şükela:  tümü | bugün
29 entry daha
  • 34 hafta boyunca her maci izlemenin, her macın sonrasinda goruslerimizi burada insanlara anlatmamizin bir sekilde meyvesini alacagimiz karsilasma.. sampiyonluk arşivlerde güzel durucak tabii ki.. "14. sampiyonlugun senesi" nasil bilinmiyorsa, 22. sampiyonluk geldiginde de 17'nin hangi sene oldugu bilinmeyecek.. öyle veya böyle bu gercek..

    fakat benim icin mükemmel bir sene oldu bu.. her hafta galatasaray maclarından sonra onlarca, yüzlerce insandan mesaj almak, yüzlerce kardeşle tanışmak..

    mamafih, arkadas son maci beraber icelim, beraber kutlayalim dedim. her hafta tonla mesaj atan insanlardan bir tanesi "tabi abi beraber izleyelim" demedi.. yazıklar olsun.. hep sözdeymis "azuth efendi süpper yaziyorsun" demeler oraya kadarmis.. 34 macın 8'ini haftanın en begenilenlerine sokmanın bi hareketi yokmus. sonunda yalniz kaliyormussunuz arkadas.. sonunda bir basina kaliyormussun.. hani lan!! hani galatasaray'in adinin oldugu yerde umut vardi lan!!! ellerim böyle boş.. boş mu kalacakti sezonun şeyinde.. üzülüyorum.. istanbul'a gidemedik diye, para çıkıştıramadık diye bana hak görülen bu şeye.. yazık.. (eski türk filmi yildizi gibi ölürüm ben simdi.. bi basina yannız..) (yeterli ajitasyon olmadiysa daha devam edebilirim.. yalandan hastalik uydurayim bari)

    belki son izleyecegim maç bu.. yeni sezon'u görebilir miyim bilmiyorum.. neyse.. yalniz izlemekmiş na burda (alnimda) yazılı olan.. ne yapabilirim ki.. kader..
  • bundan yüz yillar önce galileo "evren dünyanin etrafinda dönmez, bilakis dünya kendi etrafinda ve günesin etrafinda döner" dediginde, kilise cikip "olur mu öyle şey, lafini geri almazsan yakicaz seni" dediginde, orada olsam bu aksamki hissiyatimla "yakin ipneyi!" derdim.. zira evren bizim için bu gece "galatasaray" etrafinda dönüyordu.. dünya'nin merkezi ali sami yen'di.. ne burma'da binlerce kişinin tayfuna kapilmasi, ne doğudaki olaylar umrumuzda değildi.. boktan bir hadise belki ama böyle..

    2 hafta evvel nonda'nin kafası ile başlamıştı her şey.. okyanusu geçmiştik.. sonrasinda arda'nın üç golü ile denizi de geçiyordu.. hadise son maça kalmıştı. hafta içinde taraftarlar ikiye bölünmüştü. bir grup "abi içimde kötü bir his var" derken diğer grup "şampiyonuz yahu" diyerek avutuyordu bu pesimistleri..

    takvimler 10 mayisi gösteriyor, ali sami yen bir düğüne hazırlanıyordu. eski açık'ın önüne sahne yerleştiriyor, merdivenlere de taraftarların yerleşmesi ile yaklaşık 30 bin taraftar ali sami yen'i ağzına kadar dolduruyordu. "kasımpaşa maçında neredeydiniz ipneler" diyen kombine sahibi fırat pekkan (37) etrafindaki arkadaşları tarafından "abi bozma şu güzel ortamı" diyerek yatıştırılıyor, maç saatine kadar sinirli bir şekilde sigara içmekle yetiniyordu.

    senenin başından beri görmediğimiz twigynin terlik adamlaribile kale arkasında yerlerini almışlardı.. galatasaray sampiyonluğa 4 kişi haric hazirdi artik.. onların isimlerini verip rencide etmek istemiyorum buradan..

    velhasil takimlar trabzon avni akerde.... pardon yahu. orası zerre sikimizde değildi aslinda..

    velhasil takimlar ali sami yen'e geliyor, takim otobüsü daha girişte taraftarlar tarafından karşılanıyor, arda turan,hakan şükür'e "abi yenilirsek çok pis göt olcaklar ya ahahah" diyip egleniyor hakan'in pis bakislari ile kendine çeki düzen veriyordu.

    saatler 1900u gösterirken, aykut haricinde tüm takim parçalı forması ile sahaya çıkmış, sadece şampiyon olunca galataray'li olan gizem "yaaa çooook yakışıklıııı ama niye forma yok üzerinde oynamicak mi?" diyip aykut'a ver yansın etmişti..

    gereksiz bir şekilde avni aker'deki maçın başlamasını bekleyen galatasaray'lilar trabzondan gelen "bismillah" haberi ile maça başladılar. sabri tribunde "fiorentinali" yetkilileri ariyor, ümit karan her pozisyonda arkadaşlarına bağırıyor, elinden gelse "bilader bir sen kalk yer değiştir gol atamiyoruz ayip!" diyip beni bile aşağılayacak hissiyata bürünüyordu..

    velhasil önce avni aker'den gol haberi geliyor, takimda bir rahatlama olunca kral'ın golü ile tribunler ellerinde kalan son sünger aslan pencelerini de sahaya atiyorlardı.. bu sırada stada sadece bu maç için geldiği belli olan bir ipnetör oftaş'ın eski açık önünde kalecilik yapan , kalecisi recep'in suratina lazer tutuyordu.. maç bu lazerle geriliyor "bilader sizinkiler bizimkine lazer tutmuşlar" diyerek haklı bir şekilde galatasaraylilara çıkışıyorlardı..

    derken hakan balta'nin "ayhan atiyorsa ben niye atamayayım" golü geldi.. artık şampiyon ispanya'da real madrid, almanya'da bayern münih, sri lanka'da "srilanka yamyamları" ve türkiyede "galatasaray"di neredeyse.. zaten trabzonda trabzon bir gol daha atinca ikinci yari galatasaray oyunu rolantiye aldi..

    devre arasinda kücük hakan, lig tv de "ya onlar zaten kutluyorlardır sampiyonlugu asagida" diyor, ikinci yari fenerbahçe'nin maçının başlaması beklendigi icin 30 dakika civarinda sürüyordu.. takimlar bu aradan istifade ederek kaleleri değiştiriyorlar ikinci yarıda eski açık tarafına aykut geçiyordu..

    gök yüzünde dolunay olmadigi için yapım odasinda musa çözen, dolunay'a zoom yaptiramiyor, yerine karı kıza zoom yaptiriyordu.. gelecek sezon taraftari gazlayip "ooo ali sami yen kiz kaynıyor olm" diyip kombine aldirmak olabilirdi gizli niyet.. bilemiyorum..

    her neyse.. ikinci yarida öyle kimsenin top oynamaya niyeti yoktu. bitseydi de kutlamalar başlasaydi.. arda inceden kenan doğulu sarkilari bile soylemeye başlamıştı hatta.. trt'de reji masasinda "lan bu sene yanip sönen "şampiyon galatasaray" yazısı yapmayalim.. farkli bir sey yapalim" deniyor fakat galatasaray tv taraftarin beklentisine uyarak yanip sonen "sampiyon galatasaray" yazisini ekranlara taşiyordu..

    nihayet maç sonuclandi.. galatasaray başarısız bir sezon'un ardından arşivlere gececek bir başarı yakaliyordu.. yani 17. sampiyonlugu.. nasil ki 11. sampiyonluk ne zaman, nasıl alindi kimse hatirlamiyor, ama hagi'nin atletic bilbao macina attigi gol herkesin aklina mih gibi cakilmassa, ne yazik ki fenerbahce'nin tarih yazdigi bir sezonda, galatasarayimiz sampiyon oluyordu..

    tüm aslanlara, tüm yüreği ile oynayanlara, ali sami yen'deki beşiktas macinda stadin disindan bakan bakkal ferhata, helsinborg yenilgisinde kahrolanlara, büyük şehir belediye maçında son dakikada atilan golle sağı solu yikanlara, konyaspor maçında bir pazartesi sabahi maç izlemek için "bugun çok hastayim" diyerek işten kaytaranlara, otobüste fener maçını dinlerken sinir krizi geçiren hasan şaş'a, sivas maçında oynamak için resmen ağlayan lincoln'e, her şeye ragmen sabri'ye, kendi yari sahasinda yaptigi hareketler ile taraftari ayaga kaldirabilen servet'e, topal topal oynayan mehmet'e (eheh kötü soy isim yapacak bir şeyim yok), uğur'a, barış'a, serkan'a, gecelerimizin yargıcı nonda'ya, yanındaki küfür ederken susturan kasımpaşalı muammere, kapalida maç izlemeye sevgilisi ile gelip, sevgilisinin "yaaaa mustafa yerimize birileri oturmuş" demesinden sonra sevgilisini anlindan öpen yeditepeli mustafa'ya, fenerbahçe maçından evvelki gece, formasını giyip yatan, yine de uyuyamayan hülya'ya, benim gibi servet'in denizliye attığı golden sonra sağı solu kıran, gönlü ali sami yen'de atan televizyon seyircisine armağan olsun bu şampiyonluk...

    bu da sezon boyunca bana eşlik eden, kah şahane esprileri ile güldüren kah "kalk lan ordan yer değiştirelim" diyen bizim evin taraftar kitlesidir.. hani merak eden varsa diye:
    http://img161.imageshack.us/…1/9657/dsc01984dd4.jpg
4 entry daha