şükela:  tümü | bugün
  • o musul buraya gelecek..
  • (bkz: tabii lan manyak mısın)

    aktroller ne güne duruyor, bırakalım iplerini gidip alıversinler hemen.

    yürüyün seferoğulları(:
  • destekledigim önerme.

    moğollar ve makedonlari da destekliyorum.
    cengiz han'in torunlari japonya'ya çikartma yapsin,
    iskenderin evlatlari hindistan'a yürüsün.

    aborjin gardaşlarim,avustralya sizindir!
    kizilderililer; öldünüz mü lan allahsizlar, açin avatar izleyin, zaptedin kuzey amerika'yi yeniden. at koşturun arizona'da, texas'da, konektikıt'ta!
    vay babayın şarap çanağına!
  • (bkz: rush musul)
  • osmanlı torunu.

    lütfen!..
  • yurtta sulhu sağlamadan yıllardır başımızın ağrıdığı dış politikamıza bir de musul'u almak gibi bir plan eklememeliyiz bence.sence?
  • aşırı medieval total war oynamanın yan etkisidir. endişelenmeyiniz.
  • siz taşşağınızı geçedurun.. orada, tam şu sıra ve sonrasında; birçok devlet için hayati çıkarlar kesişmekte, kimileri içinse bir gelecek ve bekâ meselesi şekillenmekte. bunun en öncül muhataplarından biri de ülkemizdir. o sebepledir ki; cumhurbaşkanı ve devlet erkanı, günlerdir, akıl baliğ bir şekilde ve ısrarla türkiye'nin musul üzerindeki gelişmelere dair çıkarlarını, iddialarını, tezlerini ve isteklerini anlatmaktalar. bu bir milli meseledir. yüz seneye yakın, kapanmamış bir yara ve hesabın kendisidir. tüm toplum olarak; el ele vermeli, fikirde ve zikirde birlik etmeliyiz. siyaset ve partiler üstü, yarınımlarımızla doğrudan alakalı böylesi bir meseleyi sulandırmak ayıptır. bir adım ilerisi de hîyânettir.

    istediğiniz kadar taşşağınızı geçin. her türden ve kesimden bir oldu bittiye karşı; türkiye cumhuriyeti devletinin, musul'a doğrudan müdahale edecek gücü vardır. bunu meydana çıkaracak iradeyi de en üst perdeden, defaaten, ifade etmektedir. gerekirse 100 bin, gerekirse 500bin. dahası, ya batar ya çıkar diyerek tüm gücümüz ve imkanlarımızla.

    bu dünya, bir yüz sene daha dönecekse; işte o asır boyunca etrafımızı şekillendiren adımlar atılıyor şuan. sınırlar tayin ediliyor. ittifaklar, itilaflar vuku buluyor. yeni dengeler, yeni parametreler oluşuyor, oluşturuluyor. türkiye'nin buna sessiz kalması, susması, sineye çekmesi, izlemesi mümkün müdür? gerekirse, tüm bahçeyi yakacağız, bizler de içinde yanacağız, ama yeniden şekillendirilen bu dünyanın kalbi olan yakın coğrafyamızdaki gelişmelere seyirci kalmayacağız.

    kolay mı? değil elbet.

    olacaklarla olmayacakları iyi tartmak lazım gelir.

    ama, bizlere, en olmayacakları dayatacaklarsa; işte o vakit bizler de boynumuzu koyacağız giyotine. azdan az, çoktan çok gider diyerek..