şükela:  tümü | bugün soru sor
  • levent bulut'un 11 ekim 2018 tarihli köşe yazısı. yine her zaman ki gibi duygularımıza tercüman olmuştur.

    --- spoiler ---

    enflasyona karşı büyük fedakarlık! hazine ve maliye bakanı berat albayrak, "enflasyonla topyekün mücadele programı"nı açıkladı. dengelenme sürecinin başladığını ve son dönemde kurdaki hareketliliğin geride bırakıldığını kaydeden bayraktar,"belirsizlik sebebiyle fiyatlandırmalarda tahminler baz alınmıştır." dedi. bu cümlesine hiçbir anlam veremedim.koca bakan yalan ya da yanlış söyleyecek olmadığına göre... e öyleyse merak ediyorum; türkiye fetret devri mi yaşadı? ülke yönetimsiz mi kaldı? ne oldu da belirsizlik sebebiyle fiyatlandırmada tahminler baz alındı?

    ***
    meselâ; tahminî fiyat artışlarını yapanlar kimdi? devlet mi, şahıslar mı, yoksa firmalar mı? son 3 ayda elektrik ve doğalgaza her ay zammı chp mi, inönü mü yoksa dış güçler mi yaptı? programda bunları açıklasaydı da öğrenseydik!

    ***

    bir fabrikada bekçi olsanız fabrikanın güvenliğinden, bir okulda öğretmen olsanız, öğrencilerin eğitiminden, bir hastanede doktor olsanız, hastalarınızın sağlığından, en basiti bir çoban olsanız güttüğünüz koyunlardan sorumlu olursunuz.17 yıldır ülkeyi akp iktidarı yönetiyor fakat hiç bir sorumluluğu yok. benzine ve motorine yapılan zammı bile "otomatik sistem yapıyor, biz yapmıyoruz!" diye açıklamıştılar ya pes doğrusu!

    ***

    cumhurbaşkanlığı sisteminde türkiye şahlanacak, uçacaktı. başkanlık sistemi dediler, her şeyi cumhurbaşkanlığına bağladılar hakikaten uçtuk: 5 ayda ülkede enflasyon coştu, döviz kurları rekor kırdı. her şey 5 ay öncesinden çok daha pahalı.

    ***

    iktidara geldiklerinden bu yana devletin tüm gelir getiren kurumlarını satıp üstüne cumhuriyet tarihinin borçlanma rekorunu kırdılar. mirasyediler gibi davrandılar! ülkeyi üreten değil, tüketen bir topluma dönüştürdüler. bunları yaparken de sürekli övündüler. işte övündükleri bu ekonomiyi; el parasıyla, borçla, geçmiş dönemlerde yapılanları satarak çevirdiler. fakat "tulumbada su bitti." ülkede her şey birbirine girdi. kriz var mı yok mu o bile belli değil. kimi psikolojik diyor, kimi yok diyor. anlamıyorum, kriz yoksa krize karşı tedbirler niye açıklanıyor? ekonomik kriz var ya da yok ama şurası kesin, ekonomi yönetiminde bir problem var!
    ***

    bakın izah edeyim: ekonomiyi yöneten ülkeyi önce bir amerikalı şirkete emanet etti. eleştirenlere de "mckinsey'e karşı çıkmak, ya cehalet, ya ihanettir" dedi. gelen tepkiler üzerine reis "fikrî danışmanlık bile alınmayacak" deyince başladığı noktaya geri döndü. allah var şimdi... ben olsam istifa ederdim ama ekonomiyi "çok seri bir şekilde toparlayacağına inanılan" damat pes etmedi. peki ne yaptı? bu kez de enflasyonlamucadele.org diye bir site kurdu. sanki ayakta hamile ve yaşlı yolculara yer verilsin der gibi internetten kampanya başlattı. şaşırmayın ya cidden böyle mücadele edilecekmiş. vatandaş bu sitede enflasyonla mücadeleye destek veren firmaları da takip edebilecekmiş. ha bir de bu seferberliğe 81 milyon omuz vermeliymiş. yani anlayacağınız enflasyonla mücadele başarılı olursa kendilerinden, başarısız olursa bu mücadeleye destek veren firma ve 81 milyondan olacak. demedi demeyin!

    ***

    enflasyonla mücadele edeceğiz ama nasıl? ekonomi yönetiminin nasıl bir model uyguladığı bile belli değil. ağızlarını açtıklarında serbest piyasa diyorlar ama arkadaş böyle serbest piyasa mı olur! daha geçen gün bir belediye başkanı pazarda "ya fiyatı düşür ya pazarı terk et." diye şov yapıyordu. o pazarcının 2-3 katı fazlaya aldığı ürünü, 70 kuruşa almış gibi göstermesine şimdi hiç girmeyeceğim. o ayrı bir konu ama şunu sormak istiyorum. eğer ülkede serbest piyasa varsa bu kişiye göre değişir mi? alıcısı varsa adam 70 kuruşa alıp kilosu 100 tl'ye satamaz mı? malın değeri, alıcısının ödediği bedeldir. yani eğer bir pazarcı 70 kuruşa domates alabiliyor ve 5 liraya satabiliyorsa, başka biri gelir tezgâhını açar, 70 kuruşa aldığı domatesi 4'e, bir başkası 3'e satabilir.

    ***

    dünyada ilk ve tek sorumluluğu başkasına ait ekonomi modeli bizde var. elektriğe, doğalgaza zammı dayıyorlar, sonra çıkıp fırsatçılar, stokçular, dış güçler diyorlar. enflasyonla mücadele bile firmalardan ve vatandaşlardan fedakârlık bekleyerek yapılıyor. e herkes fedakarlık yaparken devlet ne yapıyor diyorsanız söyleyeyim. bakan bey, yıl sonuna kadar elektriğe ve doğalgaza zam gelmeyeceği müjdesini verdi! son 3 ay elektriğe ve doğalgaza zam yap sonra çık firmalara; kazancınızdan yüzde 10 indirin de! karşılığında ben de devlet olarak yılbaşına kadar zam yapmayacağım de. vallahi bravo... büyük fedakarlık!

    ***

    hiç mi doğru işleri yok! var tabi.. ama bakıyorum aldıkları doğru tedbirlerde bile yanlış karar veriyorlar. türk lirasını güçlendireceğiz avm'ler de kiralar türk lirası olacak dediler... amenna! yapılması gereken bir işti de. arkadaş geriye dönük kanun nasıl yürür. dersin ki bu tarihten itibaren bundan sonra yapılan kira sözleşmeleri türk lirası üzerinden olacak. hiçbir problem çıkmaz ama şimdi kanunu geriye yürütüyorlar. herkes şaşkın.

    ***

    itibardan tasarruf olmaz diyorlar ama emekliye gelince ekonomik şartları bahane ediyorlar. eyt meselesinde olduğu gibi. devlet diyor ki; kanunen şu kadar gün prim doldurduğunda emeklisin. e güzel… ama sonra da diyor ki bu primi doldursan da yaşı bekleyeceksin. osmanlı torunuyuz diyorlar da, fatih karadan gemileri ileri yürütürken bunlar kanunları geriye yürütüyor. ecdat 3 ileri bir geriydi bunlar bir ileri 3 geri.

    --- spoiler ---

    kaynak
  • bizim orada bir laf var: otumuna gitmek diye. başıboş, kontrolsüz ama bir şekilde devam etmek anlamında. şu an ülke otumuna gidiyor resmen. maganda ekonomisi işliyor!
  • en çok da kriz var mı yok mu kısmına takıldım. cidden insanlar böyle düşünüyor kriz var mı onu bile tam algılayamıyoruz.tıpkı bir insanın şizofren olup olmadığını anlayamamasi gibi...
  • halk bilmiyor mu, bal gibi de biliyor. anketlerin hepsinde lüks harcamalardan rahatsız olduklarını, bakanların liyakat ile seçilmediklerini, emine erdoğan'ın daha ucuz çantalar takması gerektiğini bile söylüyor akp seçmeni. bal gibi de biliyorlar neyin ne olduğunu. akıl tutulması yaşıyorlar mı dersiniz, kendi ahlaksızlıklarının dışa vurumu mu dersiniz, ne derseniz deyin. sosyologların, psikologların, toplum davranışları ile ilgilenen bilim insanlarının araştırması gereken bir konu o.

    damat çıkıyor abd şirketi ile anlaştık diyor. hop bir anket, halk memnuniyetsiz. adam çıkıyor; haberim yoktu, vazgeçtik diyor. haberim yoktu ne demek? kendi bakanını, kendi damadını yerin dibine sokuyor. çocuk yanlış yapmış, kulağını çektim diyor. hiç bir ideolojisi olmayan, tek adam rejimidir bu. sonrası da olmayacağı için çok rahatım. rte gittikten sonra darmadağın olacak bu hareket. yerine yetiştirdiği hiç kimse yok. kaldı ki seçmen de kabul etmiyor zaten. oy verenler akp'li değil, rte'li.
  • adamlar o kadar bilgisiz, o kadar bilgisiz ki kelimeler kifayetsiz kalır.
    gerçekten dört dörtlük bir yazı olmuş ama kaç kişiye ulaşır, kaç kişinin umurunda olur...

    ulan dünyanın neresinde çıkarılan kanun geriye dönük işletiliyor?
    hangi serbest piyasada belediye başkanı pazarcının satacağı ürünün fiyatına müdahale edebiliyor?
    hangi ekonomik sistemde, ürün maliyetleri bir anda 2.5 kat artarken, son fiyat üzerinden %10 indirim uygulanması beklenir?
    ve dünyanın neresinde, insan aklıyla bu kadar aleni bir şekilde dalga geçen kişiler istikrarlı bir şekilde yönetimde kalabilir?
  • "cuk" oturmuş bir yazıdır.
    flu gösterilen her şey netleşince biz de gümlemiş olacağız.
    uyuyan vatandaşlara selam olsun. giren bize girdi yani.
  • köşesinin ismi gibi "doğruya doğru" yazılmış bir yazıdır.

    @disable tavsiyesiyle bu sabah okumuştum.

    bilinçlenmesi gereken insanlara bu yazı ulaşmayacak belki ama yine de destek olmalıyız.
  • her sey fasa fiso da bu zam artislarinin ve kazanclarin kimin cebini doldurdugu ortada, teker teker anlatirsam sikintiya girme riskim var ama basite indirgersem soyle bir sonuc ortaya cikiyor: ulkeye cok sayida gerekli gereksiz siginmaci doldu. bu siginmacilari buraya avrupaya koz ve bazi egri burunlu, ellerini avusuturup biseyler planlayan sahislar istedi diye aldilar. win-win durumu yani. bunlari beslemek icin de malum para gerek. bu para da vergilerden ve bir takim haraclarla saglanir. bu da haliyle zam getirir. ammaa.. bu kadar zam da gelmez. adamlar hazir 2 birim zam yapmislar bir de uste 5 kendilerine koyup elalemi sikiyorlar. sorgulayinca da benim dediklerimi diyorlar insanlar daha fazla ustune gitmeden tamam diyor ya da din, ummet milliyet soslu demeclerle direk uyutmaca.
  • artık adlandırmakta bile zorlandığımız yakın geçmiş ve günümüzü nokta atışla değerlendiren, hatta kendi dilinde okuduğunu anlamayan bazı muhteremlerin dahi fikir sahibi olabileceğini düşündüren köşe yazısı.