şükela:  tümü | bugün
  • nasıl giriş yapılır bir rezalete bilmiyorum ama direk olaydan başlayayım.

    bugün 16:40da kadıköyden kalkan 21u numaralı uğurmumcu otobüsünde gerçekleşiyor bu rezaletler silsilesi. öncelikle en ufak rezalet olarak;

    1 - otobüs dediğim gibi 16:40 otobüsü ama 16:37de araç direkt harekete başlayıp trafiğe çıkmayı denedi, 16:40da durakların ordan çoktan çıkmıştı. asıl olayla bağlantıyı birazdan anlayacaksınız.

    2 - 17:55-18:00 civarı uğurmumcu bulvar durağında, en arka kapıdan bir yolcu inerken şoför aynı anda gaza basıp kapıyı kapatıyor. hemen 2 saniye sonra otobüsün arkasından bir kız çığlığı geliyor, "napıyorsun sen ya. yavaş olsana." diye. dedim herhalde kızın çantası falan sıkıştı. aslında olan; koltuk değnekli, ayağında protez olan bir genç yavaş yavaş inmeyi denerken şoför aniden gaza basıp kapıyı kapatıyor, sonrasında çocuk ayağı sıkıştığı için, otobüs hareketinden veya kapı onu ittiği için kaldırıma yuvarlanıyor. herkes otobüsten aşağı iniyor, çocuğun etrafına toplanıyor, ambulans arayın, onu yapın vs diye yardım etmeyi deniyor. şansa bir anda 2 polis beliriyor, etraf sakin kalıyor. (bu aceleyle gaza basma-kapı kapama, erkenden kalkma ile birleşince şoförün "başlarım yolculara, erken gideyimde bi çay içeyim" kafasında olduğunu düşünüyorum şahsen.

    3 - bence en iğrenç olan rezalet bu; genç yerde oturmuş "ayağımı hissedemiyorum" derken şoför bunun yanına geçiyor, gülerek "bişeyin yok, bişeyin yok" diyor, başını okşuyor çocuğun. baya baya kedi köpek sever gibi çocuğun saçlarını okşuyor, bir yanda da melih gökçek gibi her an sırıtıyor. utanmasa çocuğun cebine 10tl sıkıştıracak, tam öyle bir durum çünkü.

    acelem olduğundan fazla kalamadım, en son ambulans geliyodu. ama iett'ye şahsen birkaç sorum var;

    1 - şoför alımlarınızı neye göre yapıyorsunuz? insanlar bu hizmet için daha otobüse/metrobüse vs. binmeden size para ödüyor, canını emanet ediyor. tamam minibüs şoförleri zaten belli, sizi onlardan ayıran tek şey şoförlerin kravat takması mı?
    2 - madem şoförleriniz çizelgeye uymuyor, neden böyle birşey var. bu güzergahtaki bazı şoförler uğurmumcu içinde otobüse bağırıp "çamlık tarafında inen varmı?" diye soruyor, 3-4 durağı atlayarak kestirmeden gidiyor. bunuda hesaba katarsak neden güzergah diye birşey var?
    3 - otobüslerinizde kamera yokmu, göremiyorlar mı kim iniyor kim biniyor? neden böyle acele ediyorlar?
    4 - o kadar "engelli kardeşlerimiz" diye duyarlı göründükten sonra bu davranış sizi eksiye düşürmüyor mu?
    5 - cidden hiç bir kriter yok mu işe alımda? bende ufakken minibüsten düşen biri olarak (şoför basıp gitmişti) babamla minibüs durağına gitmem sonucu cebime 5tl sıkıştırılmasıyla kalmıştık. sizin izleyeceğiniz politika nedir acaba?
    6 - bu ve bunun gibi şoförler basit bir uyarı alıp yarın bizlerin de canını tehlikeye atacak mı? olmayacağına karşı ne gibi bir garanti verebiliyorsunuz?
  • eskiden çoğunlukla belediye otobüsüne binerdik, saatinde kalkar, para hırsıyla abuk sabuk hızlı ya da müşteri yokken 10km/s hızla gitmezlerdi. gidenler özel halk otobüsleriydi. ne zaman böyle özele dönmeye başladı, dolmuşçu, minibüsçü ve taksici tayfasına bunlar da eklendi. iyice boktanlaşıyor hayat.
  • otobüsün numarası ve olay bilgisiyle ilgili yerlere şikayet edilmesi gereken durum. eğer kamera görüntüleri bulunursa bir ihtimal ceza yada uyarı alması ihtimal dahilinde. bu ihtimal bile insanın bir nebze içini soğutabiliyor.
  • tuuu. up
  • üzerinden 1 gün geçen rezalet.