şükela:  tümü | bugün
  • arkadaşlar acil hukuki yardıma ihtiyacım var!!
    öncelikle yazdıklarımın birinde bile 1 kelime dahi yalan olmadığına şerefim ve namusum üzere yemin ederim.
    ben sakarya'da bir okulda ücretli öğretmen olarak görev yapmaktayken 20 aralık çarşamba günü okulda derslerimde sürekli problem çıkaran bir öğrencimin iftirasına uğradım. öğrencim teneffüste kavga ediyor boynu çiziliyor.ama öyle böyle çizilme değil bildiğin tırnak geçme olayı var. 3. ders saatinde,sınıf arkadaşlarına cinsel içerikli konuşmalar yapıyor. ben ona temas etmeden (poliste mevcut cd kayıtları) idareye götürüyorum.ücretli öğretmenim ya "tamam hocam siz çıkın" deniyor. ama birşey yapılmıyor. son saate kadar sesini çıkarmıyor, eve gidiyor: "bunu mazmanyev öğretmen yaptı" diyor. öğrenci ile veli hastaneye gidip darp raporu alıp hakkımda şikayetçi oluyorlar. idare karar alıyor bu olay benden benim iyiliğim (!) için saklanacak.
    ertesi gün bir öğretmen yanıma geliyor "diyor böyle böyle hocam." ben de öğrencinin yanına gidip sınıfın kapısına çağırıyorum, görüntüler mevcut temas yok. doğru mu diyorum, evet diyor. okulda şahit olanlar var temas olmadığına dair.

    eşime haber verip okula gelmesini istiyorum. ve öğleden sonra veliyi okula çağırıyorum. veli haliyle yapmadığıma inanmıyor. müdür veliyi allıyor pulluyor "sınıf değiştiririz "diyor. "siz de şikayetten vazgeçersiniz konu kapanır" diyor, gidiyorlar.ama anne asla vazgeçmiyor.baba da ulaştırma bakanlığında şoförmüş bana sürekli diyorki "meslek hayatın bitti üstten halledeceğim. şunu yapacağım." müdür tırsıyor. müdüre de okul için gerekeni yapmadım mı dedi. bu arada okulda öğrencilerim eylem yaptı öğretmenler beni savundu işe yaramadı. müdür benim görevime son vermek istiyor. eşim de "o mesleğini çok seviyor bırakın kendisi istifa etsin" diyor. müdür "tamam" diyor. biz milli eğitim şube müdürüne gittik" vedat tezbiten" bize dedi ki: "sonuçta ücretli bir öğretmensin ohal var, ben basın filan uğraşamam suçsuzluğun çıksın başka okula veririm."

    çocuklarım ağlıyor ben ağlıyorum vicdan yapan yok. sonra da ekliyor şube müdürü: "hem müdürün hocanıım yapmadı demedi arkanda dursaydı madem." ben tabi hayal kırıklığına uğradım. okulda da durmamam da lazım ama çocukları nasıl seviyorum. onlar da beni... veliler geldi yanıma. şahit oluruz dediler, aradılar,sordular ama ben geri adım atmak zorunda kaldım.

    karakola bile gelmeye hazırdılar.atanamamışım mülakat var sınav var. hocam riske girme açık soruşturma var içeriğine bakmadan silerler sizi dediler. neyse veli şikayetinden vazgeçti. olay kapandı ama müdür hala uğraşıyor zümrem olanlara diyor ki:" mazmanyev gitse ders saatlerini sen alır mısın filan?"" hocam yapmayın" diyor zümrem. görüntüleri izletiyor müdür. "bir şey yok ki"diyor branş öğretmeni .

    sonra ben araya okulla aynı mahallede hatrı sayılır bir iş adamını koydum amca dedim elini ayağını öpeyim şu adama görün bir ekmeğimle oynamasın aldığım 13 gün sigorta 1300 tl maaş."tamam" diyor gidiyor. amcaya görüntüler
    i izletiyor müdür. ben öğrenciyi kapının önüne çağırmışım ama önümüzde kapı var tenefüste orda amcaya diyorki bakın kapı var görünmüyor öğrenciyi boğazlıyor tehdit ediyor. ortada ne ses var ne görüntü. amca gidiyor mahalleliye ben gördüm öğrenciyi boğazlıyor diyor.

    mahalleli benle mesafeli işimden oldum 10 gün hasta yattım. bugün 1 mayısta mahalleden birisine" benle neden mesafelisin" dedim. "sen hiç anlattığın gibi masum değilmişin çocuğa şiddet uygulamışsın seni yanlış tanımışız" dedi. karşımdaki iş adamı arkadaşlar. ben bir gariban. suçsuzluğum ortaya çıktı savcı takipsizlik verdi bana tekrar görev verilmedi. pazartesi istifa dilekçemi verdim müdür" çay içmeye beklerim" dedi. bir de ..... kim ki kapıma geliyor dedi. o dediği iş adamını da kapıya kadar uğurladı. müdürün iftiraları cabası. aralık ayındaki çamur mayısta lekesi kaldı. şimdi ben bu müdüre iftira davası açabilir miyim?

    pervin töre'ye kadar çıkacaktım ama arkam yok işte. arka ülkesi olduk. çaresi olanlar yeşillendirsin lütfen.

    edit: tartışma esnasında odada bulunan bir vicdanlı müdür yardımcısı oğlunuz madem darp edildi neden 7. saate kadar bekledi bize gelmedi. ayrıca biz onu okulda gördük gayet normaldi dedi. veliler odadan çıkınca müdür hocaanımm görmüyon mu yeaaa bunlar manyaaak dedi. bunlarla uğraşamam bunlar benim velim değil müşterim dedi.

    edit 2 : bozuk türkçeme laf söyleyen arkadaşlar sinirli ve gerginim sadece. ve nasıl toparlayacağımı bilemediğim için bu şekilde oldu. doğruluyorum
    edit 3 : elimden geldiğince imla düzeltmesi yaptım çünkü çok çok kötüyüm yaşamayan bilmez. sabahtan beri ağzıma lokma koymadım. anlayışınıza sığınıyorum.

    edit 4 : mesleğime kadar uzanan nefret söylemlerinizi üzülerek okudum. iş adamını araya neden koydum?? müdürün anladığı dil bu olduğu için. yoksa araya ücretli öğretmenlik için değil başka iş için koyardım. emin olun ücretli öğretmenlik yapılacak iş değil. kadrolu bir öğretmen sizinle aynı işi yaptığında 3500 tl alıyor.
  • üzücü olaydır.

    kamera görüntüsüne rağmen hala suçsuzluğunuzu ispat edemiyorsanız yapılacak pek bir şey yok. zaten bakanlıklar falan havalarda uçuşmuş illa ki bir güç gösterisi olacaktır.

    şu aşamadan sonra iftira atan öğrenciyi bulup dövün, en azından iftira sürecinden çıkılıp eşitlenmiş olur olay.
  • karşı dava açıp kanıtları ile birlikte kendinizi savunmayı denediniz mi ? ulaştırma bakanında ki bir şoför bile kendince vasıf edinip, sizin mesleğiniz ile oynama cüretini nasıl kendinde bulabiliyor? anlamak güç. lakin maalesef ülkemizin geldiği durum bu, devlet güçlüyü güçsüzden ayırmak ile mükellef bir kurum iken, devletin sokağından geçenler pervasızca güç gösterisinde bulunma hayâsızlığına girişebiliyorlar yeise kapılmayın, işte tam burada ekşi sözlük devreye giriyor ve bütün bu adaletsizliği bozup bu ukala başkalarının ardına saklanmış kişilere dersini veriyor. tabii olay eksiksiz bir şekilde anlattığınız gibi cereyan ediyor ise. rezalet puanı vermeye gerek yok, maalesef ülkemizde ki sıradan birinin tanıdığının başka birini o tanıdığı vesilesi ile korkutup sindirme girişimi alışılmışın dışında bir şey değil yani.
  • bence önce o iftira atan öğrenciyi güzelce bir döv, sonra o müdürün anasını sik sonrada " hadi ananızın amına kadar yolunuz var, siktirin gidin şimdi şikayeçi olun." de. en azından için rahatlar.

    bu ülkede hukuktan falan hiç bir sikim elde edemezsin eğer arkanda biri yoksa. hala hukuk falan diye beklentisi olan varsa ya çok saftır ya da çok hümanist.

    not: tabi bunları samimiyetinize güvenip olayın aynen böyle yaşandığına inanarak söylüyorum.
  • atılan iftiranın ispatını istemeden, savunmanın ispatı ile yürüyen bir düzende normal. bazen ispatda istenmeden öldürülebiliyorsun.

    (bkz: muhammet reşit yıldırım)
  • ücretli öğretmenin iş güvencesinin müşterisine kötü davrandığı 'gerekçesiyle' işine son verilen garsondan farkının olmadığını gösteren hadise.
  • türkiyede öğretmenler hizmet sektörü elemanı, okullar işletme haline geleli çok sene geçti.
    geçmiş olsun arkadaşım.
  • masum olduğuna ikna oldum ama bu nasıl türkçe?
    ben alıyor 1300 maaş. tamam diyor gidiyor.
  • kamera kayıtlarının olduğu yerde suçsuzluğunu ortaya çıkartamıyorsan hocam, kamera kayıtlarının olmadığı bir erde o piçin ağzına iki tane öyle koy ki, en azından için soğusun, haklı şekilde atılmış ol..
    haa, hukuki ve doğru olarak nasıl gelişmesi gerektiğini soruyorsan show tv watsapp ihbar hattı yapıştır gitsin. bayılıyorlar böyle haberlere...

    edit:ooo iyi iyi başlık tutmuş, tutma sırası müdürde...
    (bkz: siki tutmak)
  • okuduklarımı kafamda zor toparladım. bu kadar imla hatasının ve cümle düşüklüğünün sebebi sanırım telaşlı olman.
    durumun gerçekten çok üzücü. iftira şu hayattaki en kötü şey.
    eğitim sistemimiz, öğretmenlerimiz ayaklar altında. yazık...