şükela:  tümü | bugün
  • az önce başıma gelen bir olayı yazıyorum;

    uzun süre sonra, kısa süreliğine türkiye'ye tatil yapmaya geldim. park içerisinde bir tane 180 boylarında, 35 yaşlarında gencin yoğun uyuşturucu etkisinde olduğunu gördüm. hareket etmiyor, olduğu yerde dikiliyor ve sallanıyordu. ileriye doğru gitmeye çalışıyor, gidemiyor, ancak cüssesi yüzünden herkesi korkutuyordu. bir süre takip ettim. alkol mu uyuşturucu mu olduğunu anlayabilmek için. uyuşturucu olduğunu anladığımda telefona sarıldım.

    evet, yapmam gerekiyor mu gerekmiyor mu burası beni çok ilgilendirmiyor. ancak, bu yapmam gereken bir şeyse ve ben yapmamışsam "sessiz kalarak suç işleyenlerden" olmak istemediğimdendir. sessizlikte suçtur bilirsiniz ki.

    155'i aradım, ihbar verdim (14.08.2019 - 00:18 - 25 saniye). hanımefendi güzelce aldı isteğimi, kapattı telefonu. ekibi yönlendiriyorum dedi.

    uzaklaştım, gittim alışveriş yaptım döndüm. kişi hala oradaydı. zaten öncesinde bir süre izlemiştim. 112'yi aradım (14.08.2019 - 00:26 -2 dakika). telefondaki şahıs başka birine yönlendirdi. yönlendirdiği kişi "ekip yönlendiriyoruz" dedi ve uyuşturucu olduğunu anladı.

    sonra bir telefon geldi 112'den (14.08.2019 - 00:29 - 49 saniye);
    - "beyfendi hasta ayakta ise, bizlik bir şey yoktur. yerde yatıyor ise, biz müdahale ediyoruz. birilerine saldırıyor ise polisi arayın. saldırmıyor ise yarım saat içerisinde kendisine gelir zaten, hiçbir şey yapmanıza gerek yok" dedi. bu konuşma birebirdir. takiben hiçbir şey yapılmayacağını anlayınca eve döndüm.

    sonrasında bir telefon daha geldi (14.08.2019 - 00:41 - 30 saniye)
    - ekipler geldi, nerdesiniz? inip yönlendirin ekipleri.

    indim, yönlendirmek için. ambulans personeli ile geçen konuşmayı birebir yazıyorum;
    112 personeli - hani nerde hasta?
    ben - gelemeyeceğinizi söylediğiniz için telefonda, parkta başında durmak yerine eve gittim. şimdi de göremedim, arkada parkın başındaydı.
    112 personeli - yok yani hasta? tamam sus. bitti tamam. (birebirdir konuşma)
    (surat ifadesi, hareketleri, öylesine dengesiz ki, muhtemelen bu personel için 112 çağırmak gerek diye düşündüm açıkçası. uyuşturucu almış genç gözüme çok daha dengeli gelmeye başladı o an)
    ben - beyefendi neden gitmemi söylediniz o halde? başında beklerdim ben. size neden durduk yere yalan ihbar yapmışım gibi davranıyorsunuz?
    112 personeli - tamam bitti. sus. polis orda, polise git ifade ver.

    polise gittim (aralarında 10 metre mesafe var)
    ben - neden herkes sitemli bir tonda, kavgacı bir tutumla, yalan ihbar vermişim gibi davranıyor. yalan ihbar versem buraya neden geleyim ki?
    155 personeli - (küçümser ve gülümser bir tonda) hasta nerde?
    ben - parkın başında duruyordu. 45 dakikalık olay. hem biz izledik, hem siz geç geldiniz, hem 112 personeli "yarım saate kendine gelir, bizlik bir şey yok" dedi ve eve gitmeye yönlendirdi bizi, haliyle nerde hasta bilmiyorum. parkın başında ayakta duruyordu.
    155 personeli - (hiç tonunu bozmadan aynı küçümseme tavrında, doğru düzgün cevap dahi vermeden, araçlarına dönerek) tamam.

    yahu devlet başkanımısın sen? sen benim refahım için varsın, ben senin refahın için varım. sen beni, ben seni koruyacağız, destekleyeceğiz, değil mi? 112'sin diye herkes klinik hasta, 155'sin diye herkes seri katil değil. mesleği edinmek ve mesleği icra edebilmek aynı şeyler değil.

    yani, kara cahil olsam, eyvallah derim. düşünmem bile üstüne. yalnız ülkesine değil, dünyaya kendini kanıtlamış bir mühendisim. sahte ihbar yapabilecek düzeyde birini sen konuşmasından algılayabiliyor olman gerek. algılayamadın diyelim, görüntüsü karşında. hiç adamın profili sahte ihbar profiline benziyor mu? ya da geç bunu, "gel kardeşim merkeze, varsa bu adam kameralardan kanıtlayalım". 5 tane vakaya bunu yapsan, haberlere çıkarsan, 6. vakayı yaşamazsın. ayrıca sen nasıl bir teşkilatsın ki yapılan aramaları takip etmiyorsun? biri 112'ye gitsin derken, diğeri ihbar verene "boşver eve git" diyor, ihbar vereni pişman ettirip bir daha aratmamaya çalışıyorlar. hiç çalışmayın, sadece maaş alın, bu mu beklentiniz? bu değilse, ben vatandaşlık görevimi yapıyorken, sende mesleki görevini yapacaksın. ve bunun sitemini bana değil, sitemi yapman gereken yerlere yapacaksın.

    çalışma şartlarının yoğunluğu, sahte ihbarlar, ne olduğu belli olmayan hastalar, garip vakalar.. arkadaş, bu mesleği edinirken nypd haberleri mi izliyordun ülkenin haberlerine bakmak yerine? belki de sıkıntı senin eğitimsizliğindir ne dersin?

    edit: ilave gereği duydum.

    var böyle dengesiz yazarlar: @etmaynkil
    ben türkiye'de yaşamıyorum. burada ambulans donanımını bilemem. birebir duyduğum şeyi söylüyorum size. buraya yazmamın nedeni de "112 personeli gibi davranan kitleye ulaşmak değil", kardeşim şöyle bir yol izle, şikayette bulun diyen kitleye ulaşabilmek. birkaç arkadaş bu konuda ulaştı, cimer önerdiler. eğer 112 aracının ön kısmında yapılan konuşmaları kaydeden bir mekanizma var ise, bu konuşmanın birebir olduğu gerçekliği ile önce 112 çalışanını şikayet etmek istiyorum ben. çünkü konuşmaları duyan bir yargı mensubunun vereceği karar nettir. "sus bitti sus" gibi tavırlarda tam senin verdiğin cevaba benziyor. ne de olsa kişi kendi kapasitesi kadar görür karşı tarafı. 1 litrelik su şişesine 5 litre su sokmaya çalıştığın için, bu cevabı veriyorsun, sen cevap verme, boşver.

    bir diğer konu, yazar orda burda şurda diyeceğinize, olaya odaklanıp yardımcı olmaya mı çalışsanız acaba? ne işimi biliyorsun, ne hayatımı, ne de nerelerde ne amaçlı bulunduğumu. tek yaptığın internete girip, kendi umutsuzluğun ve mutsuzluğunu başkasına saçmaya çalışmak. ne farkın var "tanımadığı insanı bir gruba sokup sahte ihbar yapmıştır tavrına bürünenlerden".

    postun amacı; tecrübeli birinden yardım alıp, gerekli aksiyonu almaktır. ben üşenmem, 100 kere olsa 100 kere ararım. yarın siz aramamazlık yapmayın diye, bu personeller 112 ve 155 teşkilatının adını çıkarmasın diye uğraşıyorum. üstelik burda bile yaşamıyorken.

    edit:
    özel mesaj aracılığı ile gelen mesajlara ve burada yayınlanan mesajlara gelişine vurasım geldi doğrusu.

    1- olay bar önünde değil, sakin bir mahallede, hiçbir gece mekanı olmayan bir mahallede, bir çocuk parkının içerisinde gece yarısı yaşanıyor. yakınlarda birilerinin içip, yol kenarında sızabileceği bir muhit değil orası. madem bilmiyorsun, karalama.

    2- 112 ayakta hastaya gelmez ise, telefonda bilgi verir, gelmem diye. nitekim, telefonda verilen bilgi de "ayakta hastaya gelmem" biçimindedir. bende saygıyla, tamam diyip telefonu kapatıp eve gidiyorum. yukarıdaki şikayet konusu, gelmem diyip, gelen ve ihbar vereni zan altında bırakanlara hitabendir. aradım, bilgimi aldım, kapattım. sen hem olay yerine geliyorsun, hem de adam azarlıyorsun. ben mi dedim "yok kardeşim gelmek zorundasın" diye. sen o telefonu, "biz gelemeyiz kardeşim" dedikten sonra, benim anlayışla karşıladığımı gördüğün ve troll olmadığımı anladığın için zaten o ambulansı buraya yönlendirdin. sen, benim telefondaki nezaketime hürmeten, gerçekten gereksiz olmasa göndermeyeceğini bildiğin için, kafana takılacağı için yönlendirdin. çünkü bölgeye bu nedenle çağırılan muhtemelen ilk aramayı aldın.

    3- başka bir tecrübeme ithafen, donanma komutanlığında helikopter mi var diyen kara cahil. değirmendereden selam göndereceğine, değirmendereden donanma komutanlığına gir ve karşındaki 6 helikopter pistini gör. konser verilen alanın yanında bulunan pistler, tenis kortlarının oradan itibaren başlar. daha ileride, çok daha farklı pistler de var. türkiye'nin en büyük donanması, bir zamanlar dünyanın en büyük donanması olan, en az kurmay albay tarafından yönetilen ve sık general ziyareti alan bir yerde, helikopter pistinin olmadığını düşünme cehaletin, seni yerin dibine sokmuyorsa, zaten sana bu mesaj aracılığı ile gelebilecek elektronlar sana hiç etki etmeyecektir.

    4- aldıktan sonra ne yapacak kısmına odaklananlar sayesinde, bu arkadaşlar tüm gün bonzai kafası yaşayabiliyorlar ya zaten. kardeşim, sen o adamı sürekli almak zorunda bırakacaksın bunları. bu onların "vaka istatistiklerine yansıyacak". takiben, devlet alacağı önlemleri arttıracak. sen polisin bunu almaması gerektiğine odaklanır, bu konuyu normalleştirirsen, yarın çocuğun için çağıracak polis bulamazsın. bu ülkede bunu kontrol etmediğinde, uyuşturucu "ilkokula kadar sıçramıştı". şimdi otur düşün, neyi karalıyorum diye. 112 ya da 155 buna da bakmasın kardeşim diyemezsin. ayrı bir ekip oluşturursun gerekirse bu vakalara özel. 112 arandığında "uyuşturucu ekibi" yönlendirirsin. çok mu zor? bu yüzden sen düşünme, bırak vaka sayısı artsın, adamlar önlem alsın.

    5- 112'nin nasıl çalıştığını, olay yerine nasıl gelmesi gerektiğini anlatmaya çalışan kitle.
    simplified- 100 çağrı/talep, 10 ambulans // 1000 çağrı/talepi 100 ambulans.
    bir şeye ihtiyaç var ise önlemini alacak kişi devlettir. sen neden vekil seçtiğini anlayamadıysan, bu senin sorunun. 112 yoğunlaştığında ve yetişemediklerinde, basın gücü ile halka açık bilgi verirler. kardeşim yetişemiyoruz, bu vakaları aramayın diye. bunu gören devlet, madem böyle bir şey var, gelin bu vakaları ayıralım ya da 112'nin gücünü arttıralım der. ancak gel gör ki, cehalet yalnız burada değil, basın mensublarında da bulunuyor ki en çokta yalan aramaların reklamını yaparlar, ihtiyaca odaklanmazlar. yalan aramaların reklamını yaparken, bunu eğlenceli hale getirirsen, ahmet-mehmet de şansını dener. sen şimdi durduk yere teşvik etmedin mi adamı? neye yaradı o güzelim 112 basın gücü ile yardım talebi?

    ----
    6- mart 2014, yazmayacaktım yazayım da susun istedim. kardeşim için bursa'da ambulans ve polis aranıyor. saat sabah 4:45. olay yerine uzaklık 10 dakika. konu trafik kazası. birçok araç duruyor. 9-10 araç, kardeşimi arıyorlar. herkes peşpeşe 112 ye 155 e çağrı bırakıyor. kamil koç sürücüsü otobüsle yolu kapatıp, insanları kazaya yardım etmeye zorluyor. bak kardeşim, 10 dakika mesafeye 2 saat 50 dakikada geldiğin için, "ne de olsa ölmüştür, sürücü bulunamamış" dediğin için, benim kardeşim orada bekleyerek öldü. ben istanbul'dan olay yerine yetiştim. sen o sessiz ve durgun gecede, her yerin boş olduğu ortamda, ne polisi, ne ambulansı yönlendirebildin. savcı senden önce geldi olay yerine. öte yandan, doktor ya da ambulans görevlisi hiç gelmemiş olsaa gerek ki, bilirkişi raporuna kardeşimi 30 cm küçük, 5 yaş büyük, 30 kilo az yazmışsın. 6 kişinin zor taşıdığı bir cengaveri, sarhoş kafayla mı analiz ettin sen? geç bunu, olay yerine geldiğini beyan ediyorsan, neden ıslak imzan yok belgede? neden hastane müdürü senin adına imza atıyor? yeni mezun olduğun ve skandala neden olduğun için mi? yargıya taşındı, dava açıldı. 5 yıldır sürüyor davası. 90 bin tl verip susturmaya çalıştılar. yargıtaya kadar gitti konu. kazandık denildi, savcı yön değiştirdi. tekrar temyiz, tekrar bilmem ne. sonuç? bok gelir sonuç.

    ben tüm ailemi, tanıdıklarımı bu ve buna benzer nedenlerden kaybettiğim için bu ülkeden siktirip gittim. nereye gidersem gidiyim, aynı kanı taşıyorum. insan çıktığı deliğe sahip çıkıyor. ister annen olsun, ister vatanın. türklere uzatılan en ufak kötü söze yurt dışında göğsümü gere gere tek başıma cevap veriyorken ben, siz türk bozmaları nasıl bir kara cahillikle yok oluşa tam gaz gidiyorsunuz, anlamak mümkün değil. aslında gayette mümkün, ancak konusu burası değil. 112'yi arama ile ilgili kendi başına kriter yaratmaya çalışan, olay vaka incelemesinden bir haber olan nesle, bilişsel bilim ve psikoloji analiizi sunacak değilim.
  • rezalet puanı 1 veren parmaklarinizi sikeyim. işte bu yüzden bu bok çukuru ülkede yaşamayı hak ediyorsunuz amkdumun comarlari sizi.

    adam her modern ülkedeki sorumlu vatandaş gibi ihbar etmiş. sorunlu ülkemizin sorunlu personeli yanlış yönlendirmeler yapmış. geldiği zaman da hepinizin tahmin edeceği üzere muhtemelen aynen baslik sahibinin dediği gibi ancak yeteri kadar ifade edemediği gibi, amcik amcik hareket etmişler neredeyse her zamanki gibi. sonuçta adam/kadin da buraya rezalet diye yazmış.

    o adama/kadına göre rezalet, ama köpek çekilmeye alışılan comaristanda normal ve sıradan.

    rezalet anlayışıniza sokayim.
  • dayım yanımda kalp krizi geçirdiği esnada 112 yi aradım ve telefonu açan hanım efendi telefonu dayıma vermemi isteyip neyi olduğunu kendinden duymak istediler. cumartesi günü belgrad ormanına 45 dakikada geldiler. geldiklerinde dayım çoktan rahmetli olmuştu. o 45 dakikada yaşadıklarımı ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. üstünden aylar geçmesine rağmen rüyamda onu hastaneye yetiştiriyorum.
  • yıllar önce olmuş diğer anılarımı da paylaşmak istiyorum ilk postumdan bağımsız olarak;

    bir zamanlar burda yaşarken, o kadar aşinaydım ki nasıl davranmam gerektiğine. telefonda hangi kelimenin onları tetikleyeceğine kadar çok net biliyordum.

    -- vaka 1 - 155:
    tarih: 2012
    yer: istanbul maltepe-fındıklı

    onlarca zibidi terör paçavraları ile slogan atıyor, sağa sola, binalara, rastgele havaifişek atıyorlardı. tüm binalardan, dairelerden millet 155 i arıyor, saatler geçiyor kimse gelmiyordu. ilk defa şahit oldum ve görüştüğüm kişi bana "155'in hiç gelmediğini, günlerdir bu olayların olduğunu" söyledi. yanımda aradı, birkaç saat bekledik, hiçbir gelişme yaşanmadı.

    takiben,
    istanbul emniyet müdürlüğü terörle mücadeleyi aradım.
    ben: havai fişeklerle terör propagandası yapıyorlar. ve günlerdir böyle. 155 hiçbir şey yapmıyor. madem siz gelemiyorsunuz, biz şehit aileleri kendi sokağımızı kendi silahlarımızla korumaya ineceğiz. sizi son kez, "aramış olmak için" arıyoruz.
    tem: beyefendi, hiç merak etmeyin, ekiplerimiz bölgeyi sardı. 5 dakika içerisinde müdahale edilecek.
    ben: teşekkür ederiz.

    aradan 5 dakika geçti, terastan izliyorum. 3 tane akrep yokuşun tepesinden çınar caddesine doğru yavaşça gelmeye başladı. 4 tane toma belirdi. o propagandacılar nasıl bir anda yok oldu görmeniz lazım.

    ama sormak lazım, 200'den fazla ailenin 155'i aramasının hiç mi anlamı yok be kardeşim?

    -- vaka 2 - 155:
    yer: ıstanbul şişli-fulya
    tarih: 2010

    ben: merhaba, evim soyulmuş, acilen bir ekip yönlendirebilir misiniz? kapı kırılmış ve içeri girmek istemiyorum.
    155 personeli: adres neresi?
    ben: şişli
    155 personeli: kuştepe mi?
    ben: fulya. neden kuştepe mi dediniz?
    155 personeli: kuştepe de genelde oluyor, kuştepe ise adliyeye gidin. fulya ise geliyoruz.

    ölsün mü kuştepeliler?

    -- vaka 3 - 112:
    yer: ıstanbul kadikoy
    tarih: 2008

    ben: merhaba, yol kenarında bilinci kapalı bir şekilde yatan ve titreyen biri var, ağzından köpük geliyor. acilen birini yönlendirebilir misiniz?
    112 personeli: hastanın kalp sorunu var mı?
    ben: hastayı tanımıyorum, söylediğim gibi yol kenarında yatan biri.
    112 personeli: hasta ile konuşmayı deneyin lütfen. kalp sorunu var mı sorun.
    ben: hastanın bilinci kapalı. bir doktoru yönlendirebilir misiniz?
    112 personeli: doktor yönlendirebilmem için sorunu bilmem gerekiyor. ayrıca doktor yönlendirmiyoruz.
    ben: lütfen yanlış beyanda bulunmayın, doktor yönlendiriyorsunuz telefona acil vakalar için. ayrıca, siz burda hastanın geçmişini sorarken, hastayı kaybedeceğiz.
    112 personeli: hasta kaç yaşında?
    ben: 45-50 yaşlarında
    112 personeli: üzerinde kimlik ve benzeri bir şey var mı?
    ben: kardeşim gelmeyin, taksi çağırdım.

    -- vaka 4 - 112:
    yer: kocaeli-gölcük
    tarih: 2001

    ben: annem fenalaştı, lütfen acilen gelebilir misiniz? hiçbir şekilde hareket ettiremiyorum. taksiye de taşıyamayacak durumdayım (zaten küçüğüm)
    112 personeli: annenizin nesi var? neden fenalaştı?
    ben: bilmiyorum, bir anda fenalaştı, hiçbir şeye tepki vermiyor.
    112 personeli: sadece 2 tane ambulansımız olduğu için sadece trafik kazalarına yönlendirebiliyoruz, şu anda ambulanslarımız yoğun.
    ben: ya iyide, siz bu bölgeye bakıyorsunuz. bu bölgede herkes herkesi tanıyor, küçücük alan. burda trafik kazası hiç olmuyor ki? nerde ambulanslarınız, ben nasıl getiricem annemi?
    112 personeli: taksi çağırın.
    ben: taksi numarası bilmiyorum, bu bölgeye nasıl çağırıcam fikrim dahi yok, ayrıca annemi nasıl taşicam taksiye benim 2 katım kadın. hareketsiz olması hepten ağırlaştırıyor. kolunu bile oynatamıyorum.
    112 personeli: yapabileceğimiz bir şey yok.

    10 dakika sonra donanma komutanlığını aradım ve durumu izah ettim. 15 dakika içerisinde bulunduğumuz dağlık alana yakın bölgeye askeri helikopter indi, ve apar topar 4 tane asker annemi sedye ile helikoptere taşıyıp, askeri hastaneye aldılar.

    siz ne düşünürsünüz bilmem ama, asker evlattır diye boşa dememişler. o günden beri, her türlü askere hayatım boyunca hep sıcak baktım.

    -- vaka 5 - 155
    yer: ıstanbul kadikoy-caddebostan
    tarih: temmuz 2019

    caddebostan da yürüyorum, el eleyiz kız arkadaşımla. araçtan biri "sarı seni yerim beeee, offff" diye bağırıyor. kız arkadaşım türkçe bilmediği için hiç anlamadı. araç park halinde, aramızda 3 metre mesafe var, migrostan 20 metre ileride. migrosun önünde de polis ekipleri bekçilerle bekliyor.

    2 seçenek var;
    1- karma
    2- polise bildir

    polise bildirdim. adam 20 metre ilerideki olaya "tamam biz şimdi arkadaşları yönlendireceğiz dedi." migrosun yanından döndüm, adamların aracını görebileceğim şekilde bir yere konumlandım. 30-40 dakika hiçbir şey olmadı. adamlar herkese laf atıyor.

    155'i aradım. ekip yönlendirdiler. hiç kimse gelmedi, adamlar gitti. çok tatlı değil mi?
  • sen adamları yatağından ettin gece gece, ondan sitemleri.

    yatacak onlar yahu, yatmadan nasıl para kazanacaklar?
  • sene 90 larin sonu yer güngören, iki kisi sonradan ev sahibi oldugunu ögrendigimiz bir insani dövüyor, kafasini tasla eziyor. insanlar izliyor korkuyla. polisi ariyoruz defalarca, polis ertesi gün geliyor naasi almaya.
    2000 lerin basi yer bakirköy, ebu ziya caddesinde bir adam kadini bildiginiz öldürüyor. polisi ariyoruz telefona cevap veren yok.

    ilk entrydeki arkadasin polisi ve ambulansi görmesini kiskandim resmen, türkiye cok gelisti.
  • ciddi ciddi bu tavırları inanılmaz bulan, 112 ne yapacak diyen geri zekalılar var.

    hastanede gözümün önünde hasta bakıcıdan hasta getirme parası isteyen, parada anlaşamayınca çekelerken hastayı sedyeden düşüren 112 çalışanları gördüm.

    biz taşıyamayız siz taşıyıp ambulansa koyun hastayı diyen orospu çocukları gördüm.

    uyuşturucu bağımlısını polis desteği isteyerek ambulansa alırsın. gerekirse bağlarsın, ama sorumluluk 112'ye aittir.

    napalım, ananı çağıralım anan mı ilgilensin?
  • hangi cafeye gitsem ya da önünden geçsem hep 2-4 polis oturmuş amk taşak serinletiyor. evet hadi diyelim ihtiyaç var atıyorsun hadi diyelim bu adamlar ekmek yesindye atadınız ama bu adamları bi takip edin bi denetim sağlayın. yok adam üniforma giyip cafe cafe geziyor valla ben de olucam polis sokarım akademisine.

    edit: geçen parktan geçiyorum önce iki kız bir adam kavga etmeye başladı yolun karşısında 30 metre ötede bekçi yav bağırışları bütün parkı sardı millet toplandı iki tane davar bekçi gelip olaya müdahil olmadı aq. yetti mi yetmedi sonra yaya yolunu kullanarak karşıdan karşıya geçen bir vatandaş üzerine araç süren sürücüyle tartışıyor hemen dibinde yine iki bekçi kendi arasında sohbet ediyor. sözlü tartışma devam ederken bekçiler taksiye binip uzaklaştı. şimdi bu amına soktuğumun ülkesinde ne sikime vergi ödüyoruz???
  • üniversite bölgesinde oturuyorum . polisi gece yarısı gürültü yapan üst komşum için aradığımda yarın gelin merkeze rapor tutturun diyordu , telefonda diyorum ki 'yatacağım kendilerini daha önce 10 defa farklı günlerde uyardım özellikle yapıyorlar gelin ceza yazın yasal olarak hakkınız var gelin göstereyim' diyorum size yok efendim yarın gelin şikayetçi olun diyor.
    en sonunda dedim ki şimdi yukarı bu sinirle çıkarsam ya onun başına bişey gelecek yada benim başıma bunun sorumluluğunu kabul ediyorsun o zaman? dedim. demez olaydım. orda koruması gereken vatandaşı savunmayan memur telefonda bir anda ne güzel heybetlenip kendini savundu yok efendim ne sorumlusu olacakmış filan fişman anlatıyor.
    sonuç olarak gene bir akşam sınavlardan önce 3 kişilik eve bilmem kaç kişi adam topalyıp küfür ediyorlar sinirlendim yukarı kata çıktım adamlar evine çağırdı girip güzel bir sövdüm adamların salonun ortasında baktım ortam geriliyor zaman kaçma zamanı diyip daireme kaçtım arkamdan geldiler
    beni bu duruma düşüren polisimize çok teşekkürler !
    edit:imla
  • büyük çaplı olay olsa zahmet edip gelmeyen, olay bitince gelen adamlardan böylesi bir durumda koşa koşa gelmesini beklemeyin

    böyle bir durumda sonrasında e geldik biz nerede mevzu lafını duymamak için, bu bahsi geçen şahsın başında duracaksınız ve gitmeye kalkarsa da döve döve olduğu yerde tutacaksınız, 10 dakikada gelebilecek olanlardan birkaç saat içinde umudu kesene kadar da konumunuzu koruyacaksınız

    ülkede sistem bu şekilde işliyor