şükela:  tümü | bugün
1508 entry daha
  • şaşırtıcı olmayandır. ağustos ayı itibariyle, artan fiyatlar normal gelmeye başlamıştır. bu enflasyonist ortamda konut fiyatlarının düşmesi hayal olur artık.
    şöyle ki, konut fiyatları faiz indiriminden önce döviz ve altın gibi enstrümanlara oranla oldukça değersiz durumdaydı. faiz indiriminden sonraki ilk birkaç hafta konut sahipleri fiyatları belli oranda artırdı. makul oranlarda zam yapılan konutlar zaten kısa sürede satıldı. konutlar satıldıkça stoklar eridi ve geriye kalan konutlara talep de artmış oldu haliyle. kaldı ki, 1 hazirandan sonra altın ve döviz fiyatları artmaya devam etti, altın rekordan rekora koşuyor. borsa bile kazandırdı. fiyatı artmayan ne kaldı a dostlar? evini satan adam da haliyle evi sattıktan sonra eline geçecek parayla ne yapabileceğini düşünüyor. örneğin bir miktar daha para ekleyip daha büyük bir ev alabilecek mi? bu fiyatlardan altın , döviz almak akıl karı mı? benim bulunduğum bölgede arsa fiyatları da uçmuş durumda, inşaat maliyetleri ve işçilikler de muhtemelen ciddi oranda artmıştır. bu belirsizlikler içinde konut sahibi de elinde olana sarılıyor, fiyatı alternatiflerle kıyaslayıp belirliyor.

    artışın doğasını bir de şöyle basit bir örnekle açıklamayı deneyeyim. aynı binada, aynı anda satılık olan sadece iki daire olduğunu varsayalım. iki daire de aynı özelliklerde ve yan yana olsun. ikisinin de fiyatı 500 bin olsun. siz gidip bir tanesini aldınız diyelim. muhtemelen kredi çektiniz, evin toplam maliyeti size 500 binden çok daha fazlaya geldi. diyelim ki bir ay sonra evi çok da acil olmayan bir nedenden ötürü satmak istediniz. örneğin, yurtdışına çıkacaksınız ya da başka bir ile tayininiz çıktı. birçoğunuzun, evi 700 binden aşağı satmak istemeyeceğine eminim. hal böyle olunca, o kalan diğer daireyi, diğer ev sahibi neden artık 700 binin altına satmak istesin? üstelik onun evi hala sıfır.