şükela:  tümü | bugün
266 entry daha
  • mücadele saat 20:00’de başlayacak. trabzonspor’un bu sezon, büyüklere karşı mağlubiyet tatmadığı hakem, (bkz: ali palabıyık) yönetecek. fenerbahçe, bu karşılaşmada sadece trabzonspor ile oynamayacak. trabzonspor hiçbir zaman fenerbahçe’nin rakibi olamaz. olmamıştır.
  • iki takım da sadece futbol oynamak isterse çok güzel geçeceğini düşündüğüm maç.

    iki takımın da ayağa paslarla çıkmak haricinde pek ortak noktası yok, trabzonspor bu pas oyununu rakip sahaya geçince de devam ettirmeye çalışıyor, fenerbahçe ise daha çok fizik mücadeleye dayalı üstünlük kurmaya çalışarak oynuyor (ön alan presi, hücumda top kaptırınca ani alan daraltmalar vs). iki takımın da birbirine diş geçireceği özellikler bunlar.

    trabzonspor'da hüseyin çimşir, ünal karaman'ın gidişinden beri pek kurcalamadığı düzenle, geniş alanda yayıldıkları 4-3-3 ile başlayacaktır, (nwakame'nin yokluğu haricinde) tek fark papa alioune ndiaye, ki o da ciddi bir fark, özellikle mikel - sosa orta sahasının enerji eksiğini ofans-defans kapatabilecek çapta. gs'deyken hem tudor hem de terim kendisini çok ileriye çıkarttırmıyordu, şimdi gerideki ikili sayesinde rahat rahat yapıyor bunu. ancak bu da şöyle bir handikap yaratıyor; sosa takımın rakip sahaya yerleştiği anlarda bile oyunu epey geriden yönetiyor. bu da hücum şekillendirme yükünü çoğunlukla nwakaeme'nin üstüne bırakıyor. ancak bu akşam nwakaeme yok, olmayışının teoride tek olumlu tarafı; zaman zaman sadece nwakaeme'ye bağımlı kalan hücum anlayışı, o yokken takımı daha kolektif olmaya itecek, fb'nin sadece bir kişiye önlem alması yetmeyecek.

    tabii bu rolü daniel sturridge üstlenmeye kalkar ve ceza sahası çevresinde her hücumu kendi başına şekillendirmeye çalışırsa o zaman işler değişir. çünkü sturridge ceza sahasına yaklaştı mı önceliği şut olan, dar alanda sıkışınca çoğunlukla garanti pas veren bir oyuncu, nwakaeme gibi sürpriz yerden asist çıkarabilen biri değil. dolayısıyla, sturridge sürekli içerlek oynarsa, ekuban da ceza sahasına girerek forveti ikilediği için, yani sturridge'e eşlik edecek tarzda olmadığı için, sturridge fb'nin en güçlü bölgesinde kaybolabilir. bu durum aynı zamanda beklerin ileri çıkmasını gerektireceği için, fb en güçlü bölgesinde top kapınca ciddi tehlike yaratabilir (+campi gibi hantal bir stoper+obi mikel gibi temposu bitik bir önlibero).

    yine de sturridge'in takım oyununa nispeten sadık kalacağını düşünürsek; trabzon'da bana göre en kritik eleman caleb ekuban olacak. ayağına çok hakim olmasa da, sağ kanattan sürekli içeri sızarak forveti ikileyen, aynı zamanda geniş alanda süratli olan ekuban fb'nin stoper ikilisini (zaten sörloth'un fiziken epey yıpratacağı bir ortamda) çaresiz bırakabilir (aslında fenerbahçe'de bunun bir ilacı var ama hazır mı bilemem: simon falette).

    aynı zamanda sağ kanattan geliştirilen hücumlarda, açılacak ortalar için soldan ceza sahasına şok koşularla +1 olmaya giden filip novak da bana göre garry-isla'lı kanadı tehdit eden diğer bir unsur.

    fenerbahçe'ye gelirsek; ersun yanal bu maça da emre'siz, tempolu savunma yapan bir 4-2-3-1 ile başlayacaktır. deplasman-kadıköy ayırdetmeden güncel sistem halini alması gereken bu düzen, gerek trabzon'un kaliteli ayakları arasındaki bağlantıyı kesmek, gerekse de kontratağa yakalanmamak için çabuk pres yapmak adına çok önemli. luiz gustavo önderliğinde dirençli, topsuz oyunda hemen baskı kurmak üzerine oynanırsa bu deplasman onlar için kolay olacaktır. yani zor bir deplasmandayım diye düşünüp yumuşanırsa o zaman trabzon ciddi açıklar bulup bir şekilde delmeyi başarır.

    çünkü kasımpaşa ve denizli maçlarında (kupa) izlediğimiz trabzon, hücum repertuarına (ndiaye'nin varlığının da katkısıyla) hızlı hücumlar da eklemiş. bu noktada fenerbahçe'nin en kritik elemanı vedat muriqi olacaktır, topun rakip sahaya geçtiği anlarda oyun akışına olabildiğince katkı vermeli, orta göbek bloğunun öne gelmesini sağlamalı, erken (henüz arkadaşları yerleşmeden) kaybedeceği toplarda takımın gegenpres yapma olasılığı çok düşer ve bu durum ts'nin hızlı hücumları olarak geri döner. bunun için vedat mümkün olduğunca pratik oynamalı, saçma sapan top kaybetme lüksü yok.

    fenerbahçe önde basarsa, trabzonspor'un bu baskıyı kıracak pas kalitesi var. ancak fenerbahçe'yi ikinci bölgede tık tık tık pas oyunuyla geçseniz bile, üçüncü bölgeye geldiğinizde çabuk olmalısınız. yani ts her zamanki pas oyunuyla hücum etmeye kalkarsa fb'nin presini er geç tadacaktır.

    bu noktada hüseyin çimşir, okan buruk'un geçen hafta yaptığı hatayı yapmaz ve (her zamanki gibi) bekleri de içine katan oyun kurma planına sadık kalırsa, fb'yi kenarlara açmayı başarır ve fb'nin merkezde yoğunlaşan gücünü bir nebze kırabilir. bu şekilde trabzon'un üçüncü bölgeye geçmek için hızlı hücumlarının ön plana çıkacağını düşünüyorum. yani ts gerideki oyun kurucu ayaklarıyla topa ikinci bölgede sahip olup, ekuban - sörloth (+ndiaye) gibi oyuncuları geniş alana fırlatabilir (tabii yeni gelen guilherme oynar mı oynamaz mı bilemiyorum, gelir gelmez hemen 11'de başlamayacağını düşünerek söylüyorum bunları).

    o yüzden fenerbahçe merkezdeki gücünü kaybetmemek adına, önde basma işini ts kendi sahasında oyun kurarken hemen uygulamak yerine, nereden oyun kurduğunu gözlemlemeli. trabzon'un bu konuda iki farklı tip kurgusu var:

    1) kenarlardan ilerlemek istiyorsa: doğrudan hücum etmek istiyor demektir. fb burada iki tane üçlü blok oluşturup 4-3-3'e dönerek rakibini karşılamalı, yani ts'nin pas yollarını tıkamak üzerine pozisyon alıp topu hep birlikte takip etmeli.

    2) göbekte top çeviriyorsa: sosa-mikel odağında, sörloth ve sturridge'in de zaman zaman gelip katılacağı bir pas trafiğiyle fb'yi üzerlerine çekip ilerde geniş alan bulmak istiyorlar demektir. burada tuzağa düşülmemeli, 4-2-3-1 bozulmamalı.

    yani fenerbahçe'nin önde basması gereken anlar sadece hücum ederken yapılacak top kayıplarında olmalı.

    tabii bu noktada kontratak girişimleri önemli olacak. ilk etapta besleyebilecekleri garry haricinde ciğerci'den başka +1 olmaya gidecek eleman yok, bunu kabullenip ona göre strateji belirlenmeli. bu konuda en büyük iş max kruse'ye düşecek. ceza sahasına koşu yapmak yerine geride konumlanıp başka fırlayacak oyuncuları beslemeye yönelik oynamalı. çünkü olur da bu şekilde oynarsa ts'de onu bozacak bir orta göbek olmayacak (ndiaye'nin daha ofansif oynacağını düşünürsek).

    ersun yanal'ın bence dikkat etmesi gereken diğer nokta; alexander sörloth'un akan oyunda fazla baskı altına alınmaması. özellikle trabzon'un muhtemelen ikinci bölgede topa sahip olmaya çalışacağını, sörloth'un da bu oyuna katılmak için sürekli geri geleceğini düşünürsek. sörloth kendisine baskı yapılan ortamlarda oyun akışına tehlikeli katkıda bulunabiliyor, çünkü topu fiziğiyle korumayı başarıp, baskıya gelen rakip savunmacıyı oyundan düşürüyor. ama ona, aklını kullanmasını gerektirecek mesafeyi verirseniz etkisi azalıyor. o yüzden bence sörloth'un ceza sahası haricinde fazla markaja alınmaması, baskı yapılmaması gerekiyor. kaleden uzaktayken istediğini yapsın, üzerine oyuncu salsanız büyük ihtimal oyundan düşürecek (ve oyuncunuz kalenize uzakta kalmış olacak), onun yerine ceza sahasında sörloth'un gelmesini beklesin/ veya yiyebileceği başka bir oyuncuya yapışsın. yani sörloth'u akan oyunda yemek (hele ki jailson-serdar ikilisiyle) zor, anca serdar aziz'in ceza sahasında agresif oynayarak, sörloth'a gelecek tek vuruşluk toplara anlık müdahaleler yapmasıyla bu mümkün.

    mesela vedat muriqi bu konuda farklı; sörloth'tan daha teknik değil ancak rahat bırakırsanız mutlaka bir şeyler yapma potansiyeli var, şeytan tüyüne sahip. trabzon'un, onu nereye gitse rahat bırakmayacağını, sürekli baskı altına alacağını düşünüyorum, çünkü vedat da sörloth'un tersi; top ayağındayken baskı yerse afallıyor (bu yüzden, demin dediğim gibi pratik oynamalı). eğer hüseyin çimşir düşündüğüm gibi yapar ve vedat'ı sürekli baskı altına alırsa, maçın büyük bölümünde vedat'ı sindirmeyi başarır. campi - hüseyin ikilisi hız ortalaması düşük olsa da fizikli, güçlü bir ikili olduğu için bu ihtimali yüksek görüyorum.

    tüm bunların ışığında:

    iki takım da önce birbirini tartar, bir süre sonra elbette ilk girişimi trabzonspor yapar. ama ciddi bir futbol şansına ihtiyaçları var. ilk hücumda, olmadı ikincide-üçüncüde mutlaka golü bulmalılar. bulamadıkları her dakika stres üstlerine binecek.

    fenerbahçe eğer:

    1) bu ilk baskıyı atlatırsa yavaş yavaş tempoyu arttırıp, topu her kaybedişte daha hızlı geri kazanarak kontratak fırsatları / en azından ts'yi kalesinden uzak tutmaya başlar, maçı kendi lehine olmasa da en azından ts'nin lehine dönmesini engeller, ts üzerindeki baskı her dk artar.

    --- a) fb erken hamlelerle hızlı hücum eden şekle bürünürse epey pozisyon bulur

    --- b) fb aynı oyuna devam ederse şansının tutmasını bekler

    2) baskıyı atlatamayıp erken gol yerse maçı döndürmesi çok zorlaşır, hatta maç farka bile gidebilir.

    ---

    özetle;

    trabzonspor'un artıları:
    + kendi evinde oynaması
    + sörloth - ndiaye - ekuban gibi güçlü ve hızlı hücumcular
    + sosa - sturridge gibi kaliteli oyuncular

    eksileri:
    - campi - hüseyin - obi mikel gibi tempo ortalaması düşük merkez
    - nwakaeme'nin yokluğu
    - sturridge'in bencil oynama ihtimali
    - kendi evinde oynaması'nın bu eksi tablosuna eklenme ihtimali

    fenerbahçe'nin artıları:
    + yükselen moral
    + ciğerci - gustavo - ozan üçlüsü

    eksileri:
    - kontratak gücünün eksikliği
    - kontratak vermeye müsait oyun

    uzun lafın kısası; yükselen gerilim (sıfır olması elbette mümkün değil ama) inşallah maça minimum yansır ve sadece futbol izleyeceğimiz bir akşam olur.
  • deprem sebebiyle oynanmayan maçta bile ağlayan bir dilenci düşünün... işte o dilenci yalı çocuğu sebebiyle herkes trabzonspor’un kazanmasını istiyor..

    tahmini skor: 2-2
  • normal sartlar altinda fenerbahce’nin fiziksel gucu yardimiyla rakibini bogup, kaliteli (kruse) ve hizli (rodriguez) ayaklariyla goller bulacagini dusunuyorum.

    rakipler turlu duzenbazlikla bir minibus dolusu adam alirken, tff bizim transfer yapmamizi engellenmis olabilir. ama o sahaya yine 11 kisi cikacak unutuyorlar.

    onu da hakemleri trabzon yanina cekerek cozecekler mi gorecegiz.

    ts’lilerin mac boyu yine ota boka itiraz ederek hakemi etki almaya calisacagini dusunuyorum
  • bu gerginlikle maçta skor fenerbahçe lehine dönerse bitmez bu maç. buraya yazıyorum.
  • fb tarafından maç anında her türlü saha dışı olay olması için algı oluşturmaya çalışılan maçtır. algınız batsın çıkın oynayın yenilin veya yenin aq. bu kadar korkmak ağlamak veya kılıf uydurmak olmaz.
  • bence bu maçın sonucunu hüseyin çimşir'in mantalitesi belirleyecek. fenere karşı oynuyoruz diye takımın işleyen düzenini bozup rakibe önlem almaya kalkarsa trabzonspor için işler zora girer. trabzonspor anadolu takımlarına karşı oynadığı klasik futbolunu oynayabilirse kesinlikle bu maçın favorisidir. fenerbahçe deplasmanlarda muriqi'nin bireysel becerileriyle, uzaktan atılan sürpriz şutlarla veya duran toplarla gol bulabilen bir takım. iç sahadaki gibi presle rakibi sindiremiyorlar. ara ara oyun üstünlüğünü sağlayabilirler ama karşılarında bana göre ligin en teknik takımı varken bunu yapmaları çok daha zor olur. uzun lafın kısası: korkanın çocuğu olmaz. trabzonspor bunu bilerek oynarsa maçı kazanır.

    bir galatasaraylı olarak bu maçtan çıkacak bir beraberliğin bizim için en iyi sonuç olacağını da ekleyeyim.
  • başakşehir maçındaki gibi oynarsak trabzonun içinden geçeceğimiz maç olacaktır.

    bu yamyamlar umarım sahaya yine direk falan atıp hakem dövmezler.
  • (bkz: elin yumruğunu yemeyen kendi yumruğunu balyoz zanneder)
    her iki takımın da hemen hemen tüm maçlarını izlemiş biri olarak söylüyorum; trabzonspor son yıllarda süper ligde rakibe karşı en dominant oynayan takım. vedat muriç, gustavo ve krouse fenerbahçe için büyük ve önemli silahlar, ancak öte yandan hücum hattı makina gibi çalışan da bir trabzonspor var. kaybettikleri maçlarda bile kaleye en az 20 şut atmış oluyorlar. kendi sahasında kaybettikleri denizlispor ve göztepe maçları en net örnekler bu duruma. öte yandan son 2 iç saha maçında toplam 12 gol atmış ve taraftarla bütünleşmiş bir durumda. sahasında yenilmesi en zor takım konumunda. fenerbahçe son haftalarda güzel ve istikrarlı bir futbol ortaya koymuş olsa da trabzonsporun iç saha avantajı ve daha güçlü orta saha ve çok daha etkin hücum hattı ile bir kaç adım önde olduğu ve trabzonspor galibiyeti dışındaki her sonucun sürpriz olarak kabul edilmesi gereken maçtır. skor tahmini yapmak adettendir. 3-1 ts alır diyorum
  • maç 4-2 yazın bi yere.
1216 entry daha