şükela:  tümü | bugün
  • 250 lirasını teknikere vererek, teknikerin çizdiği projeye imza atan mesleğini satan şeref ve mesleki ahlaktan yoksun insanın tanımıdır. m2 ve yapılan işe göre değişmekle birlikte, diyelim ki inşaat mühendisleri odası'nın belirlediği en az hizmet bedeli tarifesine göre 5.000 tl tutan bir proje için, adam akıllı yetişmiş elemanlar bulunduran statik ofis, fiyatta kırım yapamazken imzacı mühendisler gözleri paradan başka birşey görmeden istediğiniz fiyata iş yapmakta ve canınızı tehlikeye atmaktadırlar.

    sözgelimi x belediyesi sınırları içindeki bir bina için statik proje çizen bir inşaat mühendisi arkadaşıma, belediyenin ruhsat birimindeki raportör; yapıda kolonlarınız ve donatılarınız fazla, bizim burada çizen tekniker "arkadaşlar" bu kadar fazla demir koymuyor demiştir. yaklaşık 50 - 60 kişinin yer aldığı önemli bir statik ofiste çalışan arkadaşım inanmadığı bir şeyi düzeltmek yerine, neden olduğunu sormak için kalkıp x belediyesine gitmiştir. kız, ağzındaki baklayı çıkarmıştır. ayyy, burada teknikerler çizer projeyi, inşaat mühendisleri de imza atar. siz de amma uğraşmışsınız bu projelere der arkadaşıma. teknikerler ve imzacı mühendis müsveddeleri belediyenin raportörlerinin, şeflerinin " tanidiği " insanlardır. bu düzene çomak sokulmasını istemezler. arkadaşlar, ülkemizde balık baştan koktu. bilgi, sanat, bilim konusunda en başımızdakiler ne düşünüyor ki, kıçı kırık bir raportör bilimi, insan canını düşünsün. allah, bu depremde hepimizin yardımcısı olsun.
  • bir gün bu güzel inşaat mühendislerine gıpta ile bakacağız. sen serbest ekonomin eline bırakırsan mühendisini o 1000 lirayı gider birde 12 takside böler.
  • sonuçta ortaya çıkan şeyin statik proje olmadığı durumdur.
    ortaya çıkan şey bütün onaylardan geçebilir ama bu sonucu değiştirmez.özellikle belirtmek isterim altında inşaat mühendisi imzası olan her projeye güvenmeyin.ülkemizde yapılan kaç işin altında işinin ehlinin imzası var düşünmek lazım.ha buna işin kontrol kısmını da eklemek lazım kaç kontrol elemanı incelediği projeyi yapabilecek veya kontrol edebilecek düzeydedir.
  • sta4 cad ile çizmişse fazla bile kazanan mühendistir. artık bu tür yerel paket programlarla statik projeleri meslek lisesi mezunu elemanlara çözdürüp, imoda, belediyede onayına da aynı eleman gitmektedir. aslında proje müellifi bu projenin statiğini mühendise vererek lütfetmiş. ne yazık ki günümüzde 2-3 kuruşa evden imza atarak hayatını geçiren 50 yaş üstü çok inşaat mühendisi var.
  • aktif bir statik proje ofisi olan birisi olarak daha beterlerini anlatayım mı?

    imo proje kontrolü zorunlu olduğu zamanlar(şehirden şehire değişirdi) imo birim fiyatı üzerinden faturayı ruhsattan önce kesip, parayı neredeyse iskanda(8 ay-2 sene arası diyebiliriz) alan mühendislerle piyasada mücadele ediliyordu ve inanın 1000 tl gibi karlar için yapılıyordu. daha açık anlatayım. 1000m2 iş için 10000+kdv fatura kesip ertesi ay bunun kdv'si(1800) ve üç ay sonraki geçici vergisini(2000) ödeyip aylar aylar sonra işin sahibinden 5000 tl alınıyordu. yani 1 sene sonra kazanacağın 1000 küsür lira için 3 ay içinde 4000'e yakın para ödüyorlardı. vergisini inşaat imalat benzeri işlerle kurtaranlar mühendisliği öldürüken kurtaramayanlar da fiyatları daha da öldürüyordu.

    mimarların yanında çalışıp, diplomasını kullandıran karşılığında aylık 2000tl maaşa sınırsız proje yapmayı kabul eden mühendisler mevcut. kaldı ki benzer maaşalara üzerlerine yapı denetim şirketi kurduran mühendisler de yok değil.

    emekli bir inş. müh. dedenin diplomasını kiralayan mimarlara bir yerde çalışsalar günlük kazanacakları paralar üzerinden fason proje çizen mühendisler tanıyoruz. "ulan şurda çalışsam alıcam ayda 2400tl günlük 80 tl, bu projeyi 5 günde bitirsem 400 tl, 500e her türlü yaparım ben bu işi" mantığı.

    performans analizi işlerinde dahi pazarlıklar binaya kimin daha inandırıcı sağlam raporu verileceği üzerine kurulmuş durumda. bırakın fiyat rekabetini.

    daha onlarca çeşit mühendis sayarım inanın.

    kontrol mekanizmaları zaten yok denecek kadar az. eskiden önce imo sonra yapı denetim denetçisi ardından belediye kontrolünden geçerdi projeler. imo'da etliye sütlüye karışmasınlar diye bilerek yeni mezunlar çalıştırılır, yapı denetimdeki dedeler zaten projeyi görmez görse de anlamazlar, belediyedeki kontrolör de teknik bilgisi yüzünden değil imar müdürünün dayı kızı olduğundan işe alındığı için olayla yakından uzaktan ilgili kimsenin onayından geçmemekte projeler. dolayısıyla projenin kalitesinin bir anlamı kalmadığı için fiyatlar üzerine yoğunlaşmak zorunda kalınıyor.

    hemen hemen çoğu statikçi bu fiyatlara hayatının bazı bölümlerinde proje yapıyor. taa ki sabahın körlerinden gecenin bir yarılarına kadar pc başında oturdukları halde bir bok kazanmadıklarını anlayana kadar. emin olun pc başında gözleri bozulup omurgaları eğrildiğinde vazgeçeceklerdir.

    sta4cadi idecad i probinayı eleştiren daha atalet momenti nedir bilmez veletler siz piyasaya çıkın modal analizi elle yapın bakalım veya her projeyi sap2000 ile çözün bakalım nasıl aç kalıyorsunuz.

    statik proje konusunda her türlü sorusu olanlar yeşillendirebilir.
  • serdar amasralı abimizin türkiye inşaat sektörüne hediyesidir.
  • 250 liraya projeyi görselleştiren 3d' ci freelancer ile aynı sokakta oturuyormuş, akşam kahvede yanık oynarken birbirlerine iş paslıyorlarmış.
  • bir manada sta4cad sayesinde varolan mühendistir. bununla sta4cad veya idecadi kötülemiyorum. bu programları mühendisler kullansın, gördüğü yerde yorumlasın, müdahale etsin diye yapılmış.

    asıl sorun herhangi bir mühendislik nosyonu bile olmayan, yetersiz ve yetkisiz kişilerin bu programla bilip bilmeden günde 2-3 tane proje yapıp, paftalara bile bakmadan ozalite verip, dede bir mühendisin kaşesinin basılmasıdır. haliyle bu piyasada senin über bir mühendis olup olmamana bakılmaz, kim daha ucuza yapıyorsa o iş ona verilir.

    o paftalar sahaya çıkınca da kesitlerde düzenlenmemiş aşırı sık donatılar ve geri kalan tüm detaylar kalfa, formen amcaların insafına kalmaktadır. siz yapı denetimleri demir donatı, kolon, kiriş sayıyor zannedin. ama zihniyet "abi proğram öyle çıkarıyor yea" olunca sta4cad tabii ki çok güzel.

    öte yandan bu işler öyle ara sokaklarda zemin+üç kat apartmanların statiği yapıp, aynı cümle içinde atalet momenti, modal analiz diyerek başkalarına yukarıdan bakmakla da olmuyor. sonra bir bakarsınız o veletler arup, afe, emaar, balkar gibi bir kısmı uluslararası müşavirlere statik hesap sunumu yapan mühendisler olur. ettiğiniz o lafları da yutmak zorunda kalırsınız.
  • daha önce de belirttiğim gibi, bu fiyatlara iş yapan mühendisler önünde sonunda vazgeçeceklerdir. ya bürolarını kapatıp başka işlere yönelecekler ya da hakettikleri paraları almasını öğreneceklerdir. çoğunun amacı isimlerini duyurmak, referans göstereceği işler almak için ortamlarını hazırlamak. bilinen ticaret muhabbetleri işte.
    "ben bilmem ne uluslararası müşavirlik firmasındayken bilmem ne projeler yaptıklarla" işler alınmıyor maalesef. tabi hedefi bilmem ne firmaların bünyesinde çalışıp bilmem ne sunumlar yapmak olmayanlar için.
    yüzündeki sivilceyle de beyin ameliyatıyla da nasıl bir doktor ilgileniyorsa evet z+3 bir yapıyla da bir gökdelenle de bir inşaat mühendisi ilgilenmelidir. kaldı ki z+3 bir yapının statiğini küçümsemenin bu işlerden ne kadar uzaklarda olunduğunun kanıtıdır.
    en önemlisi insanın kendisinin işinin hakkını verdiğine inanması. ayda 18-19 tane projeyi tek başıma yapmak zorunda kaldığım dönem oldu. ve evet %70'i z+3, z+5'ti. ama o yoğunlukta bile bugün o ufak projelere (mesleğe)gösterilen saygı ve verilen emek sayesinde yaşanılan şehirden başlayarak türkiyenin birçok yerinde ve dünyanın farklı ülkelerinde işler alınabildi.
    böyle işlerde piyasaya atılanların yolu gerçekten meşakkatli. evet bazılarının jeton biraz geç düşüyor ama sonunda düşüyor ve verdiği emeğin değerini anlıyor. vermeyenler de performans analizine çok temiz sonuçlar veririm abi diye iş dilenmeye mahkum kalacak kadar düşüyor.
    sadece statik projeyle bilmem ne projeyle ilgili değil bu konular. insan emeğinin karşılığını hakkıyla aldığı zaman yaptığı işten zevk alıyor ve konuyla ilgili daha ilgili olabiliyor. ve daha ilgili oldukça daha da kendisini geliştirebiliyor.

    ama tabii ki burası türkiye orası ayrı...
  • yok abi olmuyor rekabet edemiyorum bu fiyata çizenlerle. kuş beyinli idareler de direkt program çıktısı projeleri bile onaylar oldu. benim hazırladığımı napsınlar ki? yurtdışında yapılan büyük projeler de 20 yaş üstü firmalara gidiyor.

    işi ve mesleği mi bıraksam, gidip ben de kahve dünyası franchisingi mi alsam artık bunları düşünür oldum.