şükela:  tümü | bugün
  • tabii ya. van'ın gürpınar ilçesinde yaşayan ailesinin ihmalidir. ne işin var gülpınar'da değil mi ama. devlet size nasıl ulaşsın kar kıyamet zamanı.
  • sabah okudum özet;
    kışın orada kimse kalmıyor, yolların kapalı olduğu belli, zaten yardım istememiş gibi suçluların olmadığı karar.
    zaten orada kimse kalmıyor yollar hep kapalı ne demek , devlete bakın
  • görüldüğü üzere 4 yıl sonra unutulmuş durumdur.
  • (bkz: bravo)
  • dikkat bile çekmemiş başlık..
    söylenecek söz yok.
    ne yapalım? çıkalım dışarı protesto mu edelim? ardından gaz bombası yeriz belki?
    veya ohal olduğu için belki direk tutuklanırız.

    söylenecek söz yok. sağı, solu, okumuşu, okumamışı hepimiz o kadar suçluyuz ki..
  • olay hakkında bilip bilmeden, aklı sıra duyar kasmak için boş boş konuşanların olduğu bir davada çıkan doğru karar.
    tipi olan bir mezraya helikopter inemez çok bilmiş arkadaşlar. inebileceği sert düz ve sağlam bir zemin gerekir. bu şartlar sağlanmadan o helikopter havalandığında, cinayete davetiye çıkarmış olursunuz. önce "iş ve can güvenliği" gerekir. yanan bir binada mahsur kalan bir bebeği kurtarmak için, örneğin o gün mesaisi olmayan ve üzerinde alevlere karşı kendisini koruyacak kıyafeti bulunmayan bir itfaiye erini, işi o diye yangının orta yerine atamazsınız. netekim görevde olduğu halde ve üzerinde kıyafetleri varken de, çökmekte olan bir binaya da sokamazsınız. bu olayda ise "van jandarma filo komutanlığı’nın 7 aralık 2016 tarihli yazısında ise kışın helikopter iniş yerinin kardan temizlenmesi, yığma yapmadan alanın dışına atılması veya karların ezilerek sıkıştırılması gerektiği bildirildi." denilerek helikopter inişine uygun ortam olmadığı tesbit edilmiştir.
    helikopter ambulansların inebileceği müsait bir zemin ve uygun hava koşulları olduğunu varsaysak bile, her hasta helikopter ambulans ile taşınamaz. ilçe acillerinden il merkezine sevk etmek için helikopter ambulans talebinde bulunulduğunda bile, talep formu doldurulur ve hastanın stabil olması, entübe olması, oluşabilecek basınç farkına karşı herhangi bir engelin olmaması istenir. yani helikopter ambulans dediğiniz hizmet öyle her aradığınızda "çalıştırın helikopteri gidiyoruz" denilen bir hizmet aracı değildir. söz konusu çocuk vefat ettiği için olayın sonucunu bilerek geçmişe dönük yorum yapmak da hatalıdır. zira van valisinin o günlerde basın açıklamasında söylemiş olduğu gibi :
    "112’deki arkadaşlarımız kendilerine gelen ihbarı teyit etmeye çalışıyorlar. gelen ihbarın hangi nitelikteki sağlık müdahalesini gerektirdiğini araştırmak için teyit etmeye çalışıyorlar. ancak, ulaşamıyorlar. yıllık bizim 112 çağrı merkezine 4 milyon 300 bin çağrı geliyor. 49 bini ancak gerçek çıkıyor. ortalama yüzde 1.5 oranı doğru. 1 şubat günü bizim 112 acil servisine gelen çağrı sayısı 15 bin 348. ancak bunlardan 141’i gerçek. arkadaşlar bu nedenle teyit etmeden harekete geçmiyorlar." şeklindeki ifadesini de dikkate almak gerekir. 112 çağrı merkezinde gelen her talebe doğru-yanlış demeden ve şartları göz önünde bulundurmadan karşılık verilemez. bu sadece türkiyede değil, dünyanın hiçbir yerinde olamaz. baba telefonu çekmediği için bir tepenin üzerine çıkıp karakola haber veriyor. karakol da 112'ye. 112 çağrı merkezi ihbarı "teyid etmek" için babayı tekrar arıyor. ancak baba bu esnada tepeden ayrılıp eve geri dönüyor. evde ise telefonu çekmediğinden kendisine ulaşılamıyor. vakayı teyid edemeyen 112 de yerini mevkisini bilmediği, hastanın durumunu öğrenemediği bir ihbar üzerine çıkış yapmıyor.
    ihmal ve suç yok mudur peki? kesinlikle vardır. ancak burada şahsi kanaatime göre yargılanması gereken, ilk olarak, bu ailenin kış günü o mezrada oturmasına izin veren ve sebep olan devlet idaresindedir.
    ikinci olarak ise vefat eden çocuğun ailesi sorumludur. zira soruşturma kapsamında alınan 13 aralık 2017 tarihli bilirkişi raporunda 6 şubat 2014’te başlanan sıcaksu-çeli mezrası arasındaki 9 kilometrelik kapalı yolun açılması çalışmalarının 8 şubat 2014’te saat 06.00’da tamamlandığı belirtilerek, şu ifadelere yer verilmiştir: “yol boyunca kar kalınlığı 1-4 metre arasında değişiklik göstermiştir. çeli mezrasının van’a uzaklığı 112,5, gürpınar ilçesine 87, yalınca köyüne 12,5 kilometredir. abdulvahap taş’ın resmi ikametgah yeri van olmakla birlikte yalınca köyü çeli mezrasında toprak damlı taş yapı, bir adet bitişik tandır odası evde, konuşma tutanaklarından ateş düşürücü şurup dahil hiçbir ilaç kullanılmamış, olay yeri araştırmasında hiçbir ilaca rastlanmamıştır. olayın gerçekleştiği tarihte muharrem taş’ın 2 yaşında olduğu, ailenin van’da ikameti sırasında edremit 014 aile hekimliğince 13 aralık 2013 tarihinde yapılan muayenesinde akut faranjit, 24 kasım 2013’te van bölge eğitim ve araştırma hastanesi acil polikliniğinde gastroenterit ve 1 ağustos 2013 tarihinde üst solunum yolu enfeksiyonu tanıları ile tedavi aldığı, dolayısıyla vefatından bir yıl önce üst solunum yollarından rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. çeli mezrasında kaldıkları evin, ağır kış şartlarının olduğu bir coğrafyada bir sene önce solunum yollarından rahatsızlık geçiren iki yaşındaki bir çocuk için uygun olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır.” denilmiştir.
    son söz: vatandaş ve hastanın elbette hakları vardır. ancak bir de bunun yanında, pek işinize gelmese de "sorumlulukları da" vardır. erken doğum riski olduğu söylenen ve en yakın hastaneye ve ilçe merkezine 80 kilometre uzaklıkta bir dağ köyünde yaşadığı bilindiği için mutlaka "hastaneye yatış" önerilen ancak bunu kabul etmeyen bir gebe, 2 gün sonra kar ve tipi sebebiyle ambulans en erken 2-3 saatte gidebileceği için ölü doğum gerçekleştirse veya canlı doğan bebeği ölürse, bundan sorumludur ! tıpkı, kışın bir allah'ın kulunun kalmadığı bir mezrada, en az 4 ay boyunca ulaşımın mümkün olamayacağı önceden belliyken o yaştaki çocuğu o dağ başında kalmaya mahkum eden baba gibi !
    minik yavruya allahtan rahmet diliyorum. inşallah gittiği yerde bir daha ne hasta olacaktır ne de üşüyecektir...
  • sonra da ekşi sözlük çok kötü mal adamların küfürbaz adamların yeri diyorlar. orospu çocukları..
  • idare ile vatandaş arasındaki hukuki ilişkilerde çoğu zaman idare haklı çıkarılıyor... vatandaşın mağduriyeti kimsenin umrunda değil.