şükela:  tümü | bugün
  • gezi eylemcisi kardeşlerimiz daha analarının beşiğinde tıngır mıngır sallanırken ve müslümanlar üzerinde gerçek anlamda bir baskı varken yazılmış destan; türkiye'nin bir ucundan diğerine resmi rakamlara göre 3 milyon, gayri resmi rakamlara göre ise yaklaşık 4 milyon kişinin "inanca saygı ve düşünce özgürlüğü için el ele" sloganıyla şehirleri birbirine bağladığı, cnn'in istanbul'dan canlı olarak yayınladığı, dünyanın en büyük insan zinciri eylemlerinden birisi.

    cep telefonu ya da internetin esamesinin dahi okunmadığı bir dönemde inanılmaz bir organizasyona imza atan bu mübarek insanlar, cerrahpaşa tıp fakültesi önünden başlayan zinciri anadolu'nun dört bir köşesiyle birleştirmek için arabalarıyla evlerinden yüzlerce kilometre uzaklara kadar gitmiş, tanımayı bırakın daha önce hiç görmedikleri insanlarla şehirler arası yollarda inançları için el ele tutuşarak, başındaki örtü yüzünden okullarına alınmayan mazlumların sesi olmuşlardı. aynı ses, türk insanının demokrasiye ve inanca saygıya özleminin de bir ifadesiydi.

    özgürlükçü demokrasi çığlıkları atan türk solu, bu büyük eylem karşısında şaşkına uğramıştı. yıllarca güdülmeye hazır birer koyun gibi gördükleri müslümanlar, adeta sivil direniş dersi veriyordu; ne eleştirebildiler ne de gururlarına yenilip destekleyebildiler. polis eylemcilere her yerde en sert şekilde müdahale etti, o gün yaklaşık 900 kişi gözaltına alındı. gözaltına alınanlar arasında ahmet taşgetiren ve abdurrahman dilipak da vardı. eylemden 1 ay sonra konya'da tanışma fırsatı bulduğum van 100. yıl üniversitesi dekanı prof. dursun odabaşı eyleme katıldığı için dekanlıktan alınmıştı, gözlerindeki mutluluğu hala hatırlarım; inancı için makamını feda etmişti.

    dönemin türk basını ise kendine yakışır bir şekilde sınıfta kalmıştı; şeriat geliyor minvalindeki manşetlerle olayı çarpıttılar ve gözaltına alınan meslektaşlarına bile sahip çıkmadılar. eylemcilerden birisinin, atatürk'ün eşi latife hanım'la çektirdiği fotoğrafı göğsüne asması ve fotoğrafın altındaki "yorumsuz" yazısı ertesi gün neredeyse bütün gazeteler tarafından kullanılmıştı.

    bu arada bazı göstericilerin ellerinde o zaman istanbul büyükşehir belediye başkanı olan recep tayyip erdoğan'ın resimleri vardı, kim bilir belki de bugünleri o zamandan hissetmişlerdi.

    milliyet'te gazetesinde çıkan haber...

    radikal gazetesinde çıkan haber...

    altınoluk dergisinde çıkan bir makale...
  • o zamanlar sıkı fıkı takildigim kendini solcu adlandiran tiplerden odp'li bir grup disinda destek vermedigi eylemdir. kendimi sol goruse yakin hissederken bu basortusu meselesinde, okula giremeyen ogrenciler var, ne yapiyoruz diye sordugumda aldigim, simdi onlar (dinciler, seriatcilar ne derseniz deyin) bize su bu konuda destek cikmadilar falan filan, bu onlarin kendi meselesi gibi kurumsal (!) tavirlarini gorunce, sikerim tum gruplari ve gorusleri, insanlar bu sekilde cikarci, prensipsiz olacaksa hic olmam iclerinde (aynisi dinci, milliyetci gruplar icinde gecerli.) diye karar aldigim, kendi basima takilmama yarayan eylemlerden biridir.

    o zamanlar bircok solcu kardesim beni aforoz etmisti, nasil olurda buyuk agalar basortusu bizim meselemiz degil derken ben basortusu eylemine giderdim. ayni sekilde, bu eylemlere gittigimi goren dinci kardesler, benim imana gelmek uzere olan biri oldugumu dusunduklerinden yakinlik gosterirlerdi. sonrasinda, baktilar ki, onlarin destek vermedigi baska ozgurluk mucadelelerinde takiliyorum, bana kil kaptilar. hatta solcu aga ile dinci aga konusup ben polismiyim herkesin arasina sizmaya calisiyormusum diye konusmuslar. komple aforoz ettiler beni.

    simdi burada da aynisini gordugumden bam telime basildi. arkadas, prensibinizi belirleyin. deyin ki, ben insana zulum edilen baski gorulen her yerde karsi cikarim. eger bir gruba dahilseniz ve siz ya bu ozgurluk meselesi degil mi (mesela, solcu iken misir'da sivillerin oldurulmesine karsi cikmamiz gerekmez mi ? ya da dinci iken, ya eline tas almayan sessiz sakin duran insana saldiriyorlar karsi cikmamiz gerekmez mi) dediginizde size iki cumleyi gecen uzun aciklamalarla, aslinda o isin aslinin baska oldugunu falan teorilerle falan izah etmeye calisiyorsa, aninda o agaya siktir git deyin ve cikin kendi hayatinizi yasayin, kimsenin kolesi olmayin. kendi kararinizi kendiniz verin. gruplar sizi kullanmak icin ac kurtlar gibi bekliyorlar. kendinizi kullandirmayin.
  • bir zamanlar özgürlükler için savaşanların güç sahibi olunca özgürlük algılarının nasıl da değiştiğini hatırlatan eylemdir.
    her zaman yanlarında olmuş sol grupları unutacak kadar da vefasızlaşırlar ayrıca.

    hala gezi eylemlerindeki şiddet yüzünden bütün eylem sürecini vandalizmle bağdaştırmaya çalışan zavallıların olması da çok üzücü. polisin olmadığı hiçbir yerde şiddet başlığı altında yazılabilecek olayların olmadığını fark etmemiş olmaları çok ilginç çünkü.

    insanda biraz vicdan olur orada gözünüzün önünde insanlar öldürüldü yahu.
  • eyleme/gösteriye katılanların otobüs yakmadıkları, ülkenin başbakanının mezardaki annesine küfür etmedikleri, dükkanların camlarını indirmedikleri, yanlarından geçen açık insanlara saldırmadıkları için biber gazı yemedikleri eylemdir. bunun yanında, o zamanlar sırf kapalı oldukları için okullarına alınmayan, okumak için de bu eylemleri yapan ablalarımız, kardeşlerimiz bugün okullara serbestçe giren sözde tesettürlüleri görünce neler hissediyor merak ediyorum. mücadeleyi onlar verdi, okul kapılarında onlar polis çemberi altında bekletildi, vicdansız hocaların, rektörlerin baskılarıyla onlar karşılaştı, onların örtüleri zorla çıkartılmak istendi ama yine de okuyamadılar. bugün ise çoğu sonradan görme, ellerinde iphone, boğaza nazır mekanlarda yarım bağlanmış örtülerinin altından gösterdikleri saçlarıyla, dar pantolonlarıyla, hatta ve hatta kırmızı ojeleri, rujları ve boya küpüne düşmüşcesine berbat makyajlarıyla güya ben tesettürlüyüm diye gezinen zavallılar sürüyor bunun sefasını. tabi herkesi genellemiyorum yanlış anlaşılmasın.
  • o günü hatırlamıyorum. ama beğenmediğiniz, postalcı tabir ettiğiniz bir iki gazetenin o olaya dair haberlerine baktığımda basın'ın bugüne göre daha tarafsız olduğunu görüyorum. eğer yalakalık örneğin bugünki akit, yenişafak veya zaman seviyesinde olsaydı atacakları manşet "şeriatçı teröristler dış güçlerin talimatıyla başörtüsünü bahane ederek olaylar çıkardı." şeklinde olabilirdi.
  • bugünün zalimlerinin, zamanının kafası kesilmemiş mazlumları olduğunu gösteren eylem.
  • okuldaki muhafazakarların destek talebine olumlu yanıt verip, özgürlükler için katıldığımız eylem. düşünüyorum da yine olsa katılır mıydım? evet katılırdım ama önce tuvalete gider, elimi de yıkamazdım.
  • bu eyleme karşı atatürkçü düşünce derneği ve çağdaş yaşamı destekleme derneği karşı gösteriler ve yürüyüşler düzenlemiştir.
    insanları zorla atatürk den soğutma cezasıyla 10 ar yıl almaları gerekiyor. bu ülke atatürk'ün arkasına sığınan ,gizlenen hainlerden çok çekti .
    kaynak