şükela:  tümü | bugün
  • bizzat gördüğüm artıştır.

    daha iki hafta önce 350.000? ye aldığım evin karşı dairesi için şu anda 380.000? istiyor müteahhit.

    kısacası bu faizler bizim için düşmüyor arkadaşlar. bize giren çıkan hep aynı. bankaya değil müteahhite ödüyoruz bu sefer.
  • çözüm basit. kredi ile ev almayacaksınız. bankalara 10-15 yıl kendini öptürmeyeceksin. şunu bil, alacağın evin fiyatı tamamen balon şu anda. istanbul için kira çarpanı son zamlardan sonra ortalama 25 yıla doğru gidiyor, bahsettiğim yer pendik filan ha. almazsan fiyatlar dengesine gelir, ki gelmekte idi. bu son faiz indirimi balona hava basmak için yapıldı, öyle de oldu. reel gelirler artmadan millete kredi dağıtmak batık kredileri patlatır. peki ne olur? yarın bir gün aldığınız o evleri üç kuruşa bankaya geri verirsiniz. çok iyi düşünün taşının. iş garantinizden(özel sektör) emin değilseniz bu riske katiyen girmeyin.
  • normalde faizin düşürülmesindeki mantık ev alacak kişinin bankaya daha az faiz ödemesidir. bu haber üzerine fiyatları yükseltenlerin amacı o faizin üstüne yatmak. ev almayı düşünen kişilerin böyle bir ortamda mevduatlarını bekletmesi mantıklı görünüyor.
  • böyle saçma birşey olamaz. ev fiyatları zaten yüksek , yeni evlenen çiftler bırakın ev almayı kiralık ararken bile sıkıntı çekiyor , asgari ücretle çalışan eşler birbirlerinin harcama limitlerini %70 kısarak kiraladıkları evlere maksimum ücretler veriyorken , yani kısacası zaten ev fiyatlarının inşaat ve yapı sektörünün bu kadar can çekiştiği noktalarda düşmesi gerekiyorken artması tamamen fırsatçılıktır. devlet-hükümet yetkili merciiler mutlaka bu manipülasyonlara müdahale etmelidir, aksi taktirde devlet olmanın mantığı ne zaten atı alan koştursun.
  • şimdi uzun uzun anlatacağım. düzgünce okuyun. özellikle kentsel dönüşüm için olmakla birlikte araziden yapılan evler için de aşağıda anlatılan durum geçerlidir. sonra küfür edecekseniz yine edersiniz müteahhitlere.

    2018 ağustos'unda hatırlarsanız dolar inanılmaz bir şekilde fırladı. 3.8-3.9'larda gezen dolar 6-7'lere fırladı. o dönemde inşaatçılar inşaata başladılar. yer sahipleri ile günün dolar kuruna göre anlaşmalar yapılarak yerler alındı. burada şundan bahsedeyim. işi yaparken bir maliyet analizi yaparsınız. para şu kadar değer kaybeder bunun karşılığı olarak şu kadar da kar elde etsem deyip daire sayısı üzerinden anlaşma yaparsınız. diyelim ki 15 daireli bir bina kur fırlamadan önce 2 milyon tl'ye mal oluyordu. kur fırladıktan sonra her ne hikmetse hiçbir şeye oranlı olarak yansımadı. demirin tonu 2200 liradan 4400 liraya fırladı. onu da satacak yer bulabilirseniz. bu bahsettiğim sadece kaba inşaat malzemesine örnek. bütün malzemelerin fırladığını düşünün ince inşaatta da.

    normalde beklersiniz ki kur düşünce fiyatlar düşer, herkes de kaldığı yerden mal alımına devam eder. fakat öyle olmadı. zaten kur öyle kısa sürede eski haline de dönmedi ama geri çekildikten sonra mal sağlayıcılar fiyatları geri çekmediler. bu noktada taşıma suyla değirmen döndüren müteahhitler zaten battılar. kalanlar kendi ceplerinden aradaki farkı sübvanse ederek inşaatlarını tamamladı. ama 2 milyona mal olur dedikleri inşaat geldi 4 milyon liraya.

    bunun yanında paranın da kendi değer kaybı da yanlarına kar kaldı. düşünsenize o faizlerin yüksek olduğu zaman inşaata yatırmak yerine bankada faizde tutsalardı, 4 milyon liraları 2 senede en kötü 5-5,5 milyon lira arası bir para olmuştu. şimdi düşünün iş yapıyorsunuz, risk alıyorsunuz, faizden daha az kazanıyorsunuz. inşaatta kar marjı son dönemlerde 2 senede %15-%25 arası bir miktarda hesaplanır. bu en alt değerdir. bunun altı zaten kurtarmaz. ama kazanılması gereken de en azından 2 senede %30-35'tir. bu durumda 2 milyona mal edilen bir inşaattan kazanılması beklenen para 2 senede 2milyon 700 bindir diyebiliriz kabaca. aynı mantıktan gidecek olursak %25 marj ile 5.5 milyonluk bir yatırımda 1.8 milyon liralık bir gelir beklenir. 700 bin liralık %33 kardan 1.8 milyon liralık %25 kara döndük. aradaki fark 1.1 milyon lira. 15 dairelik bir binada 5 daire müteahhite kalsa ortalama olarak daire başı 220 bin lira fiyat artışına tekabül eder.

    şimdi düşünün haklı mı haksız mı olduklarını...

    peşinen not: müteahhit falan değilim.
  • görünmez ele müdahale ettikce mevzunun daha da karisacagini gösteren artış.

    bıraksalar piyasayı kendi haline adamlar evleri satamadikca fiyatları dusurecekler. fiyat olması gereken yere gelince de hareket baslayacak. bu şekilde olmuyor işte. hiç kendi evimde oturmak gibi bir amacım olmadı. kendi evim olmasına rağmen bu indirim sonunda alayım bari kira vermek anlamsiz oldu dedim. ama baktım ki hemen fiyatlar artmış. caz geçtim artık. almıyorum. beter olsun yapanda satan da ne diyeyim. kirada oturmaya devam ederim. sorun yok. ama bu durumun kiralara yansıması da olacak. işte o zaman yine kaybeden vatandaş olacak. ev sahibi ulan 600.000 verdim bu ev 1.500 tl kiraya verilmez diyecek. çekecek kirayı 2.000 liraya. bu silsile de birbirini etkileyerek devam edecek. bu olana kadar krediler de artmış olacağı için bu kadar kira vereceğime ev alırım demek de mümkün olayacak. bundan sonra konu kilit. keşke yıllardır hiç müdahale edilmeseydi de görünmez el yapsaydı yapması gerekeni.
  • oturduğum sitede geçen yıl emlak krizi varken ev fiyatları 680000 seviyelerine gelmişti. sonra faizler düşer düşmez 790000 lere gelmişti. şimdi ise hooop 850000. ben de gideyim bir ev alayım diye düşünmüştüm ama vazgeçtim. bu tarz orospu çocuklarına vereceğime bankaya veririm daha iyi. umarım faizler yükselir de bu tür orospu çocukları evlerini üç kuruşa satmak zorunda kalır.

    not: lan ev benim değil ha zengin değilim :d
  • hayatı ekşisözlükten ibaret zannedenlerin saçma yorumlarını bir kenara bırakacak olup gerçek hayatın gerçeklerini öğrenmek istiyorsan burayı oku dostum;

    ev fiyatları çok uzun süredir artan dövize karşılık verememişti ve haliyle olması gerekenin çok altında seyretmekteydi. şu anda faiz indirimiyle piyasa olması gereken noktaya gelmek istiyor. evet faiz indirimini fırsat bilip fiyatı artırıyorlar haklısınız fakat şu anda fiyatlar hala olması gerekenin altında.

    bak sen müteahhit çok para kazanıyor sanıyorsun da şu anda inşaatlar durmuş durumda. müteahhit parasını başka bir yerde değerlendirirken ev yap-sattan daha çok kazanırım diyor. benim bir çok müteahhit tanıdığım var. bu fiyatlara elimi sürmem diyor. mevcut fiyatlara zarar ediyorum diyor. “ya bırak ya ne zarar edecek” deme. hiç birisi şu anda ev yapmıyor. kabul etmiyor iş gelse de. hatta geçen bir tanesi, “kentsel işi ilk başladığında, bağdat caddesi çevresinde daire başı 3 klima, siemens/miele full beyaz eşyalar, valkswagen sürmeli camlar, akıllı ev sistemleri havalarda uçuyordu, biz yalvarıyorduk onlara, şimdi dört duvar yap ver diye bize yalvarıyorlar da ben bu fiyatlara bu işi yapmam” diyordu. yapmıyor da zaten.

    bir tüccar/girişimci bunu diyorsa orda kar ölmüştür. cahillik yapıyor buradaki çoğu yazar. zannediyor ki bir ev 200.000 e mal oluyor 1.000.000 a satılıyor. ya hiç bu kadar aptalca bir şey olabilir mi? buna gerçekten inanan var yahu yuh! kentselden 1 ev müteahhite kalması için eski kat maliklerine 3 ev yapmıyor mu bu müteahhit. nasıl 1 evi 5 katına satıyor diyorsun? ondan sonra bir de müteahhit sıfır karla çalışsın, emlakçı hiç komisyon almasın isteyen güruh var. ne denebilir bunlara... bu mesleklerin hiç birisi hayır kuruluşu değil diye hatırlatsam yeter herhalde.

    sözlüğe gelip sakın ev almayın diyenlerin, 2 kira depozito isteyen ev sahibi başlığında nasıl ağladığını görebilirsiniz. deneyin görün. buraya gelmiş sakın kimse ev almasın yazıyor, entrylerine bakıyorum pandemi’de kira isteyen ev sahibi başlığında içini dökmüş, ev sahibinden şikayetçi.

    ben daha bu ülkede “ya ev aldım nasıl pişmanım” diyen birini hiç görmedim.

    ama... “o evi” bir sebeple almayı ertelediği için kafasını taşlara vuranı çok gördüm. sen o evi almadıkça o ev artar. türkiye’de bu böyledir. türkiye’de ev her şeyden önemlidir. sosyolojik olarak bile böyledir. sen istersen reddet ama toplum böyle algılar.

    toplum ev’e çok büyük anlamlar yüklemiştir türkiye’de. bunu başka ülkede görmedim. bizim ülkede ev nihai hedef bir çok insan için. hayat amacı yani. yaşama nedeni gibi bir şey olmuş ev almak. büyükler tarafından sizden beklenen en öncelikli göreviniz. kayınpederinizin sizi adam yerine koyması için kafasında tik atılmayı bekleyen bir checkbox adeta.

    neyse dostlar, konuyu toplayalım. demem o ki; oturma amacıyla baktığın evi denk getirdin mi alacaksın. o mu bu mu şu mu denmez oturumluk evde. bu konuya yatırım maksadıyla yaklaşmamalısın. yok bono alsaydım yok tahvil alsaydım, yok thy hissesi alsaydım hikayesi bu konuda sökmez. onu oturmak için aldığın evde değil, yatırım için aldığın evde yapacaksın. burası senin yuvan olacak, ailenle beraber ömrünüz geçecek o evde belki de. fiyattan çok daha önemli kriterler söz konusu burada. mutluluğun bedeli piyasa rayicine göre belirlenmez.

    allah her isteyene ev nasip etsin, ev alanlara keriz diyenlere de en az 3 kira depozito isteyen, evden çıkarken de depozitonun üstüne yatan ev sahiplerini musallat etsin :)

    not 1: yatırım tavsiyesi değildir.
    not 2: müteahhit yada emlakçı değilim ya da ev alım satım işi yapmıyorum. bu sektörden ekmek bile yemiyorum.
  • talep azlığından dolayı arzın yani evlerin fiyatı düşüyordu. kredi faizleri avantajlı görece düşük olduğu için bu sefer talep artıyor ve arzın fiyatı artıyor. işte ekonomideki ve dünyadaki hassas denge!
  • 369'dan 405'e

    ev

    bu orospu çocukluğundan başka bir şey değil. emlakçılar ve müteahhitler...boyle şerefsizlik yapan herkes inşallah batarsiniz amq çocukları...