şükela:  tümü | bugün
  • eski açıkta bile "olm amerikada gökdelene uçakla girmişler lan" geyiklerinin çevrildiği, sağanak altında sırılsıklam olmama rağmen tezahüratı bırakmadığım, gün sonunda da zatürre başlangıcı teşhisiyle yatağa düştüğüm muhteşem şampiyonlar ligi d grubu maçı.
  • ayrica bu mac umit davala'nin galatasaray'daki son maciydi, mac sonunda arkadaslari sanki kendisi jubile yapmiscasina onu omuzlarda tasidi. kendisi milan'a transfer oldu ama sonra tekrar galatasaray'a geldi. galatasaray bu maci sergen yalcin'in pasinda topla bulusan umit karan'in attigi gol ile 1-0 kazanmistir.
  • acıktakiler maca erken geldiği için kamikaze olaylarından haberleri olmadığı için sadece maca gelenlerden bilgi almaktadılar ve söylentilere göre bir ucak binaya çarpmıstır. ne olaylar hakkında ne de ölülerin sayısı hakkında bilgi vardır ve tesadüfe bakınkı mactan bir gün önce iki polis sehit edilmistir. acıktakiler aralarında "lan bunlar bizim polise değilde gider, abdlilere saygı durusu yaparsa ben durmam arkadaslar" der. saygı durusu başlar ve o anda protestolar ("yuhh" sesleri) acıktan yükselir. o anda yan taraftan, numaralıdan "susun" sesleri çıkar ve o anki kargaşada kapalı "türkiye" diye bağırmaya başlar. mac unutulur, o bağrışlar akılda kalır. yabancı basına malzeme olur. halbuki işin içinde farklı tepkiler vardır ama kimin umrunda.
  • az önce galatasaray tv'de tekrarı yayınlanırken şu ilginç detay gözüme çarptı: kapalının önündeki "gürbüz kaya'dan şampiyona başarılar" afişi. gürbüz kaya'nın en büyük seçim yatırımı bu olsa gerek. *
  • önce kapalı tribünün ortasının daha sonra tüm kapalının ''kahrolsun amerikan emperyalizmi'' sloganıyla 11 eylül olayları için yapılmaya zorlanan saygı duruşunu protesto ettiği maç. 11 eylül saldırıları maçtan çok kısa bir süre önce meydana gelmiş, maça erken girenlerin bir kısmının olaylardan haberinin bile olmadığı bir ortamda gerçekleşmişti. kapalı tribünün dünya televizyonlarına bile konu olan protestosu tamamen toplumun tüm katmanlarında hissedilen amerika antipatisinin ani bir refleks olarak dışarıya yansımasıydı.tribün gibi kaotik bir yapıda, yüzlerce farklı ideolojinin, sınıfsal katmanın bir arada bulunduğu karmakarışık bir ortamda, hiç organize olmadan, plansızca gerçekleşen ,o gün tribünde bulunan sağcı solcu herkesin sözleşmişçesine sergiledikleri bir tavır kesinlikle sosyolojik anlamda incelenmelidir. sokaktaki insanın duygularını dürüstçe dışarıya vurduğu kitlesel bir tepkiydi bu slogan. saygı duruşunda sessiz kalan kitleyle kapalının ortası arasında ufak atışmalar yaşanmış ancak tüm stad bir anda türkiye diye bağırınca olaylar unutulmuş ve maça konsantre olunmuştu. türkiye tribün tarihinin unutulmaz gecelerinden birisidir.
  • hayatımda izlediğim en zevksiz maçlardan biriydi. geçen galatasaray tv'de tekrar izledim. 90 dakikayı zor çıkardım. zorun neydi demeyin, yapacak başka bir işim yoktu. lazio'nun başında dino zoff vardı.
  • kendimi tam olarak maça veremediğimi hatırlıyorum. malum amerika'daki gökdelen saldırısı öyle bir şeydi ki etkilenmemek mümkün değildi. zaten bu galatasaray tribünlerine de yansımıştı. saygı duruşu yapıldı diye hatırlıyorum, ama benim algılarım halen devre dışıydı. bizimkiler eve geç geldiler, yorgundular. kanallar bangır bangır saldırı haberini geçerken yorumlar türkiye'nin bu durumdan ne derece etkileneceğini tartışıyordu. zira ülke krizdeydi zaten. annemin surat düşmüştü, gergindi. dışarda yağmur, evde beyni uyuşturan katalitik, sahada kırmızı formalı 2 yıldızlı cimbom vardı. cimbom yine vardı, savaşta ve barışta.

    maçın öncesini bile zar zor hatırlıyorum. yağmur çoktu, ıslanmak istiyordum, davala gidiyordu, ümit atıyordu. ümit'in striker olduğu dönemlerdi. maçı kazanmak iyiydi, maç sıkıcıydı. ara ara diğer kanallara geçiliyordu. gece bitmeyecek gibiydi.

    ve ertesinde es es lazio diye peşpeşe kurduğum cümleler vardı, anlamsızdım.
  • ümit davala'nın 79. dakikadan sonra galatasaray öndeyken bir tac atışını elindeki sargıyı bahane edip kullanmayarak zaman geçirdiği müsabaka.
  • o sezon oynanan şampiyonlar ligi maçlarının bir çoğunda göreceğimiz sergen yalçın - ümit karan iş birliğinin ilk ortaya çıktığı maçtır.
  • 11 eylül saldırısının olduğu gün bu maçı seyredenler vardı. neden var olduklarını bilmiyorum.