şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 1960 larda keşfedilen 67p kuyruklu yıldızı için 1980 lerde proje tasarlayıp 2004'te esa tarafından uzaya fırlatılan rosetta uzay aracının 10 yıldır devam eden uzay yolculuğunda uzaylılara denk gelememe hadisesi.

    umarız, philae modülü 67p kuyruklu yıldızına saplanır da her iki araçtan da uzay ile ilgili veriler elde etmeyi başarırız.

    galiba uzaylılar saklambaç oynadıkları için, "gördüm, ebe sobe!" diyemediğimiz için oluyor belki de.

    bu konudaki cehaletimi mazur görün ve uzaylılarla ilgili bildiğim kadarıyla yapılan araştırmalar ışık efektlerinden pek de fazla öteye gidememiş gibi duruyor.

    insanın şeytan-cin tasviri surat-bedensel olarak gene insan nitelikli olduğu gibi her ne hikmetse uzaylı tasviri de gene kendi vücut şekillerine yakın şekilde.

    kısaca ben bu tür mevzuların gene insanın hayali olduğunu ve kendi beyninde kurguladığı bir ürün olduğunu düşünüyorum.

    geçen gün bir haber okudum, hayalet gibi imgelere inanlar üzerinde deney yapılmış ve deneyde karanlık odada bir şeyleri gördüğünü ifade edenlerin arkasında da kendilerine dokunan robotlar varmış. bu robotları hissetmemişler. bilim adamları bunun üzerine, sanal olay-hikayeler uyduran bireylerin beyninin manipüle edildiği sonucuna çıkarmışlar.

    insan ufku fabrika ayarlarında kısıtlı olduğu için de, "milyarlarca yıldır var olan bir gezegende herhalde yalnız değilizdir" diyerek başka sorgulamalara açık görünüyor bu tür mevzular.

    konu ile ilgili olarak başta e.t. severler akabinde ise gerçekten de uzay konusu ile ilgili arkadaşlar varsa başlığa alalım.
  • söz konusu kuyruklu yıldıza* ulaşmak için yapılan yolculuğun güneş sistemi içinde gerçekleşmesinden kaynaklanır. uzaylılar güneş sistemi içinde bir yerlerde olsa görme şansımız vardı tabi.
    evrende yalnız mıyız? sorusunun cevabını başka yerlerde aramak daha mantıklı olur...

    ekleme 1: yolculuk "iç güneş sistemi"nde gerçekleşiyor. yani jüpiter'le merkür arası olan bölüm civarlarında
    ekleme 2: evrenin yaşı ve boyutu göz önüne alındığında, "10 yıl" insan hayatındaki bir saniye gibidir.
    2. eklemeye ekleme: sağolsun kisa bisey olsun istemistim üşenmemiş hesaplamış: *
    "evrene göre 10 yıl, insana göre saniyenin yedide birine denk geliyor"muş.
  • eğer uzaylılar başka galaksilerde yaşıyorsa, samanyolundan çıkamadıkça rastlayamayacağımız durum.
  • 10 yıl ne lan, on yıl evren için insan hayatındaki bir salise gibi bir şey. ben uzaylılar vardır demiyorum, fakat on yıllık araştırmaya dayanarak bir arguman ortaya koymak çok mantıksız
  • uzay denen boşluğun ne kadar büyük olduğunu tasvir edemeyen heyecanlı gençlerin, bizim güneş sistemimizin bile çok küçük bir parçasında alınan yol sonucunda, evrende başka bir yaşam formu olma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmasına sebep olan durum. mesafelerin ne kadar büyük olduğunu anlayamayan arkadaşlar için, dünyanın uydusu ay'ın sadece 1 piksele denk geldiği şöyle şahane bir grafik var. bu grafiğin de sadece ama sadece bizim güneş sistemimize ait olduğu unutulmamalı.

    nihayetinde, uzay tasvir edemeyeceğimiz kadar büyük, aldığımız mesafe küçücük ufacık; hele bir soluklan yeğenim.
  • ben şahsen uzaylılara, diğer dünyada hayatlara ve ufo'lara inanıyorum. ama bu konuda biraz farklı düşünüyorum. illa başka gezegenlerde hayat için niye su ve oksijen gibi dünyadaki şartları arıyoruz ki? bu konuda bir körlük olduğunu düşünüyorum. sonucta cok daha değişik formlarda, insana kesinlikle benzemeyen, organları farklı, dış görünüşü farklı, oksijen yerine metanla nefes alan, su ihtiyacı olmayan diğer yaşam formları olamaz mı? her şeye gücü yeten tanrı, bu konuda elini niye sıkı tutsun? bizim hayal bile edemeyeceğimiz formlarda, şekillerde ve ortamlarda yaşayan varlıklar yaratmaya gücü yetmez mi? benmerkezli olduğumuz ve kendimize evrende birincil konum verdiğimiz için uzaylıları da benzer varlıklar olarak tahayyül ediyoruz.
  • insan beyninin, görmeye alışkın olduğu ve tanımlayabileceği kalıplar dahilinde bir takım varlıkların belirtisine rastlamaya endeksli olduğunu ortaya koymuş ifade. yanılgı.
  • cinlerin meleklerin varlığını söyleyenler, onların çok hızlı hareket ettiğini söyler.

    uzaylılar için de argüman değişmiyor anlaşılan. 10 dünya yılı, uzayda oldukça kısa bir süre gibi görünebilir.
    bu mantıkla cinlere inananlara karşı çıkıp, uzaylılar olabilir demek çelişki oluyor.

    önerim, uzaylıların olmadığını kanıtlamaz. ancak karşı cevap da ilginç:
    güneş sistemi dışına da bakalım belki o taraflarda olabilir demek biraz da çaresizlik örneği. saklambaç mı oynuyoruz beyler. dinazorlarların bile varlığı hakkında ipuçları varken, bilmem kaç milyar km kat eden uzay aracının uzaylılara dair ipuçları neden ortada yok?

    insanların tanımlayamadığı şeyler de olabilir diyerek laf çarpıtmayın. o zaman cinlere meleklere inananlara karşı dalga geçilince çelişkiye düşüyorsunuz.

    özetle cine meleklere inanan insan da uzaylılara inan insan da aynı kafada. ıkisi de aynı evin farklı pencerelerinden bakıyor. bakış açıklarında pek bir fark yok.
    bir laf vardır:
    duyduğumun %10 una
    gördüğümün %50 sine
    öptüğümün %100 üne inanırım diye.

    böyle hayali figürler kafada yaratılmış ve tükenmek üzere olan ümitten başka bir şey değil. insanı beklentiye sokmak ne güzel değil mi.

    yoksa yok deyin. cinlere inanmayıp da uzaylılara inanmak tuhaf.

    ayık kafa ile gitmiyor tabi bu mevzular. elin adamı kafasını güzel edip çekiyor filmini.
  • uzaylılar, rosetta'nın uyuduğu zamanlara denk gelmişse demek ki