şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---
    üst edit 3: kanzuk'a bu entry'de ve altında yazılanlara cevaben yapmış olduğu açıklama için teşekkürü borç bilirim.

    üst edit: yazar bu mektupta düşünce özgürlüğünü suistimal edilebilir bir olgu olarak görmekte ve düşüncelerin kapsamından ziyade ifade ediliş şekline ve amacına dikkat etmektedir. rahatsız olduğu konu da budur. atatürk hakkında her ne söylemek istiyorlarsa girsinler mustafa kemal atatürk başlığına yazsınlar. her gün sol frame'e bakıp birileri tarafından art niyet ile sinirlendirilmeyi hak etmiyorum. hak etmiyoruz. bunu bize reva gören yönetime de buradan isyan ediyorum.

    üst edit 2: bu edit protesto ile alakalıydı. ancak kanzuk cevap verdiği için önemini yitirdi ve kaldırmayı daha uygun buldum.

    --- spoiler ---

    (bkz: kendisine atatürk soyadını koyan liderin niyeti)
    (bkz: atatürk yönetimdeyken olan bilimsel gelişmeler)
    (bkz: atatürk'ün kurtuluş savaşı'na etkisi)
    (bkz: kanunla kıyafet değiştiren lidere tapan halk)
    (bkz: 10 kasım anıtkabir'i ziyaret ibadeti)
    (bkz: atatürk'ü sevmeme hakkı)
    (bkz: laikçilerin tahrik etmeden kutlama yapamaması)
    (bkz: 10 kasım 2016 istanbul köprü trafiği)

    bu kadar karaktersiz insan nasıl bu sözlüğe doldu kanzuk? hadi doldurdun, niye bunları tutuyorsun? düşünce özgürlüğünden dolayı mı? peki bu adamların derdi düşüncelerini ifade etmek mi gerçekten?

    bu sözlük daha çok muhalif görüşte insanlarla dolu. ve hemen hepsi atatürk'ü seven, ona çok değer veren insanlar.

    oysa bu başlıkları açan yazarların son entry'lerine bak, hemen hemen sadece politik ve bu sözlükteki %99'luk kesimi rahatsız edecek tarzda entry giriyorlar. kasıtlı yapıyorlar.

    ben buradaki herkesin düşünce özgürlüğünü destekliyorum. ama ekşi sözlüğün bizlerin hayatında bir misyonu var. ve ekşi sözlük bazı ortak görüşte insanların bulunduğu sosyal bir mecra. biz buraya gündeme dair bir şeyler okumak, biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek için giriyoruz. stresli, yoğun bir günde rahatladığımız bir platform burası.

    hiçbirimiz bu saçma sapan başlıkları sol frame'de görüp sinirlenmek istemiyoruz. engelleyince kalksin dedik o da yok.

    bu arkadaşlar düşüncelerini twitter'da, facebook'da, medium'da falan ifade etsinler. eger ayni basliklari surekli acmakta israrcilarsa. kendilerine bir blog açsınlar. alsın özgürlük onların olsun. ister sövsünler ister dalga geçsinler. umrumda değil.

    ama ben bu insanları sol frame'de görmek istemiyorum.

    kimse istemiyor.

    bu kadar insanın talebini sözlük yönetimi neden yok sayıyor? son zamanlarda bu başlıkların oranı iyice yükseldi. ve artık sözlüğe giresim gelmiyor.

    bu sözlüğü harcama kanzuk, bu insanları buradan uzaklaştır. ya da karması düşük olan yazarların başlık açmamasını yahut siyaset kanalına başlık açmamasını falan sağla.

    bu insanlar kimseye bilgi verme niyetinde değiller. kimseyi eğlendirme niyetinde değiller. bu insanların tek bir derdi var, ölesiye nefret ettikleri biz muhalif kesimi sinirlendirmek.

    ve bunu başarıyorlar. buna sen izin veriyorsun.

    bu nedenle seni bireysel olarak protesto etmeye başlıyorum.

    konu hakkında bir gelişme olana kadar sözlüğe entry girmeme kampanyası başlatıyorum.

    ve bu konudaki duyarlı yazarların desteğini bekliyorum.

    edit: bu yazarların yaptığı düşünce özgürlüğü ile savunulamaz. kasıtlı olarak belli bir kesimi sinirlendirmek ve huzurlarını kaçırmak için bunu yapıyorlar.

    mesela lord eddard stark, bu yazarın nick'i ile alakalı bir tane entrysi yok. açın inceleyin. ne game of thrones başlığında ne de a song of ice and fire başlığında bir tane entry'si yok.

    normal bir yazar gibi davranıp arada bir bu iğrenç düşüncelerini paylaşsalar bunu düşünce özgürlüğüyle savunabiliriz. ama bu insanların beli bir derdi ve misyonu var.

    o nedenle yaptıkları düşünce özgürlüğüne sığmaz. düşünce özgürlüğünü suistimal etmek olur olsa olsa.

    edit2: düşünce özgürlüğü ile ilgili bir edit daha yapmak istedim.

    hadi bir metafor kuralım. aynı muhitte oturan bir tanıdığınız var. arada bir rastlaşıp havadan sudan konuşuyorsunuz. laf lafı açıyor ve adam sizin hiç duymak istemediğiniz düşüncelerini ifade ediyor. düşünceye katılmıyor ancak düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı duyuyorsunuz.

    hiçbir problem yok.

    ama şimdi aynı adamın her gün gelip siz daha lafı açmadan düzenli olarak sizin kırmızı çizgilerini ihlal ettiğini, sırf sizi sinir etmek için, art niyetli bir şekilde, aynı konulardan bahsettiğini düşünün.

    ya arkadaş tamam sen öyle düşünüyorsun da gözüme sokma bu benim hoşuma gitmiyor diyorsun yok. adamın niyeti çünkü kötü.

    şimdi böyle bir adamın yaptığı düşünce özgürlüğüne sığar mı? yoksa düşünce ve ifade özgürlüğünü suistimal mi etmektedir bu adam? bu kadar rahatsız edici başığın açılmasının sebebi bu insanların düşünce ve ifade özgürlüğü değil, bu özgürlüğü kasıtlı ve art niyetli olarak suistimal etmeleridir.

    sözlük de bu konuda bir önlem almalıdır.

    edit3: kasitli bir sekilde belli gruplari incitmek icin hakarete varan üslupla entry giren hicbir yazari gormek istemiyorum ben. olay sadece bizim ustunlugumuz degil. 3 entry den birinde müslümanları asagilayanlar da bu trollerden farksiz. pkk savunuculugu yapmak icin arka arkaya entry girenler de. ama bu insanlara nadiren rastliyoruz. cünkü cogu bir kasıt tasimiyor. sadece kendini ifade ediyor. eleştirdigim insanlar her gün gündemler. amaclari ifadeden daha fazlasi.

    tekrar söylüyorum, ben bu insanlarin ifade özgürlüğüne karsı degili. art niyet taşıyıp bu özgürlüğü suistimal etmelerine karsiyim.

    edit4: (bkz: 2000 favori alan entry'nin debeye girememesi)
  • kanzuk'un pek umursamayacağı mektuptur.

    edit: umursadı ve cevapladı. teşekkür ediyor, konunun takipçisi olacağımı iletiyorum.
  • biz de yeni yazar olduk ama en azından jargonu biliyoruz. kaldı ki ssg zamanında okuyodum sadece çok büyük haz alarak okuyordum. ama gerçekten bu ne la böyle.
  • desteklediğim mektuptur.

    (bkz: kanzuk bey bu bir isyan olabilir mi)
  • ben de destekliyorum. her sey eskisine donene kadar bu yazdigim son entry olsun.
  • artık gına getiren bu tiplerle ilgili başlık açılması gerekiyordu. hatta geç bile kalınmıştı. bu yüzden güzel bir konuya dikkat çeken hede.

    adam haklı. destek veriyorum.
    ilgili entry'de bahsedilen tipler artık sözlükte barınmamalı, barındırılmamalı.
  • mektubun ana fikri şudur;

    düşünce özgürlüğünü savunuyorum fakat benim gibi düşünmüyorsanız siktirin gidin.

    bu tavır bana birisini hatırlatıyor. kafası basanlar anladı bile.
  • fikir beyan etmek ile hakaret etmek arasındaki "kalın" çizgiyi aşan başlıklar nedeni ile desteklediğim mektuptur.