ki kodamanlar bir uzay aracının parçaları gibi yavaş yavaş kopmaya başladılar bizlerden, evlerinde korunaklı duvarlarının ardında bir derebeyi gibi hastalığın geçmesini bekliyorlar.

    bizse onlara kazandırmak adına daha da yırtınıyor, daha da harcıyoruz kendimizi. bu hastalık bilmeden bir kast sistemi oluşturdu resmen. çalışmasına gerek olmayan zaten bir sike de yaramayan üst takım ve muhtemelen olmasalar dünyanın bütün sistemlerinin yıkılacağı ve her şekilde çalışmak zorunda olan alt sınıf.
  • ben çalışıyorum, her gün hayatımı riske atacak onca iş yapıyorum, insanlarla muhatap oluyorum. zevkimden değil he iş için. çift maske, siperlik vs hepsi var, nefes alamıyorum. patronum, sıcacık evinde oturuyor bazen geliyor odasında kahvesini içiyor, bir şeyler izliyor e zaten o maske de takmıyor bizlerden uzak. sonra sıcacık lüks arabasına binip yine evinin yolunu tutuyor. ben? ne annemi ne babamı öpemiyorum, sarılamıyorum, hastalığı kaparsam onlara da bulaştırır mıyım acaba diye diken üstünde yaşıyorum hem de hayatta ve sağlıklı kalmaya çalışıyorum.
  • oğlum sizi evde sikiyorlar mı ya? sizin bu evde oturmayla derdiniz ne? daha yasak başlayalı hafta olmadı parka bile gidemiyoruz diyor. tay sikildiği çayırı özlermiş gibi bir durum mu bu? sokakta doğdu sanki. evde sizi geren eşiniz çocuğunuz falan mı var? ondan mı evden uzak olmak istiyorsunuz? ne güzel işte ne gelen ne giden var mis gibi kafanı dinle, çayını kahveni yap, kitap oku, oyun oyna, film izle, dizi izle,puzzle çöz. toplum sağlığı için doktorlar hemşireler can veriyor bunlar 9'dan sonra sokağa çıkma denilince ağlıyor.

    not: 1-2 hafta kapanılması ile derdim yok ama bu önlem bile hiç önlem olmamasından iyidir. sağlık çalışanları dışında kimsenin bu dönemde mızmızlanmaya hakkı yok. herkes üzerine düşeni yapacak. 9'dan sonra tıpış tıpış gireceksin deliğine. haftasonu evde oturacaksın. biraz yakınını kaybeden/kaybetme riski olanlarla empati kurun. bunun üzerinden sistem eleştirisi yapmanın anlamı yok, sanki bundan önce sömürü düzeni değilmiş, gelir dağılımı çok adaletliymiş gibi davranmak geçmişi meşrulaştırmak demek. dünde iş kazaları aynıydı artı değer sömürüsü aynıydı bugünde.
  • üstteki yazarın her sey yasak çalişmak serbest durumuyla ilgili elestirilerini yerden göge kadar haklı bulsam da her yeri onbes gun kapatıp bu isi çözelim kismindan pek emin olamiyorum ben. bu salgınin bir haftayla- on bes günle ucunun geleceğine inanamıyorum ben. hele bizde cok zor.

    dısarda nüfusta kaydi bile olmayan binlerce sığınmaci var. sokaklarda yaşayan kaç evsiz insan var,fikrimiz bile yok.

    sınirlar zaten han kapısı gibi, kacakçısı ayrı,teröristi ayrı. dogu ve güneydoğu sınirindaki vatandasların yarısınin akrabalari ırak'ta,suriyede.minibüse binip ırak'a halasina oturmaya gidiyor millet. ulkemize gelen turistlere,yatırımciya zaten her sey serbest.

    bu tutarsızlığın vatandaş da farkında. köle gibi "git çalis ölürsen de ölursün bizden sana beş kurus calişmaz" zihniyetiyle yaklaşan yönetim yüzünden vatandaş da salgıni ciddiye almayarak, yasaklari cigneyerek duyarsizca hayatina devam ediyor.madem ölsem kimsenin umrunda değil yaşayayim bari diye düsünuyor herhalde.

    vatandaşı bu kadar duyarsız hale getiren milletce yasadigimız derin depresyon hali sanırım. normalde de üc kuruşa bütun gun calisip neredeyse hic eğlenecek imkani da zamani da olmayan insanlarız zaten. o yüzden ölmek de pek korkutmuyor herkesi galiba artik.

    üstelik türkiye'de her yeri tamamen iki ay kapattım desen vatandasın yarisinin kapisina icra gelir. salgin turkiye'de gündeme gelmeden birkac hafta önce millet acliktan siyanürle intihar ediyordu. neredeyse bir senedir salgin da üstune tuz-biber oldu.

    biz salgınin maddi etkisinden öyle kaygiliyiz ki bizi kölelestiren, olmayan psikolojimizi hepten bitiren manevi etkilerini düsünemiyoruz bile.
  • ya çalışacaksın , ya evde olacaksın.
  • insan insanın kurdu olduğu sürece, müstehaktır. patronların avukatlığına savunan bu kadar çok kişi varken, ilk gece hakkı bile gelebilir.
  • sabah 9 akşam 8 çalışıyorum. berbere gitmeye fırsatım yok, bakalım ne kadar sürecek bu şekilde çalışmak. en azından korona olup dinlenme fırsatı elde edebilirim. bunu gerçekten düşünüyorum.
  • zaman ibadet etme, zikir çekme, nefsinle başbaşa kalma, hayatı sorgulama zamanı dostlar. bunun için daha güzel fırsat olamaz. ilerki yıllarda keşke o günleri daha güzel değerlendirebilseydim diyeceksiniz. unutamayacağımız günler yaşıyoruz. değerlendiriniz.