şükela:  tümü | bugün
  • gerçek bir demokrasi aşığından dinleyelim:

    --- 14 mart 1971 ---
    've şahmerdan güm diye indi sonunda'
    aklıma demirel'in daha işe başlarken savurduğu, orduya karşı iki yüz bin kişiyi silahlandırma kuru sıkısı geliyor. o zaman tanıdıklara:
    sonunda asarlar bu komisyoncuyu, demiştim.
    asılmaktan beter şekilde gitti. bir başbakan gibi değil, bir başbakan gölgesi gibi de değil, ayak sesi duymuş bir kalpazan çırağı gibi gitti.
    (.....)
    şimdi ilk uykusuz geçirdikleri gecenin çentiğini çizmektedirler yattıkları odaların duvarlarına. acaba bizden de yaptıklarımızın hesabını soran çıkar mı diye.
    bir yeni dönem başlamaktadır türkiye'de.
    anayasa mutlak şekilde uygulanacaktır. bilimsellik ve bilimsel olmak zorunda bulunan kalkınma reformlarının plan ve analizleri, soytarılık, demagoji ve şantajla ört bas edilemiyecektir. çünkü artık ikinci bir yozlaşmaya asla ve asla tahammülü yoktur türkiye'nin.
    --- 14 mart 1971 ---

    --- 15 mart 1971 ---
    'demokrasinin sahte aşıkları, yıkılın...'
    ve zinde güçlerin ne istedikleri hava kuvvetleri komutanı orgeneral batur'un daha önce cumhurbaşkanlığına verdiği muhtırada açıklanmıştır. ve bu muhtıranın kara kuvvetleri komutanı orgeneral gürler ile deniz kuvvetleri komutanı oramiral eyicioğlu tarafından da onaylandıkları kendi açıklamalarıyla gazete sütunlarında belgelenmiştir.
    (.....)
    zinde güçler eğer anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesini isteyeceklerse, bu istekler mevcut anayasanın öngördüğü reformların daha sağlam şekilde uygulanması için olacaktır.
    --- 15 mart 1971 ---

    --- 16 mart 1971 ---
    'halkın tutsak olduğu demokrasi'
    ... şimdi ise tıpkı 27 mayıs'tan sonra olduğu gibi bütün soygunlar ve soytarılar takımı devrimci ve zinde güçlere acaba yine nasıl madik atarız diye kafa kafaya vermiş binbir plan hazırlamaktadırlar.
    bunu iyi görmek, ona göre davranmak ve özellikle asla zaman kaybetmemek gerekmektedir. hele hele olmayan demokrasiyi savunma numaralarına hiç mi hiç yatmamak şarttır. çünkü tuzağın en püf tarafı orasıdır.
    --- 16 mart 1971 ---

    --- 17 mart 1971 ---
    [chp genel başkanı] ille de seçimlere gidelim, diyor.
    bu kez de seçim kampanyası adı altında orduya sövdürecek, ortalığı büsbütün karıştırıp kendisine karşı çıkılmasının intikamını alacak. (...)
    ordu temsilcileri herhalde bütün bu oyunların hesabını yapmakta ve politikacıların kendilerine hazırladıkları tuzakları görmektedirler.
    (.....)
    yeni bir dönemin yeni bir dinamizmle sağlam temeller üstüne oturması için önce parlamentonun kendi kendisini feshetmesi şarttır.
    ondan sonra yapılacak iş parlamento dışı muhalefeti, emekçileri, memurları ve ordusu ise devrimci bir program etrafında örgütleyip, bu örgütten gelecek aynı programa inanmış kişilerle orgeneral batur'un da önerdiği gibi devrimci bir meclis kurmaktır.
    --- 17 mart 1971 ---

    --- 18 mart 1971 ---
    'yüz surat hacı murat'
    ordu, iktidar kadar parlamentoyu da suçluyor. demirel kadar chp genel başkanını da suçluyor. kalk da bana akıl öğret demiyor onlara. 'sen anayasanın öngördüğü reformları tahakkuk ettiremedin, türkiye cumhuriyetinin geleceğini ağır bir tehlike içine düşürdün' diyor.
    politikacılara vız geliyor bu suçlama... onlar da arkalarına dönüp hangi anlama geldiği pek anlaşılmayan kendi buldukları yuvarlak klişe deyimle 'aşırı akımları' suçluyor ve aynı zamanda demokrasinin devamını istiyorlar.
    her işine gelmeyen şeyi 'aşırı akım' diye suçlayıp sonra da demokrasi aşığı görünme. bu da türkiye'de rastlanabilecek türden bir gariplik rekoru...
    (.....)
    şimdi akılları fikirleri orduyu bölüp birbirine düşürmek, zaman kazanmak ve onu bunu suçlaya suçlaya eski oyuna yine devam etmek...
    başarıya ulaşmazlar diye temenni edelim, ama en usta oldukları iş de budur onların...
    --- 18 mart 1971 ---

    --- 19 mart 1971 ---
    'fasulya gazı reformu'
    ...üstelik chp zorla hükümete geçmiş duruma düşecektir, aşınacaktır. ap, bunu gayet iyi kullanacaktır. orduya her fırsatta sövülüp sayılacaktır. chp örgütü kimsenin yüzüne bakamayacak duruma gelecektir. zaten asıl amaç, içinde ne de olsa devrimci atılımlar bulunan chp örgütünü bir kez daha iğdiş ettikten sonra, orduyu da büsbütün prestijsiz duruma düşürmektir. bazı önemli kişiler yıllardan beri bunun için görevlendirilmişlerdir. ve bu görevlerini başarıyla yürütmektedirler.
    --- 19 mart 1971 ---

    --- 20 mart 1971 ---
    'nihat erim'
    [nihat erim'in] bu krizli devirde geniş dünya görüşü, temel sorunların bilinci içinde olması ve sağlam bir hukuk kültüründen gelmesi biz radikal dönüşümlere inanmış devrimcileri, herhalde ciğerimize oturacak acı hayal kırıklıklarına uğratmayacaktır.
    --- 20 mart 1971 ---

    --- 24 mart 1971 ---
    'devrimci program uygulama gücü kimdedir?
    bir de bakıyoruz ki bizim inandığımız programı ordu temsilcileri orgeneral batur'un imzasıyla bir muhtıra halinde cumhurbaşkanı'na vermişler. demek ki aynı programda birleştiklerine göre ordu da devrimcilerin müttefiki... bu güçlü müttefike sırt çevirerek bizim programı hiçbir zaman uygulamasına imkan bulunmıyan tutucu parlamentodan yana artık hiç olamam. ve devrimciliğin yeni bir bütünleşmede, yeni bir oluşuma dönüşte olduğunu görerek hemen tavrımı tespit ederim.
    (.....)
    gayet açık söylüyoruz, biz bizim inandığımız programın daha ilk harfini görünce delilik krizleri geçiren feodal gölgeli parlamentoyu değil, orgeneral batur'un imzasını taşıyan muhtırayı ve onu destekleyip benimseyen güçleri tutuyoruz.
    (.....)
    vaktiyle bizi yok etmeye kalkanları mı savunacağız şimdi, yoksa bu geri ve tutucu kurumu silip yerine devrimci bir kurumu kurmak istidadını gösteren devrimci kuvvetleri mi tutacağız?
    --- 24 mart 1971 ---

    kim mi yazmış? iki tane dalyan gibi demokrasi aşığı yetiştirmiş çetin altan.

    (http://www.ayrintilihaber.com/…1&uniq_id=1242743865)
  • ayrıca bir hukuksuzluk sürecinin de adıdır.galip kendi hukukunu kendisi koyar.tıpkı nurnberg mahkemeleriinde olduğu gibi...

    1972 yılında " tehditle para almak,patlayıcı madde atmak,silahlı yağma yapmak" suçlarından o.bahadır,y.yıldırımtürk,o.kaynak ve n.töre hakkında ilgisi olmayan tck146/1 maddeden istanbul 1 no.lu sıkıyönetim mahkemesine dava açılmış,mahkeme başkanı tuğgeneral kâzım til hariç,duruşma yargıcı hakim albay remzi şirin ile üye deniz hakim binbaşı saydam erdok,eylemin idam cezasına giren tck 146/1 maddesine uymadığını gerekçeli olarak belirtip yukardaki suçlardan hapis cezası vermişlerdi.(askeri mahkemelerde mahkeme başkanı hakim sınıfından olmayan bir üst rütbeliye verilen görevlerdendir.)
    bunun üzerine istanbul 1 no.lu sıkıyönetim mahkemesi lağvedilmiş,hakim üyeler o mahkemeden uzaklaştırılıp başka görevlere verilmiş,general til ise 3 no.lu sıkıyönetim mahkemesine başkan atanıp,dosya da bu mahkemeye gönderilmiştir.karar verilmiş dava hakkında yeniden yargılama yaptırılmıştır.

    işine gelmeyince mahkeme lağvetme de tarihteki yerini almıştır.
  • 12 mart istiklal marşının kabulü vs diyorlar ya, 12 mart benim tarihimde babamın gördüğü işkencelerin adı..
  • dönemin genelkurmay başkanı memduh tağmaç'ın, “sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aştı, bunu durdurmak gerekiyor” sözü ile özetlenebilen darbe.
  • anneannemin tam anlamıyla ölüm haberini aldığım gün.

    2 gün önce uyutmuşlardı. bugün ise tamamen ölüm haberi geldi. 1 ay süredir oldukça kötüydü. ben anneaneme tapan biriydim. 82 yaşında öldü ama hep dinç bir kadındı. zehir gibi bir aklı, harika bir hafızası vardı. çocukluk anılarını anlatırdı. elden ayaktan bugüne kadar hiç düşmedi. tabii yaşının getirdiği birkaç hastalığı oldu ama hepsini güzel bir şekilde atlatmıştı.

    1 ay önce ne olduysa oldu, solunum yetmezliğinden hastaneye yatan anneannem ölüme kadar gitti. daha geçen hafta her şekilde bilinci açık, konuşup, muhabbet ediyordu. şükür ki, onu son kez hastanede de olsa gördüm, sarıldım.

    benim için çocukluğumun en büyük parçası idi. çocukluğum onunla geçmişti tatillerde. çilek tarlalarında oynardı benimle. her daim çocukla çocuk, gençle genç olurdu. hiçbir zaman onun yanında kendimi sıkılgan, bıkkın hissetmedim. hayatımda tanıdığım en ilginç ama olağanüstü enerjiye sahip bir kadındı benim anneannem.

    ruhunun huzur bulması dileğiyle.
  • 12 mart 1918 erzurum'un kurtuluşu.

    96 yıl önce bugün ne güzel kurtuldun zalimlerin elinden erzurum,
    keşke tekrar kurtulsan bugün.
  • türkiye'de demokrasinin ikinci kez kesintiye uğradığı tarih. 1965 ve 1969 seçimlerinden mutlak zaferle çıkan süleyman demirel gitgide kötüleşen durumla başedememiş, 1961 anayasasının sağladığı liberal ortamın sonucu oalrak aşırı sağ ve sol partiler kurulmuştur. bu gelişmeleri aşırı sağ-sol gençlik gruplarının gerçekleştirdiği cinayet, gasp, adam kaçırma, bombalama gibi eylemlerin yanı sıra 15-16 mart 1970 kanlı işçi ayaklanması ve topraksız köylülerin özel çiftlikleri işgali izledi. silahlı kuvvetlerin içindeki ihtilalci grupların faaliyetleri de krizi ağırlaştırdı. 12 mart 1971 muhtırası komutanların radikal bir darbeyi önlemek için attıkları son dakika adımıdır. 17 martta aralarında 5 general, 1 amiral ve 35 albayında bulunduğu radikal subaylar emekliye sevkedildi.
    12 mart rejimi iktidarı direkt olarak ele alacak kadar ileri gitmedi. muhtıra uyarınca demirel liderliğindeki ap hükümeti istifa etti yerine eski chp'li nihat erim'in ap'den 5, chp'den 3, güven partisinden 1 bakan ve parlemento dışından 14 teknokratla hükümetini kurdu. yeni hükümetin amacı, siyasal şiddet eylemlerini sert biçimde bastırmak, yürütmeyi güçlendirerek anayasa değişiklikleri hazırlamak ve 1961 anayasasında yer alan sosyal reformları gerçekleştirmekti. nitekim ilk iki amcında başarılı olan hükümet 1961 anayasası ülkeye "lüks" yönetimi zorlaştırıyor diyen ap hükümetinin fikrlerine parelel hatta daha kapsamlı değişiklikleri parlementonun desteğiyle kanunlaştırdı. ancak 3. hedefi olan sosyal reformları gerçekleştirmede başarısız oldu. 12 mart 1971 darbesi 1973 seçimleriyle sona ermiş fakat merkeziyetçi bürokratik elitle seçimlerde çoğunluğu sağlayan güçlerin çatışması hala devam etmektedir.
  • 27 mayis'in intikami olarak degerlendirilen dönemin adi. bu dönem sonunda 1960 anayasasi'nin yaptigi birçok düzenleme degismistir.
    bu dönemin akilda kalan özelliklerinden biri 1968'in kitleleri saran büyük eylemlerinden sonra bireysel maceraci solculuk cikmistir. bunun sonunda devlet daha da sertlesmis, balyoz harekati denilen olaylar zincirinde birçok aydin gözaltina alinmis, tutuklanmistir. daha sonra yapilan yargilamalar sonunda deniz gezmis ve arkadaslari** idam edilmistir. adeta intikam alinmistir.
    bugün iste bu tarihin yildönümü. unutmamak lazimdir. toplumlarin nasil evrildigini anlatacak önemli anlardan biridir 12 mart dönemi.
    12 eylül pasasini alkislayan türk gencligi ne düsünüyor acaba bu dönem hakkinda.
  • ne üzülmüştük, ne utanmıştık 1971 ylında. kendimizi ne kadar aşağılanmış hissetmiştik. ne kadar safmışız, bir de 2014 türkiyesinin 12 martına bakın.
  • işkencenin kimliğinde yazan doğum günü.

    gencecik boyunlara ilmeğin geçirilmesinin zemininin hazırlandığı gün.

    mahzuni'lerin, cem karaca'ların, ruhi su'ların ve daha nice protest sanatçının seslerinin kesilmeye çalışıldığı gün.

    nicesine işkence edildiği ve nicesinin 12 eylül'de çekeceklerinin provasının yaptırıldığı, tarihimizin kara günlerinden yalnızca biri.