şükela:  tümü | bugün
  • zorla izletildiğine göre beyni yıkanmış öğrencidir. okulda sarı zeybek izletilecek yaşta olan bir çocuğun buna kendi iradesi ile karşı çıkacağını düşünmek, cep telefonunu fazla kullanan bazı bireyler gibi ülkesinin yedi düvele karşı verdiği mücadelede önderlik etmiş liderine dil uzatmayı bir halt zannetmesini beklemek cep telefonunun beyin hücrelerini öldürdüğünün en büyük kanıtlarından biridir. hele ki bu insanların çoğunluğu mavi marmara olayında açıkça israil'in tarafını tutan bir insana dini lider olarak biat ediyor, hatta aralarından hızını alamayan bazıları bir siyasi parti liderini (haşa) peygamber mertebesine çıkarabiliyorsa telefon üreticilerinin hiç şansı yok zira bu ülkede cep telefonunun yaygınlaşmasından önce bu kadar gözü dönmüş şeref haysiyet yoksunu insan türememişti.
    bu ülkede her zaman "marjinal olacağım" diye denyo olan bir kısım değişik görüşte insan mevcuttu ama o insanların düşünceleri ile hiçbir ortak noktası bulunmayan bir ideolojinin gelip o insanlar ile "atatürk'e sövmeyi marifet saymak" paydasında buluşması ve bunun da iki binli yılların başından itibaren gerçekleşmesi çok fazla tesadüf gibi geldi bana.
    ortada gerçekten bir zorlama varsa da zorlamanın suçunu öğretmeninde değil, her gün akşam yemeğinde başka hiç dertleri yokmuş gibi "belki çocuğumuz atatürk'ten etkilenip, saygı duyar" korkusu ile saçma sapan nice zorlama ithamlarda bulunan ailesinde aramak gerekir.
  • okulda her sey istege bagli oldugu icin zavalli ögrenci cok garipsemistir bunu.

    (bkz: okulda zorla ders anlatilan ögrenci)
    (bkz: okulda zorla tahtaya kaldirilan ögrenci)
    (bkz: okulda zorla sinav yapilan ögrenci)...

    ulan bana okulda zorla yaptirilmayan tek bir sey söyleyin.
  • vallaha zorla mı güzellikle mi bilemem ama dün gibi aklımda.

    ilkokul yıllarımı özel bir okulda okudum. tekerlekli bir tüplü televizyon sehpası vardı. içinde de televizyon tabii. sabah anma töreninin ardından sınıflara geçerdik. herkes o gün hüzünlü olurdu. pek fazla gülmeye oynamaya götümüz yemezdi belki de içimizden gelmezdi.

    ardından sınıflara geçerdik. o televizyon sınıf sınıf gezerdi. kızlar falan peçetelerini önceden hazırlardı. sonra takılırdı sarı zeybek'in vhs kaseti. fahir atakoğlu'nun o hüzünlü müziği girer, ardından tatlı tatlı konuşurdu can dündar. sonrası bol gözyaşı.

    güzel günlerdi velhasıl. pek zorlandığımı hatırlamıyorum bana sarı zeybek izletilirken.

    edit: 20 yıl geçmiş üzerinden. bugün bu belgeseli izleyen yavrulara selam olsun.