şükela:  tümü | bugün
  • eski bir şaman inancına göre şeytan, her sene insan ruhundan bir parça çalmakla mükelleftir. bu işin esbab-ı mucibesi, ruhun yaratıldığı saflıkta nihayete erdirilmemesidir. zira insan özü, bedenle buluştuğu ilk andaki gibi saf ve bütün olarak ölümle kucaklaşabilirse; o kişi göğe aydınlıklar içinde yükselir ve ruhundan etrafa saçılan aydınlık tamagdaki tüm çirkinlikleri görünmez kılarak naçiz bedeni, ebedi bir ucmag yolculuğuna çıkarır.

    arkaik inançların birçoğunda aslolan ruhtur. bedenin bulaştığı kötülükler (günahlar) ruha tesir etmediği müddetçe insan, saf bir yaradılışın eseridir. bunu bilen şeytanının mücadelesi de insanoğlunun eylemleriyle değil, saf kalabilen yegane parçası olan ruh iledir. semavi dinlerle birlikte bu algı kırılmıştır. her ne kadar temelinde eski inançların izleri görülse de bu kutsal kabul edilen dinler, insanın özünü ikinci planda tutarak eylemleri üzerinden yargılama ve onları kısıtlayıcı hükümlerle dizayn etme düsturunu benimsemiştir. hâl böyle olunca otoriter rejimlerde bu kutsal din anlayışı pek sevilmiştir. hükümdarlar, tanrının yeryüzündeki elçisi gibi muazzam güçlü bir sıfatla otoritelerini pekiştirmiştir.

    yazıya böyle girizgâhla başlamamın sebebi; oldukça hoşuma giden eski bir inancı, yeni yılın şu ilk gününde buradaki dostlarımla paylaşmak istemem ve tertemiz bir sayfanın başlangıç cümlesinde, gülümseten bir sebep olarak iz bırakabilmenin hazzı...

    ne demiştik; arkaik inançlarda aslolan ruhun yani özün ta kendisidir ve şeytanın gayesi geçici olana tesir etmek değil, kalıcı olandan çalmaktır. ve bunu yapmak için çoğunlukla en mutlu, en umutlu, en heyecanlı ve istekli olduğumuz zamanları tercih eder şeytan. örneğin; yeni okumaya geçmiş çocuklara takılan kırmızı kurdele ile gelinliğin üzerinden bele bağlanan kırmızı kurdelenin sebebi aslında aynı şaman inancına dayanır. kırmızı rengin uğur getirdiğine ve kötülükleri kovduğuna inanılır. ve en mutlu anımızda şeytanın ruhunuzdan bir parçayı çalmaya geleceğinden korkulur. sonrasında bu geleneği dinî motiflerle ve geleneklerle süsleyerek "bekâret" kuşağı hâline bile getirdiler. şamanizmin çok ekmeğini yedi bu yontulmuş görenekler. benzer bir örneği dilek tutarken de görebilirsiniz. zira şeytan umudu da çalar, bu yüzden dilekler çaputlarla ağaca bağlanır. hatta şeytan, sıcak bir öğlen vakti kana kana su içtiğinizde aklınızı bile başınızdan çalar. bu yüzden eski insanlar su içerken ensesini eliyle tutar. mesela islam inancına kırkı çıkmak diye bir mevzu sokuşturuverdiler. hangi kitapta yazıyor bilmem, o gün insanlar toplanıp 40. gün mevliti okutuyorlar. oysa bu inanç eski türk geleneklerinde islamdan çok daha önce tatbik edilen bir hadise. daha ortada ne son peygamber ne de kitap varken yapılıyordu bu ayinler. sebebi de şu; şeytan, insanın ruhundan bir parça çalamazsa yani özüne tesir edemezse, uçmaga böylesine güzel hâliyle gitmesini engellemek için onun bedenini yeryüzüne bağlıyor. yani bir nevi, yaşamı boyunca tüm mutlu anlarını bağlayarak şeytana kaptırmayan insandan son bir kez olsun intikam almak istiyor. işte eski türk geleneklerinde bu inanç doğrultusunda insanlar 40. gün toplanarak ayin yapıyor. ola ki şeytan, ölünün bedeni yeryüzüne bağlamıştır diyerek tütsüler yakılıyor, şeytanı kovup naaşın azat edilip göğe yükselmesini sağlayacak yakarışlarda bulunuluyor.

    bu örnekleri uzatmak mümkün ama artık nihayetlendirelim...

    velhasılıkelam her yeni başlangıç; özümüzü besleyebileceğimiz, kendimizi tamamlayabileceğimiz, yepyeni düşlere yelken açabileceğimiz tertemiz bir sayfa. biz bunları gerçekleştirme gayretindeyken birileri de bizden bu hayalleri çalma derdinde olacak. işte bu yüzden yeni yıla dair gönlünüzden geçen tüm güzel dileklere sıkıca sarılın. hatta şu an o dilekleri zihninizde yeniden tekrar edip ilk gördüğünüz köşeye gözünüzle sıkıca bağlayın. olur ya, hiçbir şey olmazsa şeytan gelir çalmaya.* umarım bu yılın sonunda aynı yere, tüm dilekleriniz gerçekleşmiş olarak tekrar bakar ve gülümseyerek bu ânı hatırlarsınız.

    mutlu seneler.
  • uçan arabalar yine ortada yok.
  • girdik de ne oldu diye düşünen arkadaşlara hala hayatta olduklarını hatırlatmak isterim. yaşamak veya yaşayabilmek büyük nimet. aldığınız nefes sizi iyi an'lara ve olgun yaşantılara götürsün dilerim. hayattan tat almaya bakın. hepimize şanslı yeni başlangıçlar umut ediyorum.
  • 2019 mayıs ayında kaybettiğim babamın, onsuz geçecek ilk doğum günü...
  • bu ne lan dünün aynısı
  • vallahi yaşlandık be sözlük
  • 07.05.1991 tarihinden farklı olmayan normal bir tarihtir. çok da fazla şey yapmamak lazımdır.
  • çocuk sallayarak girdiğim ilk sene olma şerefine nail olan senedir. ileride entrye bakar bakar yad ederim artık.
  • pek bir numarası yok gibi bununda,hadi dağılalım artık evlere.