şükela:  tümü | bugün
  • ulan memleket ne kadar 3 kağıtçı, ne kadar uyanık dolu arkadaş.

    bugün öğle vakti ekşi sözlüğe girdim (bkz: 11 ağustos 2017 bim'e gelecek iphone usb kablosu) başlığını gördüm ve dedim ki: "arkadaş benim kablo da bozuk ve çakma bari yeni bir tane orjinal alalım da telefonu bozmayalım."

    gittim bim denilen markete, saat 13:20 baktım kapalı. kapıda da herhangi bir şey yazmıyor.

    dedim bu ne düzeysizlik, bari kapıya 90'ların esnafları gibi bir kağıt yapıştırsaydınız, yok o da yok. neyse kır saçlı bir teyze geldi dedi ki:

    "evladım cumaya gidiyorlar cumadan sonra açılır."

    dedim, "tamam kaç gibi biter bu cuma?"

    -çeyrek kalaya kadar gelirler evladım.

    dedi.

    bekledim 25 dakika, yok ortalıkta kimse yok. açtılar 13:50'de.

    çalışana dedim "kaçta açılıyor bu mağaza?"

    - 13:45'de.

    "neyse" deyip içeri daldım, farkı bir çalışana sordum "iphone kablosu varmış nerede acaba?"

    - kalmadı onlardan, diğer yerlere de boşuna gitme oralarda da yoktur.

    böyle bir çalışan olabilir mi? ne demek yoktur. sen farazi niye konuşuyorsun ki? eminsen söyle ya da olmayabilir de. boşuna gitme de neyin nesi?

    neyse 2. bim'e gittim, o da yakınlardaydı 55 geçe orada oldum, baktım o mağaza da kapalı. şükür ki kapıda onun yazısı vardı, ama kepenkleri yarıya kadar indirdikleri için kafanı sokup bakman gerekiyordu. açılış saati 14:00 yazıyor orada da.

    esas rezillik bundan sonra başlıyor.

    açıldı içeri girdim, benim yaşlarımda benim gibi yakışıklı kasada duran arkadaşa sordum.

    - iphone şarj kablosu var mı?
    - daha satışa sunulmadı onlar.
    - ne zaman sunulur?
    - şu tarafta ofis var oraya gidip bir sorun.

    kapıyı çaldım daldım ofise, öğle tatili bitmiş 2 eleman yemek yeyip goy goy yapıyorlardı.

    dedim "kasadaki arkadaş yolladı iphone şarj kablosu satışa çıkmamış, ne zaman çıkar?"

    cevaplar aynen şu şekilde:

    sağdaki eleman: "ee şarj kabloosuuuu ne zamaaan satışaa çıkarrr hmm. şey faruk abi iphone şarj kablosu ne zaman satışa çık.."

    soldaki e: sabah satıldı o, bitti hepsi.

    ben: bitti mi?

    soldaki e: bitti. gelen 3 tane aldı giden 3 tane aldı.

    ben peki dedim çıktım. reyonlarda gezip arkadaşların whatsapp grubundan bu heriflere yardırırken, sağdaki suratından her şeyi anladığım ofisteki eleman geldi.

    - abi o öğlenden sonra geldi bilmiyordur bitip bitmediğini.

    tamam tamam dedim çıktım.

    şimdi sorarım size bu nasıl kurumsal firma?
    ürün gelince niye saklıyorsunuz?
    kaçta açılıp kapandığınız belli değil.
    bu tarz sınırlı ürünleri satarken kişi başı satış sınırınız yok mu?
    niye yalan söylüyorsunuz?
    öğle tatili bitmiş elemanlarınız yemek yeyip goy goy yapıyorlar ve yalan söylüyorlar bu ne düzeysizlik?

    edit: imla

    edit2: 3. bim mağazasına da gittim, oradaki elemana sorunca da alaycı şekilde gülerek "yook" dedi. ulan beni mi sınıyorsunuz hepiniz?

    edit3: iphone'un var çakma şarj kullanıyorsun, orjinalinde de 3ü 5i kovalıyorsun diye mesaj atan sığırlara binaen: telefonum hediye geldi ve öğrenci olduğum için 3ün 5in hesabına bakmak zorundayım sizi elitist kalbur üstü burjuvazi sınıfı.
  • özeti; rezalet gibi bir şey yok. daha ziyade sıradan bir gün geçirmiş arkadaş. herhalde türkolog bir ingiliz vatandaşı ve bugün türkiye'ye yerleşmiş.

    bime gitmişsin işte birader.
  • soru: şimdi sorarım size bu nasıl kurumsal firma?
    cevap: biz bimiz. kurumsal değiliz.
    soru: ürün gelince niye saklıyorsunuz?
    cevap: kendimiz alıp eşe dosta dağıtırız, olmadı satarız letgo gibi bir yerde diye.
    soru: kaçta açılıp kapandığınız belli değil.
    cevap: evet belli değil. eşşşek gibi bekleyeceksin.
    soru: bu tarz sınırlı ürünleri satarken kişi başı satış sınırınız yok mu?
    cevap: yok aq. karneyle mi dağıtıcaktık.
    soru: niye yalan söylüyorsunuz?
    cevap: herkes söylüyor.
    soru: öğle tatili bitmiş elemanlarınız yemek yeyip goy goy yapıyorlar ve yalan
    söylüyorlar bu ne düzeysizlik?
    cevap: biz bimiz. düzeyli değiliz.

    te allahım, bim bim gezmiş bi de. ara ara, bulursun. (bkz: sorry mario but princess is in another castle)
  • olayın rezalet kısmı öğrenci olup bim'den ilk defa alışveriş yapar gibi ortamın, çalışanların ne koşullarda olduğunu bilmemektir.

    ister web sitesinden ister sikayetvar.com'dan başvurun, karşınızda muhatap bulamazsınız. bim'de müşteri ilişkileri konusunda kurumsallık bulmak, mağazalarında alkollü içki bulmaktan zordur.
  • bildiğin dibine kadar hak ettiğiniz rezalettir.

    üründen her mağazaya bir iki tane alır; onu da zaten personel kendine ayırır, tanıdığı alır vs.. her seferinde aynı numara ve her seferinde bu yemi yutan sazan.

    "gelen 3 tane aldı" diyor bir de.. e ondan kalmamıştır; zira toplam stoğu 3 tanedir; ama 3 milyon kişiyi sıraya dizer. insanlarla dalga geçmenin, insanların da kendi kendini aşağılatmanın daha iyisini yapamazlardı.