şükela:  tümü | bugün
  • carrefour'da satıcı beyefendinin "şimdi alırsanız bunu türkiye'de kullanan ilk insanlardan biri olabilirsiniz. 10 - 15 gün sonra başkalarından duyduğunuzda çok üzülürsünüz" diye satmaya çalıştığı parfümdür.
    yoldan geçerken aklıma esip parfüm alacak kadar zengin olaydım belki alırdım belki almazdım emin değilim de (kokuyu o kadar sevemedim zira), o gün aynı parayla akvaryum kurdum. şuan odam nem ve yem kokuyor lakin daha mutluyum. canlarım benim, akvaruma ben yaklaşıyorum onlar da gelip suratıma bakıyor. o parayla parfüm alsam, seksi ama yalnız olsam daha mı iyiydi?

    aylar sonra: iki ki almamışım o parfümü lan, işi büyüttüm, ilk akvaryumun 6 kat hacmine çıktım, yüzlerce balık doğurttum. sizi seviyorum platiler, tetralar, çöpçüler, vatozlar, midyeler, karidesler.
    (gören de ciddi ciddi "mm, hangisini alsam, parfüm mü alsam balık mı alsam" dedim sanacak)

    yıllar sonra: yalan her şey, gitti bir metre akvaryum, geldi bir metre el emeği göz nuru iguana kafesi.

    yıllar yıllar sonra: her şey hepten yalan. iguanam, canım tensom da gitti. onun anısına yazdığım iphone uygulaması kaldı sadece. kafesi de ellerimle yaptığım gibi ellerimle kırdım. insanoğlu kuş misali.

    yıllar yıllar yıllar sonra: her şey hakikaten çok müthiş yalan. şaka şaka, bazıları gerçek. şimdi gerçekten yıllar sonra bakınca biraz rahatsız oldum. efendim akvaryumu balıkları öldürüp dağıtmadım, midyeler toprağı kaldırıp suyu geri dönüşü çok zor şekilde bozduğu için, balıklar ölmesin diye dağıttım.

    iguana maalesef yalnızlıktan öldü, yükseklisans asistanlığım dünyanın en kötü görsel sanatlar bitirme projesi hocasının arkasını toplamakla geçtiği için, eve sadece haftasonları dönebiliyordum. iguana sosyal hayvan, depresyona girdi baya baya. sağlığı düşmeye başladıktan sonra bir şey yapamadım.

    bunları niye anlatıyorum şimdi? birazdan bülbül kafesi bakmaya başlayacağım da, hayvana bak öldürüp öldürüp yenisini alıyor demeyin diye :s

    yıllar x 4 sonra: yıldız ispinozlarım kuluçkaya yattı mihihi

    ucunu ben de kaçırdım: gerizekalıların altı yumurta doldu hepsi boş lan dede olamıyorum.
  • senelerce paco rabanne'in gumus renkli sisesini kullandiktan sonra gecen sene dogum gunumde hediye edilmesi uzerine kullanmaya basladigim asiri guzel kokan bir parfum. kendi kendimi saapasim geliyor; o derece. *
  • ilkokuldan kalma kokulu silgi müptelalığımdan mı bilmiyorum ama bu koku bende kokulu kişiyi burna dayama isteği uyandırıyor.
  • altın külçesi şeklinde şişeye sahiptir.

    rochas ile birlikte; kullanmaktan en çok keyif aldığım 2 parfümden bir tanesi..
    niye böyle "ben" merkezli bir entry girdim bilmiyorum.
  • insanın üzerine yapışan koku. parfümeri dükkanında kendime parfüm bakıyordum. elime bileğime filan çeşitli parfümler sıktılar. birisi de bu. hiçbirisini beğenmedim, hele bu, ilk sıkıldığı an, içimden “bu berbat kokuyu kim kullanır” diye geçirdim. yoğun, bayıcı, çirkin geldi. neyse, denediğim parfümlerden birini aldım, çıktım. aradan saatler geçti, benim satın aldığım koku dahil, deneme amaçlı koluma sıkılan tüm kokular uçtu gitti. bir bu one million, buram buram kokuyor hala. bu arada ben ufak ufak alışmaya başladım kokuya, hoşlanır gibi oldum hatta. duşumu aldım, ertesi gün oldu, traş filan derken defalarca kez o noktaya su geldi. işe gittim, hala koku geliyor burnuma. dedim herhalde psikolojik, başkalarına koklattım, onlar da aldılar. abartmıyorum, aynı şekilde, ertesi gün de koktu. bu arada ben yeni aldığım parfümü hiç açmadım. hafta içi gidip one millionla değiştireceğim.
  • paco rabanne'nin yeni erkek kokusu. fena halde kalıcı ve etkileyici bir parfüm. denemek için sıktıgım kokusu 10 gündür yogun bir şekilde saatimden yayılmaktadır.
  • hem hanımlara hem erkeklere hitap eden müthiş bir reklam filmine imza atmıştır. model hiç mi hiç tipim olmasa da kendinden emin ve şahane dansından, parmak şıklatmasından gözlerimi ayıramamaktayım. müziğin de etkisi büyük tabii. parfüm nasıl kokuyor diye merak içinde bıraktı beni tv başında. çok çekici çok.

    jingle: chemical brothers - do it again
  • türkiye de reklam sektoru'ne örnek olması gereken bir reklama sahip üründür.

    a plus (bkz: müşteri segmentasyonu) denilen kavram bir uzay terminolojisi olmayıp şaklabanlıktan ve saçmalıktan kalın bir çizgiyle ayrılmaktadır. (bkz: yapı kredi adios kart reklamı)
    (parfüm reklamı ile kredi kartı reklamını mı karşılaştırıyorsun diyen reklam sektöründeki dostlarımıza cevabım evettir. zira konu ürün değil reklamın hedef kitlesine seslenme şeklidir. kaldı ki bu reklam bırakın a plus ı z minus ta bile beğeni uyandırarak ürünü almayı en azından düşündürtüyorsa, bu da reklam başarılı demektir. )

    konudan bağımsız olarak adios'a kafam girsin. *

    sevil parfümeri'deki indirimli satış fiyatı 139,32 tl olan üründür.
  • ayağa düştüğünden şikayetçi olanlar için süper düper bir parfüm geliyor, victor & rolf spicebomb. şahsi kanaatimce tom ford tobacco vanille ve frederic malle musc ravageur'ün iyi yanlarını alıp sivri yönlerini törpüleyen bu parfüm bir sene içinde king olacak. fazla bilinmeye başlamadan alın kullanın, keyfini çıkarın.
  • mat gordon isimli, kanadalı, karnıma ağrılar sokan güzellikte bir modelin oynadığı, dikkat çekici bir reklamı olan paco rabanne ürünü. bir insan bu kadar mı seksi parmak şıklatır bu kadar mı büyüleyici hareket eder yahu..