şükela:  tümü | bugün
  • merhaba. böyle şeyleri yazmak dünyanın en saçma şeyi. ama el mahkum insanın yapacak başka bir şeyi kalmıyor.
    olay şu :
    bugün saat 19.00 civarlarında havalimanina doğru metro ile gidiyordum. kocatepe durağına geldik derken. bezmi alem hastanesinde bir rahatsızlığım için doktorla görüşmem vardı. ondan çıkmış yorgun,bitkin,bitik bir haldeyim. 3 saatlik uyku ile duruyorum.
    başımı tutacaklara dayamış bir halde kendimden geçmiş mayhoş bir halde yolculuk ediyorken derken içeri biri girdi. nerden bilebilirdim ki çok geçmeden bana hayatımda gördüğüm en güzel kız olarak geleceğini.
    3 5 saniye geçmeden yanıma yaklaştı. konuşmaya başladı. anlamadım ilk başta elinde muhtemelen forum istanbuldan yaptığı alışveriş çantaları. benim aklımda ise berbat bir günün yorgunluğu..
    " beşiktaş'a nasıl gidebilirim? " otogardan mi binmem lazım ? " sorularını duyar oldum.hemen ardından bir sessizlik oldu. kızın yüzüne bakınca nutkum tutulmuştu.
    [ o ilk görüş , ilk nutkun tutulması , ilk heyecan, kalp çarpıntısı.. ]
    çok çok güzel bir kızdı. daha önce özellikle üniversite dönemimde onlarca kız arkadaşım oldu. bir dönem çok çapkın biriydim. 1 yıl okuyup bıraktığım yeditepe üniversitesinde manken arkadaşlarım olmuştu. yani az çok kız görmüştüm. yabancı, çekingen pısırık biri değilim.

    3 -5 saniye sessizliğin ardından isterseniz zeytinburnunda inin. oradan tramwaya biner kabataş'a geçersiniz dedim. belki bunu biraz daha metroda kalmasini istedigim icin bile demis olabilirim.
    tamam demişti ama buraların yabancısıydı. anlamaz gözle bana bakıyordu. bir anda içinde bulunduğumuz metro bir varoşhane kız ise fransız jet sosyetesinden biri , bir anda içinde bulunduğumuz metro bir bataklık, kız ise" bataklıkta bir gül "gibi gelmişti. :)

    2 3 durak şaşkınlıkla kızın güzelliğini düşleyerek - yanında baksana mal" sessizce durdum. bu yolculuğun hiç bitmesini istemiyordum. konuşmalıydım. bir şeyler demeliydim. ama bir sebepsiz neden beni engelliyordu. merter’e yaklaşırken ağzımdan birkaç söz çıktı. merak etmeyin ben de ineceğim. hemen yakında zaten isterseniz sizi bırakırım.
    çok teşekkür ederim harika olur dedi.
    yolculuk bitti. turnikelerden geçiyorduk. çok da uzun olmasını istediğim ama çok kısa olan o zeytinburnu metro durağı yürüyen merdivenlerinde sessizlik bozuldu.

    -yanlis anlamayin boyle geliyorum ama lütfen dedim.
    bu aptalca söz kendine güvenmeyen bir malın sözleriydi. ama ne yapmaliydim o aptalca anda o güzel kıza sadece bunları diyebildim.
    -yok yok. ben zaten içeri girdigimde siz diger insanlardan cok farkli duruyordunuz.hiç cekinmeden direk size geldim size sorayim dedim dedi,gülümsedi.

    ( sanirim kiz bana bataklikta gül demek istemisti yukarida yazdigim igrenc tamlama, sanirim berbat bir yesilcam filmiydi;) )
    o an ben de gülümsedim. bu iltifatvari gelen kelimeler silsilesi sonunda- ne bokuma güven tazeleme amacıyla belki
    -bu arada ben de ögretmenim dememle son buldu. ( dunyanin en pis camialarindan biri ogretmenlerdir oysa)
    - ben de caglayan adliyesindeyim dedi. ( avukat mi katip mi ney tabii ki soramadim umrumda zaten degildi )

    merdivenler bitti. herkes bize bakıyordu. kız o kadar güzeldi ki teyzeler yaşlı amcalar benim ne diyecegimi merakla bekliyor gibiydi.
    buyrun dedim burdan asagi inerseniz tramwayla kabatasa gidebilirsiniz.
    tamam dedi cok tesekkur etti. sizi tanidigima cok memnun oldum dedi.
    aptallastim ne yapacagimi bilmiyordum. ısterseniz turnikelere kadar eslik edeyim bile diyemedim. aksine
    buradan da gidebilirsiniz herhalde dimi kabatasa diye berbat bir espri yaptim.
    gulumsedi. evet evet dedi ;)
    hikaye bitti.
    tadinda bitti. ya da bitmedi.
    bitse yazmazdim
    bir bok olacagi yok neden yazdim. kendimi tatmin etmek icin sanirim. ne tatminligi hayatimda ilk defa bir pisiriklik yaptim. gordugum ilk goruste bayagi bayagi cok etkinlendigim , durusu bakisi guzelligi ve nedendir bilinmez hic tanimadan uyandirdigi asillik hissi.. muazzamdı.
    zamandan keyifli bir rüya çaldım.

    belki 3 5 hakaret sozlugu ne hale cevirdiniz ulanlar bilmem neler gelir de kendime gelirim. lutfen yazin da baslik
    gorunsun ;) 2006 dan beri sozlukte yazarim . 2008 den beri bu hesabimi kullaniyorum .aslinda kullanmiyorum yazmiyorum. neyse iste.

    güzel bakan güzel konuşan kız beni bir bul be ;) bir merhaba daha demeye ihtiyacimiz olabilir. olmaya da bilir ;) pasa gonlun keyfin isterse bana ulaşabilirsin burayı milyonda bir okuyup üye olup bana mesaj atarsan , ömrümde son defa bahtiyar olabilirim.

    [hayatımın en mutlu anıymış,bilmiyordum. bilseydim bu mutlulugu koruyabilir miydim ? her sey de bambaska gelisebilir miydi? ]

    evet hayatimin en guzel anlarindan biri oldugunun farkindaydim. siz diyin pisiriklik ben diyeyim ilk defa tadında bırakma.. her seyin farkinda olarak bombok etmemek icin zamanda bir 10 dakikalık rüya olarak kalmasi icin bilerek isteyerek sustum , hiçbir şey yapmadım.
    o zaman niye yazdın ? ıste o da celiski olarak kalsin.

    özet : bir kızla tanıştım. ama tanisamadim. adres soran bir yabanciya iki guzel bakti guzel laf dedi diye etkilendim. ve cesaret edip hicbir sey yapamadim

    ama güzeldi be.. büyüleyiciydi,çok güzeldi ne yapayım..

    zeytinburnu durağından tekrar metroya bindim. tam o anlarda beni defalarca aramış olan boşboğaz berber erdal abimin dükkanına gectim. oradan da tutmadigimi herkesin bildigi orucumun iftarini actim.
    hikaye bitti.
    erdal abinin hunharca yemek yiyişini seyrettim.
  • (bkz: bi siktir git dedirten başlıklar)

    valla sedat, sen gittikten sonra sözlük çok bozdu. atın bunları güzel kardeşim. atın valla atın ya.

    (bkz: bak vallahi bak 155'i ararım)

    sözlüğe her gün resmen kürtaj yapiyelear
  • şimdi gençler, siz bilmezsiniz ama zamanında itiraf.com diye bayağı popüler bir site vardı. bir de oranın platonikim diye bir bölümü vardı, insanların açılamadığı kişilere duygularını yazdığı bir yer. bir gün bir baktım, o bölümde resmen beni* anlatan bir itiraf var. emin olamadım, kimliğimi gizleyerek mesaj attım yazana. evet evet, kesinlikle bendim o bahsettiği ve o gün benimle konuşamadığı için çok üzgündü. yalnız şöyle bir şey var ki tamamen yanlış anlamıştı olayı arkadaş. bir yerde otururken görmüş, beğenmiş, o da yetmemiş, ben de ona bakıyorum sanmış. çok şaşırmıştım, öyle birini gördüğümü bile hatırlamıyordum çünkü. bu kızımızın da benzer bir şaşkınlığı yaşayacak olma ihtimalini es geçmemeli kısacası. "iyi ki bir yol sorduk, neler neler kurmuş" dedirtmek istemez sanırım kimse.
  • neden bu başlıklar hep linç ediliyor ? sözlük zaten ne hale gelmiş kimsenin özellikle yönetimin umrunda mı sizce.
    haklısınız belki ben de aptalca bulurdum boyle basliklari saçmalık tabii ki ama bu hicbir seyi begenmeyen insanlarin buyuk cogunluk oldugu, gercekligin yok oldugu bu yerde her şey mübahtır artık.
    size böyle basliklar müstehak !
    kızın da ilgisi oldugunu dusundugum,anladigim icin yazdim.ama cok da ciddi niyetle yazmadim.icimi dokecek bir mecra, basit ama benim icin keyifli bir 10 dakikayi betimledim.
    tabii ki sizin umrunuzda degil ama nefret kin kusmaya devam etmeyin.
    az kullandigim ki bu bile 10 seneden fazladir yazar olan hesabimla basimdan gecen kucuk bir hikayeyi anlatmak ne kadar buyuk bir suc olabilir ? şu format kural kalmamis sozlugunuzde..

    ınsanlara her seye mutsuz umutsuz gozle bakmaya devam edin siz.
    dedigim gibi size boyle basliklar mustehak.