şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • filmi geçen akşam tekrar izlerken bir şey dikkatimi çekti, yahu bu "dördüncü jüri üyesi" rolündeki eg marshall, fena hâlde sabahattin ali'ye benziyormuş; duruşu, gözlükleri falan, hep aklıma sabahattin ali geldi...

    bilmiyorum, bir ben miyim acaba bu benzerliği kuran...

    ha, bu arada, bir de "dokuzuncu jüri üyesi" joseph sweeney de, aynı bizim süleyman abi'ymiş. tabii siz, süleyman abi'yi tanımıyorsunuz; ama bir tanısanız, "evet, sweeney de aynı süleyman'mış!.." dersiniz...

    filme gelirsek, tek mekânda geçen bir hikâyedeki monotonluk, ancak teatral hareketlerle ve jest ve mimiklerin kullanımıyla kırılırmış ki, yönetmen sidney lumet, bunu hakkıyla kotarmış. bu bağlamda lee j. cobb'un usta oyunculuğuna hayran kaldığımı, hatta son sahnede, handiyse gözlerimin yaşardığını da söylemeliyim...

    önyargının, peşin hükümlülüğün ne denli kötü bir şey olduğunu, bir kez daha hatırlamış olduk...
  • netflix de yoktur.
  • ilk izlediğimde çok gençtim. ne var bu kadar abartılacak diye şaşıracak kadar genç ve ham...
    zaman içinde tekrar tekrar üstüne izlemekten ve her seferinde bir kıdem daha yaş kemale erdikçe tuhaf hislere bürünüyor insan. filmin felsefesi, mesajı, insan doğası ve egosu hakkındaki irdelemeler ve yaşandıkça biriken deneyimleri de üzerine ekleyince o yaşlardaki tutumum için bir mahcubiyet, bir utanma duygusu, bir kendimi yerme filan...

    sonra bir yeni kavramlarla karşılaşıyor, anlamlarını öğreniyorsun, sözlükten ya da başka mecralardan:
    (bkz: ad hominem)
    (bkz: r kompleks)
    (bkz: reptilian)
    ...

    kendimi düzelteyim, önyargılardan arınayım, yargısız infazlardan kaçınayım, insan öğesine bakış açıma bir çeki düzen vereyim derken nasıl bir dünyada yaşadığım geliyor aklıma. en beteri de nasıl bir ülkede yaşadığım gerçeği tokat gibi vuruyor suratıma.
    hepi topu bir buçuk saatlik 1957 yapımı bir film parçası sosyoloji, psikoloji, hukuk, insan hakları dersi veriyor, yıllarca dirsek çürütmeye zahmet ettirmeden...

    bazı bakımlardan 100 yıl gerideyiz batıdan. bu yüzden sadece hukuk fakültesi öğrencilerine ders niyetine değil, birlikte yaşamaya devam edeceksek ülkemiz insanına okur-cahil, yobaz-aydın, çomar-entel ayrımı yapılmaksızın gönülü olmuyorsa belki de zorla izlettirilmelidir.
  • “hepimizi çocuğun suçsuz olduğuna inandırdın ve onun hayatını kurtardık diyelim, ama ya suçluysa?”
  • hem siyah beyaz hem de akıcı...

    1000lerce [yazıyla binlerce] film izledim ve siyah beyaz filmleri aşırı sıkıcı bulduğum hâlde bu film beni şaşırttı.

    bir odada 12 tane adam 18 yaşında bir insanın geleceğini değil yaşayıp yaşamayacağını tartışıyor ve olaylar ilginç bir şekilde gelişiyor.

    henry fonda oyunculuğun minakoymuş. adam oynamamış, resmen o rolü yaşamış.
  • üniversitede popular culture dersi veren bir hocamızın bilmediği film ve ayrıca tiyatro oyunudur. o günden beri kendisini görünce kafamı çeviriyorum.
  • coranavirüs tarafından karantina altına alındığımız günlerde izlediğim başyapıt. kırkına merdiven dayamış bendenizin takdirlerini kazandı. iyi film çekmek için büyük paralar harcamaya gerek olmadığını, sağlam bir senaryo ile tüm filmi küçük bir odada çekerek bile harikalar yaratılabileceğini bizlere göstermiştir. ne varsa eskilerde var..
  • bir hukukçunun izlemesi gereken filmdir.
    biz hukuk dersi alırken zorla izlettirdi hoca.
    film akmıyor kesinlikle. uyuyorken radyo dinler gibi dinledim.

    sonuç çocuk masum.
    oylama sayısını sormuştu nomıssıs hoca. bu film sınav sorusu olacaklar için baya kıl bir soru. hazır olun gençler.
    ikinci soru da cinayet silahı neydi?
    izlemeyen nah bilir.

    özetle çok sıkıcı. iğrenç böyk bir film ama hukuk için acayip bilgilendirici. savunma nasıl olur öğreniyorsun.
  • daha önce bir türlü vakit ayıramadığım, dün akşam da ''evdekal'' etkisi ile izlediğim filmdir, tek bir oda da 12 kişi arasında geçen film, çok ta ilginç bir konusu olmamasına rağmen, enteresan bir şekilde, izleyiciyi içine alan sürükleyici bir filmdir. tavsiye olunur efendim 10 üzerinden notum 8 dir.
    bu arada imbd listesinde de 8,9 puan ile 5. sıradadır.
  • yedi psikopat filminide öneririm