şükela:  tümü | bugün
  • önedit: debe'de dikkate alınan oylama saatleri 00:00 - 23:59 arası değilmiş (sanırım). ben düz adamım. şukela modunda "bugün" ü seçince en üstte çıkan entrynin bugünün en beğenileni olduğunu düşünüyordum. öğrenmiş oldum. amacım da buydu. bunca açıklamayı da gereksiz @2'ler ve ayarlara maruz kalmamak ve ek olarak 2007'den beri sözlükte olmama rağmen debe mantığıyla ilgilenmemiş olmam sebebiyle yazmıştım ama muhtemelen alttaki pek çok entry bu açıklama okunmadan yazılmış. okunup da yazıldığını düşünmek dahi istemiyorum *. amacım ne bu entry/başlıkla dikkat çekmek, ne de diğer entry yüzünden sızlanmaktı. yine de bunu duyuru'ya yazmam daha doğru olurmuş. bir nevi formatı siktiğim için de tüm sözlük ahalisinden özür dilerim. büyüklük bizde kalsın.

    özet: 10.10.2016 tarihinde aleyna tilki başlığındaki #63380137 numaralı entry yerine, #63381541 numaralı entry'nin debe'ye girmiş olmasıdır.

    detay: bu hesabımla 2007 yılından beri ekşi sözlük yazarıyım. 2007 öncesinde bir tane uçurulmuş hesabım vardı (6. nesil). taa 146 zamanlarından beri de ekşi sözlük okuyucusuyum. yani debe'ye girmek gibi yeni nesil fantezilerim yok, önce bu konuda bir anlaşalım.

    zaten sözlüğün zamanla uğradığı yoğun bozulma hali, benim "çok bilgi vereyim, kutsal bilgi kaynağını besleyeyim" düşüncemi feci halde bastırarak, sözlüğü bir stres atma aracı, fenerbahçeli ve galatasaraylı taraftarlarla atışmak için bir platform ve kendime bir hatırlatıcı olarak kullanmama sebep olmuştur. bu şekilde zaten debe'ye girmek pek olası değil, takdir edersiniz ki.

    #63380137 numaralı entry, görebileceğiniz üzere benim. sinirimi bozan saçma bir detayı sözlükle ve yine bir hatırlatıcı olarak kendimle paylaşmak amacıyla yazdım. fazlaca beğeni aldı. ilgili başlıkta şukela modunda da zaten ilk başta bu entry çıkıyor. hatta benim daha önceden debe'ye girmiş bazı entry'lerimi de geçerek, en beğenilenler listemde 5. sıraya geldi.

    benim anlamadığım, bu şartlar altında başlıkta en çok beğeni alan entry'nin bu olduğu barizken, diğer entry'nin nasıl debe olduğu. gözden kaçan başka bir matematik mi var, bir entry'nin debe olması için farklı kriterler mi var, onu merak ediyorum.

    ilgili entry'nin yazarı yanlış anlamasın. entry'yle bir alıp veremediğim yok. sadece bu debe işi sözlük içinde bir takıntı haline geldi. ben bile artık sabahları güne başlamadan haberlerle birlikte sözlükteki debe'leri şöyle bir kontrol eder hale geldim. debe'den entry silinmesine alıştık ama en azından bir entry debe'ye giriyorsa, gerçekten dün en çok beğenilen entry'lerden biri olduğu için girmeli diye düşünüyorum.

    bu tür bir anormalliği kendi entry'mle yaşamasaydım, farketmezdim. o yüzden diğer yazarlarla da durumu paylaşmak, ben yanlış düşünüyorsam da aydınlanmak istedim. yani tekrar belirteyim, bu bir "ben niye debe olmadım yaaa" serzenişi değildir.

    ülke gündeminde yer alan ve son derece üzücü ve şaşırtıcı pek çok konuyu es geçerek bunu gündeme taşımak amacında değilim. ben "kuzenle evlenmek" tarzı şeylerin gündem oluşunu seyrettikçe, çok küfrediyorum çünkü. burada da bir empati yaparak, aynı şeyi yapacaklara, küfürlerini yumuşatmaları adına ön bilgi vermek istedim.

    sevgiler, saygılar.
  • (bkz: ağlama melis)
  • asıl anormallik ironiyi anlamayan nesildedir. siktir edin debeyi mebeyi. adamın ayar verip (!) debeye girdiği entryme bakın allah rızası için.

    (bkz: aleyna tilki/@johnmalkow)
  • açtım, okudum. #63380137 no'lu entry aleyna tilki başlığına yazılmış ancak tek başına okunduğunda başlıkla hiçbir alakası yok. tamamen forum mantığıyla kaleme alınmış. bence sözlükte bile bulunmaması gerekir.

    gereksiz bir isyan. herkes işine dönsün, buradan bir şey çıkmaz.
  • listenin "en çok favorilenen" değil, "en çok beğenilen" entry'lerden oluşması yüzündendir. gariplik değildir.

    bir entry, favorilenme sayısı az diye daha daha az olumlu oy almış demek değildir.
  • salak debe'ye bugüne kadar toplasan iki kere falan bakmış birisi olarak ne kadar önemsiz olsa da biraz incelemek istedim. inceledim de.

    burada gayet de mantıklı bir serzeniş var. birisi "en çok favlanan değil, beğenilen girer listeye" diye klasik otomatik konuşmasını yapmış bile. canım benim. lan adam zaten başlığın "en çok beğenilen" entry'sinin listede olmadığını açıklayarak girmiş entry'ye.

    debe'ye giren entry, "en beğenilen" sıralamasında dördüncü sırada. ee? demek ki debe'ye giren entry "başlığın en beğenilen entry'si" olamayabiliyor.

    yazarların profillerine bakalım:

    başlığın en beğenilen entry'sinin yazarının listesinin son durumu şu.

    başlığın en beğenilen dördüncü entry'sinin yazarının listesinin son durumu şu.

    "en beğenilenleri" bölümlerini inceleyin azıcık. daha listede olmayan entry debe'ye girecek, öyle mi? yemeyin lan beni.

    birisi de "forum mantığında yazılmış" diye ergenlik yapmış. ben tanımadığım halde haklı olduğu için kfk'yı savunurken belki de birileri tanıdıklarını gereksiz yere koruyorlardır ha?

    ayrıca, kfk'nın entry'si gayet güzel bir dilde yazılmış ve "müzik piyasası" adı altında da güzel bir şey anlatıyor. oysa debe'ye girmiş entry sadece klasik "üstteki entry'yi ciddiye alıp laf sokma" mantığı ile yazılmış. açıkçası gayet basit bir entry.

    şu iki entry'nin kıyaslanması da zaten queen ile irem derici'nin kıyaslanması gibi bir şey. kısacası: birileri debe listesini hazırlıyor ve bazen kendi istedikleri entry'yi listeye sokuyor. gayet ortada. durum bu olunca da sorgulamanın anlamı yok. kfk'nın entry'si en kötüler listesinde de olsa "iyi", yasomitsu'nun entry'si yılın en beğenilenleri listesinde de olsa "kötü" bir entry. haksızlığı sevmiyoruz ama bazen oluyor böyle şeyler işte.