şükela:  tümü | bugün
  • 4.35 civarlarında görebileceğimiz kurdur
  • 4.60'ları test edecek kurdur.
  • 4.40
  • müdahale geldi tepesine vurdular. biraz pusuda bekleyelim şimdi. abd iran'a yaptırımına kadar düşüş eğilimde olabilir.
  • zafer abinin 350 bin dolara aldığı saat o günün paritesiyle 700 bin lira civarındayken bugün 1,5 milyon liraya ulaşmış durumda. adamın 800 bin lira cebinde kaldı. ticari zeka budur. helal be zafer abi. yakışıklı abim.
  • bugün kimleri zengin edecek bakalım.
  • kurun bu noktada zirveden 10 kuruş aşağı düşmesi kısa vade döviz borcu üzerinden bizi 180 milyon dolar zarardan kurtarıyor. diğer taraftan 174 milyar dolarlık borsadan, tahvillerden vs. çıkan merrill lynch gibi fon patlatıcılar tek başına %1'lik etki gücüne sahip.

    bu tarafta emin olduğumuz bir şey var, bu adamlar gidici. gitmelerinde sorun yok. ama buradaki yatırımları 60- 70 milyar civarında olan bu şirketler arkasına diğerlerini de alıp gitmeye başladığında biz minsky anını yaşayacağız.

    buna engel olmanın da tek yolu aşırı dolarize olmaktır. gitmekten vazgeçirecek kadar kuru şişirmek ve tl'yi devalüe etmektir diye düşünüyorum.
  • pozisyon değiştirirken gevşeyen tokmağı sertleşecektir.
    yatırım değil domalım tavsiyesidir.
  • seçim havasından dolayı aşırı şişen kur.

    yabancı çıkışı hakkında ise yabancının kalıcı olarak çıkması, merill doçe citi gibi yatırım kurumlarının şu anki takas oranlarıyla kalıcı gideceklerini düşünmek biraz mantıksız geliyor. bunlar bugün biraz satar yarın düşükten geri alır. bunların işi bu, para. kazanma enstrümanları bu.

    daha önce de yazdım. bankacılık sektöründe bu karlılık oranları olduğu sürece, batık kredi oranları makul sınırı aşmadığı sürece global olarak tetiklenmediği sürece kalıcı bir ekonomik kriz oluşması benim için düşük ihtimaldir. benim göstergen bankacılık sistemi.

    dış bocu da çok kafaya takmıyorum. dış borcun meblağı değil de gsmh’ye oranı bence önemli. o da bana çok sıkıntılı gelmiyor.

    faiz, enflasyon ve döviz üçlüsü biz bireylerin hayatını direk etkileyen en önemli etkenler. bunlar işsizlik ve alım gücünü de etkiliyor. bu konunun acil çözüme kavuşması lazım.

    bunun da çözümü üretimdir. çok net. çalışan ve üreten bir toplum olmamız gerekiyor. hizmet değil sanayi üretimi, hammadde üretimi...komisyonculuk değil, beyaz sanayii değil direk yüksek katmadeğerli hardcore meta üretimi...yoksa böyle sikimsonik günlük çözümler içinde boğulur dururuz sürekli.

    kapitalist düzenlerde kalkınma planları pek yapılmaz. ama sanki bizim bir kick off bağlamında buna yönelmemiz gerekiyor. enerji=>üretim=>katma değer hattını kurmamız gerekli.

    yoksa merhum ismail cem’in kitabında bahsettiği gibi “türkiye kendine gerekli parayı tahsil edebildiği vergi mükelleflerinin yarısının sırtına yüklemektedir, diğer yarısından tahsil edememektedir” şeklinde kulak arkamıza kadar gelirler. en kolay para kaynağı olarak insanlık yerleşik düzene geçtiğinden beri bu görülmüştür çünkü.
  • dolar alıp, dolar artınca zengin olunduğunu zannedenler var. dolar alırsan, elindeki birikimi korumuş olursun, fakirleşmezsin. ülkede herşey dolara endeksli. elindeki birikim bugün 100 dolar ve ertesi gün 101 dolar olursa zenginleşirsin.