şükela:  tümü | bugün
  • macera dolu amerika'ya ayak basisimin 15. hayatimin degisisinin 1. gunudur desem yalan olmayacak bir saptamadir.. 11 eylul 2001 kariyerimi, hayata bakis acimi degistirmis ve beni sansli miyim yoksa sanssiz mi paradoksuna sokmus gundur.

    izah edeyim ;

    agustos 26 2001'de nuyork topraklarina adim attigim dakikadan itibaren gecirdigim ilk 1,5 senelik zaman dilimini cikarip hayatimdan atayim hic yasanmamis olsun deseler evet diyecegim bir ruh hali icindeyim her seyden evvel ama konumuz malum gun yapilanlar..

    derhal konuya gireyim 10 eylul aksami ertesi gun icin world trade center'a gitmek uzere plan program yapip yataga yatip akabinde alarmimi saat 7'ye kurdugumu dun gibi hatirlarim.. amerika'ya ayak bastiktan iki gun sonra evinde kaldigim teyzeme yaaa teyze okula daha 3 hafta var, para yok - arkadas yok bana bir hayir yap da bir tanidigina soyle bana gecici is versin dedigimin ertesinde teyzemin yakin arkadasi olan bir tanidigi vasitasi ile 10 gunluk gecici bir temizlik isi bulup 10 gun essekler gibi calisip hic unutmuyorum 450 dolari cebime koydugumu.. 10 eylul pazartesi idi ve isin son gunu olmasindan mutevellit cebime koydugum 450 dolar ile broadway yollarini tutup 54 yada 55 kosesinde yanilmiyorsam ismini simdi hatirlamadigim strip club'a girdigimde hayatimin degisecegini nerden bilebilirdim ki. nurettin strip club insan evladinin hayatini nasil degistirir ki diyeceklere de izahatim olacak - su yaziyi bitirin insan gibi sonunda anlayacaksiniz.

    istanbulda gecen 23 yillik hayatima ekledigim muazzam turizm ve otelcilik kariyerimi devam ettirmek amacli geldigim nuyork sokaklarinda yururken kulaklarimda cinlanan tek bir sey var o da buraya daha once gelip gitmis volkan'in anlata anlata bitiremedigi strip club anilari.. daliyorum iceriye akabinde double d ablalardan biri anliyor benim ilk tecrubem oldugunu direk yanasiyor.. private dance ister misin ? - istemez miyim.. volkan paso bol keseden sikti nede olsa, olm punduna getirdin mi agzina magzina aliyorlar diye.. daldik kosedeki rahat koltuklu bolgeye, izbandud kilikli bouncer'in bakislari arasinda ben ablama dokunamadan yaklasik 15 dakka falan bir erekte kaliyorum.. ben dur demedigimden ablam da 3 sarki devam ediyor performansina.. bilmiyorum soylememe gerek var mi ama ben o gece 450 dolarin en az bir 300'unu simdi tam hatirlamiyor olsam da o strip club'da bayila bayila veriyorum.. o zamanlar bilmiyorum ki brighton beach'e gitsem 150 dolara manken gibi rus sikecegimi..neyse, nerden nereye..

    trene biniyorum, evin yolunu tutuyorum yol boyunca kafamda tek bir sey var dusundugum allam ne olur ev bos olsun teyzem disarda olsun, acayip laptopu koyayim porno vcd'yi sarsila sarsila bosalayim cunku sikimdeki agri tarif edilecek gibi degil.. eve geliyorum teyzem, ve bilimum gereksiz insan aaa gunun nasil gecti, neler yaptin anlat, nasil begendin mi nuyorku.. kafami sikiyolar.. ulan sikim odun gibi olmus strip club'da kafami iki saat memelerin arasina gommusum ben ama kimsenin umurunda degil..

    neyse yemek yeniyor, benim agri biraz gecer gibi olmus, teyzem diyor ki yarin git sabahtan biraz manhattani gez, calisiyordun 10 gundur dogru durust bir yer gormedin diye.. aciyorum mezun.com'u bakiyorum gezmeye degecek yerlere ve programi soyle yapiyorum sabah 7'de kalk, kahvaltiyi saglam yap ki sehirde ota boka para harcama - karilarin memelerinin arasina kafayi gomecem diye 300 dolari birakmisim zaten keriz gibi - ilk durak world trade center, ordan cik battery park'a in ferry'e bin statue of liberty'e git, ordan cik empire state building'e git gor, bitir empire'i central park'a uzan vakit kalirsa da gir metropolitan'a yada natural science museum'a uzan.. offf programa bak mazzam, assagidan baslayip yavas yavas yukariya dogru komple manhattan turu.. bir sonraki gunun atraksiyonlarini dusune dusune sikimin de agrisini hice sayarak alarmi kuruyorum ve yataga uzaniyorum.. saat 1,5 gibi aniden uyaninca hayatim degisiyor dostlar.. o 300 dolarlik sik agrisi bugun belkide yasiyor olmamim yegane sebebidir.. sen nurettin kalk gecenin 1,5 unda 31 cekicem diye uykundan ol, sabahina 7'de alarm calsin - kalkama - akabinde malum olaylar olsun..

    nerden nereye hayatta da tutup kimseye anlatacagim bir olay degilken aniden 11 eylul gunu yapilanlar basligini gormemle beni de kagida kaleme dokturdun ya sozluk alacagin olsun..
  • annem babami aradi "size bisey olmadi di mi?" diye sormak icin.

    not: babam almanyadaydi.
  • kahvede king oynuyorduk. bir yandan da tv'de haberi takip ediyorduk. canlı yayına bağlanan yorumcunun biri çıkıp "bunu kesinlikle japon kamikaze pilotları yaptı, eminim" demişti. bir daha da tv'de görmedim o salağı.
  • fofeynk: aaa anne binalara uçak çarpmış!
    annem: o kadar yüksek yaparlarsa olacağı bu!

    ah anne ah...
  • 14 eylül tarihinde new yorka uçuyordum lisans üstü eğitim için. orada pahalı olur diye tedbiren gittiğim dişçiden dönmüştüm.

    annem: a x: xetex

    a: amerikayı bombalamışlar..
    x: he he.. tamam anne gitmeyeyim, bu kadar istemiyorsan.
    a: yok oğlum şaka değil.
    x: tamam anne offf.. yemek hazır mı?

    o anda televizyon açıldı. masanın üzerinde pasaport, bilet vs..

    zaten aynı sene kriz de patlamıştı. ben de ny yerine gebzeye bir fabrikaya gittim çalışmaya..
  • hayal meyal hatırlıyorum. okuldan gelmiştim evdeydim her yerde saldırı haberi vardı. dışarı çıktım kahvede tvde herkes haberi izliyordu. herkes saldırı üzerine konuşuyordu. hatta hiç unutmam, şu anda chpden vekil olan tuncay özkan o zamanlar kanal d genel yayın yönetmeniydi o yorumluyordu saldırıyı. babam eve gelince anlattı, patronu haberi alır almaz izlemek için gitmiş izlemeye. ertesi gün de okulda herkesin gündemi bu saldırılardı. sosyal medya o zamanlar hayatımızda olmadığından görsel yazılı basından takip etmiştik.

    kanallar genel yayın yönetmenleri, haber müdürleriyle yorumluyordu, 12 eylülde tüm gazetelerin manşetinde vardı. o zamanlar cem uzana ait olan star gazetesi 3. dünya savaşı manşetiyle çıkmıştı. yani herkes çok önemli bir olay olduğunu o an o gün idrak etmişti. nitekim öyle de oldu, yakın dönem dünya tarihinin kırılma anlarından biri. ileride 2000li yıllar belgeseli olduğunda ilk verilen başlıklardan olacak.
  • başvurduğum birkaç alman üniversitesinden kabul geleli kısa bir süre olmuştu. sözde istediğim ülkede, istediğim bölümü okuyacaktım. 4-5 eylül civarı almanya vizesine başvurmuştum. arada tanıdık olduğu için çok kurcalamadılar, 10 eylül günü arayıp, vizeniz çıktı, gelip alabilirsiniz dediler.

    11 eylül günü olaylar olduğu sırada konsolosluktaydım. olayları taksim'de bir büfede otururken televizyondan öğrendim.

    eve geldim. daha sözlük yazarı değildim. world trade center'a iki adet uçak girmesi başlığını okudum.

    2 hafta sonrasında almanya'ya uçtum. okula kaydımı yaptırdım.

    aynı akşam, alman tv'sinde "tipik bir teröristin portresi" başlıklı haber vardı. haberde tipik bir teröristi şöyle tanımlıyorlardı:

    - nüfusunun çoğunun müslüman ülkelerden almanya'ya kısa bir süre önce gelmiş,
    - 18-28 yaşları arasında,
    - muhtemelen öğrenci, teknik üniversitelerde mühendislik veya teknik bölümlerinden birinde okuyan,
    - almanya'nın büyük şehirlerinde ikamet eden,

    belli ki bana hoşgeldin partisi hazırlamışlardı.
  • haberler izlenirken;

    -ohaa! anne bi' uçak daha çarptı diğerine!
    +(mutfakta) yok oğlum tekrar gösteriyorlardır.

    he tekrar.
  • kardeşim doktorda sünnet olmaktaydı da, biz de ve gelmesini bekliyorduk o gün, o saatlerde. bir baktık ki sünnet edilirkene kuleler de yıkılmış. (bkz: kelebek etkisi)
  • 4 eylül günü tren tur kartı ile türkiye turuna çıkmıştım. sevgilim beni terk etmiş, izmir cehennem gibi sıcak ve okulun açılmasına daha var ve tren kars'a kadar gidiyor. eskişehir, ankara, çankırı, ankara'dan sonra niyetim kayseri'ye gitmekti.

    11 eylül sabahı. ankara'dan trene binmek isterken otostop çekeyim dedim, gülşehir'e giden iki kuzene denk geldim. yola çıkmış gidiyorduk. kırıkkale, keskin, kırşehir derken hacıbektaş'a gelmiştik. rica ettim hele bir soluklanalım, dede'ye ihtiram edelim dedim, olur dediler.

    ve telefon: "duydun mu ikiz kulelere uçak girdi, dünya yıkılacak". arabanın radyosu bozuk. derdimi unutup volkmenin radyosunu açtım. bu arada yola çıkmıştık. düz ovada, fm çekmeyince sanırım orta dalgadan arap radyolarından biri denk gelmişti. "markaz-ul ticaret" gibi bir laf duyuyordum.

    neler olacağını konuşmaya başladık, ikinci dakikada yol arkadaşlarımın ülkücü olduğunu öğrendim. gülşehir'e geldik, inecektim ki beni nevşehir'e kadar bırakmaya karar verdiler. ikinci otostopla da nevşehir'den kayseri'ye geçtim.

    gecenin vakti yerleştiğim buram buram taşra kokan bir pansiyonun lobisinde tavana tutturulmuş bir televizyonda galatasaray'ın maçı vardı ve 1-0 yenmiştik. sevincimi de, merakımı da yarına ertelemiştim.

    (bkz: 11 eylül 2001 galatasaray lazio maçı)

    12 eylül. klasik küfürlerimle uyandım, kenan evren'in kulaklarını çınlattım. kayseri tren garı'na gelip bütün gazeteleri açtım ve okumaya başladım. ertuğrul özkök "gelin itiraf edelim" diyordu.