şükela:  tümü | bugün
  • 01.09.2016 tarihli khk ile tüm öyp araştırma görevlileri kadroları 33a dan 50d kadrosuna aktarılmıştır.
    ilgili madde;

    madde 49- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı yükseköğretim kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

    "ek madde 30- öğretim üyesi yetiştirme programı kapsamında 33 üncü maddenin (a) fıkrası uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanmış olup, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların statüleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın 50 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen statüye dönüştürülmüş sayılır ve bunlar hakkında söz konusu (d) bendi hükümleri uygulanır. bu şekilde statüleri değiştirilen araştırma görevlilerinden 33 üncü maddenin (a) fıkrasına göre yeniden ataması yapılmayanların mecburi hizmet yükümlülükleri kaldırılır. 35 inci madde uyarınca başka bir üniversitede ve yurtdışında eğitimde bulunanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üniversitelerinin talebi üzerine onbeş gün içinde kendi üniversitelerine dönmek zorundadırlar. bu süre içerisinde dönmeyenlerin atamaları iptal edilir."

    edit: öyp "öğretim üyesi yetiştirme programı. "
  • öypliler, programın başından itibaren gelenin gidenin tokatladığı bir kitle oldular zaten.

    -normalde anca doçent olunacakken alınması gereken dil puanı, lisansı henüz bitirmiş bu arkadaşlardan istendi. atandıktan sonra 1 yıl içinde 65'i geçemeyeni atarız dediler, attılar da...

    -önce 65'i geçenlerin yurtdışına dil eğitimine gönderilme hakkı vardı, iptal edildi.
    -kadro garantisi zaten uçtu gitti.
    -20 binlik yüksek lisans ödeneği 8 bine düşürüldü. doktora ödeneği de düşürüldü tabii...
    -doktora bittikten sonra esas üniversitesine dönmesi gereken araştırma görevlileri bir günde alınan kararla, "ders dönemini bitiren dönsün" emrine uymak zorunda bırakıldı.
    -tüm bunlar olurken değişmeyen tek şey 350 binlik senetler ve 6-8 yıllık zorunlu hizmet yükümlülükleri oldu.
    -son olarak da 33a kadrosu ile işe başlayan tüm bu arkadaşlar ki sayıları 10 bin yaklaşık; bir gecede 50d'li oldu. yani "doktorasonrasıkapıdışarı" kadrosu.

    şimdi sırrı gibi sormak istiyorum "la bu öypliler netti size?" başından sonuna tek bir referans olmaksızın, birbirinden bağımsız 3 alanda (mezuniyet notu+ales+ingilizce) iyi puanlar alıp başvuru yapan, senet imzalayan, eğitim aldığı üniversitede alamancı muamelesi gören, işleri güçleri tüm diğer akademik personel gibi alanlarında uzmanlık kazanmak olan bu insanlara özel bir gareziniz mi var acaba?
    ve yine sırrı gibi tepki vermek istiyorum:
    -gel hele gel, bırakın gelsin...
  • gündemde tutulması gereken bir başlık (bkz: 1 eylül 2016 tarihli kanun hükmünde kararname) .
    onbinlerce gencin gelecek planlarını sekteye uğratabilecek bir durum söz konusu.
  • olmuş bitmiştir. bakalım senetler ne olacak. devlete kaynak olsun diye tahsilatına başlanırsa durum çok vahim demektir.
  • akşam bir bölüm firefly izleyip, yatmadan önce öylesine bir ekşisözlük'e girmek suretiyle durumdan haberim oldu. 35 ile görevlendirildiği üniversitede doktora tezi aşamasında bir öyp'liyim ve beynimden vurulmuş durumdayım.

    şimdi ne olacak hiçbir fikrim yok.

    iki ihtimal var:

    1) evimi, evlenmeyi düşündüğüm sevgilimi falan geride bırakıp, 15 gün içinde tüm düzenimi bozup sponsor üniversiteme döneceğim? öğrenciliğim ne olacak belli değil.

    2) 50/d kadrosunda "görevlendirme" diye bir şey yok, sponsor üniversitemde de şu an devam etmekte olduğum doktora programı mevcut değil. şu anki üniversitemde öğrenciliğim sürecek ama işimi kaybedeceğim?

    ya biz bunları hak edecek ne yaptık, neler oluyor? kedimi ne yapacağım? 15 gün içinde kim nereden nereye nasıl taşınsın?
  • cok elestirdim oyp'yi. cok yanlisi, cok eksigi vardi. ama arkadas bu yapilmaz ki! sen devlet olarak bu adama soz vermissin. "git okulunu oku, ben parani verecegim" demissin. bu eleman da sana soz vermis, "geri donup calisacagim" demis. e bu ne perhiz bu ne lahana tursusu. yurtdisindakiler bile geri donecekmis. ne diyecek o insan yaninda calistigi hocaya? oyun mu oynuyoruz burada.

    her kurumdan temizliyorsun guya fetoculeri, temizle madem bunlarin icinden de. beceremiyorsun degil mi? doldururken cok hostu ama?

    bence en iyisi ne yap biliyor musun? kapat butun universiteleri, her seye en bastan baslayalim. bir gaz bulutuydu...

    iste bunlar hep yekta. gecmis olsun oypli kardesler. unutmayin, yaninizdayiz, hep birlikte.
  • senetlerin durumu:
    a) 50d'li araş gör tekrar 33a'ya aktarılmazsa iptal edilecek
    b) 50d'li araş gör tekrar 33a'ya aktarılırsa, eğitimi bitince senet karşılığı zorunlu hizmet yapacak; yapmayı reddederse senet tahsil edilecek.

    yani batı cephesinde değişen bir şey yok.
  • bunu destekleyen cahiller var. bunu yapan cahiller var.

    sözün özü; cahiller elinde küskün kederiz.
  • akademiye giremeyen dallamaları sevindiren gelişme.

    öyp ile birçok fetöcü girmiş öyp'ye, ales ve dilde hile yapılmış deniyor. ulan dallama bu adamlar zaten padişahtı daha düne kadar, marmara üniversitesi'nin falanca fakültesine 70 alesle (cari usül) alınan bir sürü akp'li/cemaatçi biliyorum. cari usülle sessiz sedasız ve kesin bir şekilde kadrolaşmak varken neden öyp ile kendilerini kassınlar.

    son birkaç yıldır, iktidarın yörüngesinde olmayan insanların akademiye girmesi neredeyse imkansızken, ales, dil ve ortalama gibi 3 farklı, birbirinden bağımsız değerlendirme puanıyla alınan insanlar mı tek sorun?

    dayı/amca vasıtasıyla büyük üniversitelere kapağı atıp ağa gibi takılan, akademiye ilgisiz, entelektüel meraktan aciz tipler ortalıkta dolaşırken, akademik kariyeri için taşraya gitmeyi göze alan insanlar mı akademinin en büyük sorunu?

    öğretmenlerin tasfiyesi başlığına "sevindirici gelişme, kadrolar boşaldı, artık atanırız" diyen ve bu tasfiye edilenlerin içerisinde haksız şekilde ihraç edilenlerin olabileceğini hiç düşünmeyen insanların çoğunluk olduğu bir ülkede ne kaliteli olabilir ki, ne başarılabilir?
  • güzel olmuştur.

    ales ve dil puanı ile akademisyen olan genç dimağların huzurunu kaçırmıştır.

    şurada erhan afyoncu'nun konu ile ilgili görüşleri var. açtıktan sonra 1 dk dinlemeniz yeterli.

    * * uzun edit * *

    belki şu sözlükte araştırılsa bu öyp'li elemanlarla en çok yüz göz olan, tanıyan ben çıkarım. yaklaşık bu sistemle görev yapan 15'in üzerinde eleman tanıyorum.

    öncelikle son tahlilde alım şu yüzdelerle yapıldı: %50 ales, %35 ortalama, %15 yds.

    1- bu arkadaşlara okuduğu bölümle ilgili herhangi bir sual sorulmadan bu kadroya girebildiler.

    hemen örnek veriyorum: bir cari ilanda ilana giren elemanı tanıyorum, elemanın ales: 85-90/ dil: 75-80 / diploma notu: 70-75 arası/ [bilim sınav notu: 15-20], bu arkadaş muhtemelen öyp sisteminde başvurusunu yapsaydı şu an kesinlikle kadroyu kapmıştı.

    sınav sorularını bilmediğini ve yapamadığını daha sonra kendisi bana söyledi.

    siz şimdi sikindirik üniversitesi'nin herhangi bir yüksek lisans programına bile başvursanız bilim sınavına girmek zorundasın arkadaşım hatta üzerine mülakat bile yapabiliyorlar.

    2- fırsat eşitliğinin olmaması.

    x üniversitesindeki eleman bölümü ingilizce okuyor, siz y üniversitesinde türkçe okuyorsunuz (belki aranızda 10-15 puan fark var yerleştirmede). o eleman ingilizce'de size havada karada çakıyor siz ingilizce için ekstra para döküyorsunuz ekstra zaman harcıyorsunuz. belki durumunuz yok part time çalışmak zorunda kalıyorsunuz ve ne dil öğrenebiliyorsunuz ne de ilerde akademisyen olabiliyorsunuz. herkes robert kolej mezunu değil sonuçta. (ingilizce sormadan alın demiyorum, ingilizce önemlidir, üniversitelerin dengesizliğini vurgulamak istedim)

    ales mevzusu: genelde eşit ağırlık bölümü mezunu tayfanın canını sıkan alan. lisans yerleştirme verilerine bakarsanız hukuk bölümleri hariç az okul vardır kafaya oynayan. misal nedir odtü, boğaziçi işletme gibi. sonuçta bu elemanlar ales'te yine size havada karada çakacak ve öyp kadrosunu alacak demektir. ha şunu diyenler olacak "yahu adam başarılı yapıyor sen yap sen gir", burada ortaya koyacağı başarısını kendi alanında koyması gerekir diyorum. maliye mezunu mu maliye alanında sual sorarsın ya da sınava tabi tutarsın yapar girer. ama maliye ile geometri sorusunun ortak bir bağlantısı yok. sen sistemde bir kez denediğin adamı yine denemek istiyorsun e yine dene odtü'lü yine geçer altındaki adamı sonuçta zaten adam bunu 4-5 yıl evvel yapmış girmiş. fırsat eşitliği adına sınavlar alan sınavı olarak yapılmalı.

    sonuç olarak; ales ile akademisyen almak yanlıştır diyor ve sözlerimi burada noktalıyorum.