şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hazine ve maliye bakanlığı, 12 ve 13 kasım tarihlerindeki 3 tahvil ihalesini iptal etmiş.

    --- spoiler ---

    yapılan açıklamada şu ifadeler yer almış: "bilindiği üzere, 2018 yılı hazine finansman programında yurt dışı piyasalardan 6,5 milyar abd doları tutarında borçlanma yapılması öngörülmüş olup 7 kasım 2018 tarihinde tamamlanan 1,5 milyar avro tutarındaki tahvil ihracı ile birlikte toplam 7,7 milyar abd doları tutarında dış borçlanma gerçekleştirilmiştir.

    bununla birlikte, 2019-2021 yeni ekonomi programında 2018 yılı için alınan tasarruf tedbirleri sayesinde hazine finansman ihtiyacı azaltılmıştır.

    bu çerçevede, 2018 yılı net borçlanma limiti de dikkate alınarak yurt içi piyasada yapılan iç borçlanma tutarının azaltılması ve faiz giderlerinin düşürülmesi amacıyla, 31 ekim 2018 tarihli iç borçlanma stratejsinde 12 kasım 2018 tarihinde ihracı gerçekleştirileceği duyurulan 10 yıl vadeli tüfe’ye endeksli devlet tahvili ihalesi ile 13 kasım 2018 tarihinde ihracı gerçekleştirileceği duyurulan 7 yıl vadeli değişken faizli devlet tahvili ve 10 yıl vadeli sabit kuponlu devlet tahvili ihalelerinin yapılmamasına karar verilmiştir."
    --- spoiler ---

    http://finans.mynet.com/…elerini-iptal-etti/229377/
  • borç vericilerin mevcut enflasyon rakamları altında borç vermek istemediklerinden oluşan durumdur. bu, boşa çıkan serseri paranın nereye gidebileceğini düşünmeme halidir.

    şubat, mayıs, haziran aylarında da benzeri devasa (20 milyar tl. gibi) ödemeler var. o günlerde de kimse size enflasyon altında borç vermek istemeyecektir.

    devlet borçlanmıyor ise , siz borçlanın. değerini iyice kaybetmiş kağıt parçalarını neşe içinde harcarsınız artık.
  • hazine iptallerine ilişkin ekonomist uğur gürses'in görüşlerine kulak verelim.

    ne için?

    hazine eliyle faizleri düşürmek için.

    düştü mü? evet düştü ama “atılan taş” kadar değil.

    izleyen aylarda gelir tahsilatı ya düşük olursa? ne yapacaksınız?

    9 kasım’daki ihale iptallerine dair açıklama henüz yokken 5 yıllık tahvil faizi yüzde 18.26 geçiyordu. öğlen saatlerinde iptal açıklaması gelince yüzde 17.24’le kapandı.

    12 kasım günü ihale öncesi yine yüzde 18.43’le işlemler geçerken, ihalede sonuç az bir satışla yüzde 17.67’lik ortalama faizle satış gerçekleşti. piyasada da akşam 16.78’le kapandı.

    bu yazının yazıldığı 15 kasım günü yüzde 16.58’le kapadı.

    özetle bu operasyonla “toplam kazanç” 1.68 puan oldu; şimdilik.

    10 fon yöneticisine; “sürekli borçlanma ihtiyacınızın olduğu yerde, kasanızdaki bir miktar nakdi sıfırlayarak borçlanma faizinde kısa süreli bir faiz maliyeti düşüşü çabasına girip risk alır mısınız?” diye sorsanız; büyük bölümü “hayır” der.

    ödemeler dengesi krizine giren bir ülkede en son yapılacak iş bu tür bir zorlama faiz operasyonu olmalıydı.

    ne için yapılmıştı bu? hazine az borçlanıp piyasada para bırakacak, bankalar da bunu kredi olarak müşterilerine verecekmiş! gerçekten de ekonomiyi yönetenler bunun bir simulasyon olduğunu, “simfinans” oynadıklarını mı sanıyorlar?

    ayrıntısını bilmeyenlere “faiz düştü” hikayesi gayet hoş gelir. ama bu faiz nasıl düştü?

    iki banka ile ihale faizi belirlendi

    iptal edilen ihalelerden sonra, yapılan ihalelerde de satışın çok düşük olması dikkate değer.

    malum, hazine ihalelerinde bankalar teklif verir. ne kadar miktar almak istiyorlar, bunu da hangi faizden almak istediklerini “teklif atarak” hazine’ye geçerler. piyasa yapıcısı niteliği olan bankaların avantajı ise “rekabetçi olmayan teklif” (rot) atabilmelerindedir. yani, özetle “bu ihaleden şu kadar miktarı, ihalede oluşacak ortalama faiz üzerinden almak istiyorum” derler.

    hazine, ihalede çoğunlukla;

    1. ihale yöntemi ile gelen teklifleri sıralayarak, ama ihtiyacını da karşılayacak bir satış miktarına ulaşınca, o yerden keserek,

    2. ihalede oluşan ortalama faiz üzerinden “rekabetçi olmayan teklifleri” karşılayarak yani rot’tan satış yaparak borçlanmasını tamamlar.

    3. kamu kuruluşları, büyük bölümü işsizlik sigortası fonu’dur; rot üzerinden tahvil satın alır.

    9 kasım’da ilan edilen ihalelerin 3’ü iptal edilerek 12-13 kasım’da yapılanlarda da çok düşük satış yapılarak yapay faiz düşürme operasyonu yapıldığını yukarıda anlatmıştım.

    ikinci yapay durum da ihalelerde gerçekleşti.

    örneğin 5 yıllık tahvil ihalesinde 11 banka teklif verirken, satış düşük tutularak 2 bankanın teklifinden gelen faiz, ortalama faiz olarak gerçekleşti. o da yüzde 17.67 oldu. ihale sonucundan da görülüyor: biri yüzde 17.50 teklif etmiş, diğeri 17.85 belli ki miktar da eşit olduğundan ortalama faiz yüzde 17.67 olmuş.

    oysa gelen rekabetçi tekliflerin ortalama faizi yüzde 18.14’te. buradan da şu akla geliyor; en düşük teklifi veren iki banka büyük bir olasılıkla kamu bankası olabilir mi? yani ihaleye “çalışılmış” olabilir mi?

    ihale için son teklif verme saatinin 13.30 olduğu hesaba katılırsa;

    ihalenin yapıldığı 12 kasım günü yüzde 18.43’le açılan işlemler, saat 12.30’a kadar 18.43-18.41 aralığında seyrediyor. saat 13.00’te yüzde 17.97 görülüyor. ihale sonucu gelince de yüzde 17’nin altına düşüyor. kapanış ise yüzde 16.78’den oluyor.

    tekrar hatırlatalım: iki bankanın ihaleye teklifi yüzde 17.50 ile yüzde 17.85

    buna piyasa dışı fiyat deniyor.

    oysa 13.25’te geçen fiyat yüzde 17.97

    hani çok almak isteyen bir oyuncu olsaydı; ihaleye girmeden ikincil piyasadan bunu alabilme olanağı vardı.

    hazine ihalelerinde “uçuk fiyat” yüksek faiz bandında olur; piyasa faizinin çok üzerinde teklif atan bankalar “bottom fishing” denilen “oltalama” peşinde koşabilirler.

    bu kadar dalgalanmanın ortasında piyasa faizinin yarım puan altından ihaleye teklif atan banka uzmanı bilgisiz değilse “dersine çalışmış” olmalıdır.

    iki bankanın attığı “düşüğün düşüğü” faiz teklifi ile ortalama belirlenmiş oldu; bununla da “ben ortalamadan almak istiyorum” diyen 900 milyon tl’lik alıcının faizi belirlendi.

    900 milyon tl’lik alıcının faizini 78 milyon tl’lik alış yapan iki banka belirledi.

    buna “dibe çekme” dense yeridir.

    hazine böylece bu ihalede ortalamadan teklif atanlara ve gelecekte teklif atacaklara şaşırtıcı bir “tokat” atmış oldu.

    sonraki ihalelerde, hazine’nin ihtiyacı olduğunda ki olacak; kaçınma nedeniyle daha yüksek bir bedel hazine’ye mal olacak.