şükela:  tümü | bugün
  • 11 eylül 1957 de ankarada gerçekleşen sel felaketi.

    bir kaç gündür bu olayı araştırıyorum. o günleri yaşamış insanlarla muhabbet halindeyim. zira internette bir kaç gazete kupüründen başka bir şey yok.
    neyse hadiseyi özet olarak anlatmaya çalışayım.
    11 eylül 1957 günü ankarada özellikle kazıkiçi bostanları bentderesi demirlibahçe gülveren bölgelerini etkileyen bir sel felaketi olmuş. o gün ankarada yağmur yağmamasına rağmen elmadağ taraflarına yağan şiddetli dolu ve yağmur sonunda, o suyun doğal yolunu takip ederek gülveren tarafından şehre girmesi ile yüzlerce ev yıkılmış, pek çok dükkan harap olmuş. bazı yerlerde ölü sayısı binden fazla denirken bence ortalama ölü sayısı 200 civarında. demirli bahçe civarında su yükşekliğinin 10 metreden fazla olduğunu söyleyen bir görgü tanığı ile bile konuştum. anlattıklarına göre normalde çok daha fazla kişi ölecekken kaybın az olmasının sebebi bir helikopter pilotunun seli elmadağdan gelirken görmesi ve gülveren ile demirli bahçe üstünde megafonla insanları uyarması. ( bu bana biraz tuhaf geldi ama polis helikopteri olma ihtimali var. ve bu megafonla uyarı olayını üç kişiden dinledim sanırım doğruluk payı var) bir de gülveren taraflarında eskiden kerestecilerin bulunduğu ve selin sürüklediği bu kerestelerin de can kaybında payı olduğunu söyleyenler var ki o biraz tartışılır.
    neyse bir kaç küpür ile olayı noktalıyalım
    1957
    1957
    faydalı link
  • hatip çayının taştığı sel felaketidir. o dönemde mesire alanı olarak kullanılan bentderesi bölgesi, bu olaydan sonra tümden yıkılmış ve hatip çayı yer altına alınmıştır. gerçekten sel yönetimi konusunda müthiş bir başarıdır bu yöntem (!). bazı kaynaklarda ankara faciası olarak da geçmekte.

    (bkz: bentderesi/@iwillshowyouwhatitmeans)
  • peder bey'in "hiç unutmam... ilk görev yerim ağrı'ya gitmek üzere tren garına doğru yola çıktığım gündü. hava günlük güneşlikti. bentderesi-dışkapı taraflarına hâkim, yüksekçe bir yerdeydim. önce sesi geldi. ama ne ses! uğultu lafı hafif kalır; böğürtü gibi bir şeydi..." diye hatırladığı; sel suları boyunca sürüklenen ev eşyalarından, ağaç kütüklerinden, insan başlarından, bebek beşiklerinden bahsettiği felaket...

    ölü sayısını, rahmetli kurthan fişek 196, sanki viran ankara adlı seçki ise 133 olarak verir. aynı seçkide, sel mağdurlarının bir kısmının yeni kurulan yenimahalle'deki seylap sitesi'ne yerleştirildiği de belirtilir.

    kaybın bu kadar ağır olmasında, "sel geliyor!" uyarılarının, gecekondularda oturan ahali arasında "inanmayın; evlerimizi yıkacaklar, boşaltmak için uyduruyorlar!" şeklinde karşılanmasının da payının olduğu söylenir...