şükela:  tümü | bugün
  • izmir'in altyapısı değil üstyapısı kötüdür. yani altyapısı mükemmel demiyorum tabi ama problem kesinlikle üst yapıdadır. zaten eski olan yerleşim merkezleri, dönemin koşullarında yollar görece dar ve yapılar bitişik yapılmıştır.

    ancak bu eski mahallelerde bir sürü boş arazi bulunmaktaydı. su doğrudan toprakla buluşabiliyordu. izmir'in en büyük sorunlarında biri de 70 sonrası yaşanan büyük göçler sonucu oluşan "gecekondu" yapılaşmasıydı. bu kontrolsüz yapılar da zamanla -ki çoğu chp öncesinde oldu- tapu almış olup, alakasız lokasyonlarda -olmaması gereken yerlerde- şehirleşmeye neden oldu.

    buna rağmen benim çocukluğumda yani 90'larda öyle sel olayları yaygın değildi izmir'de. yani televizyonlarda istanbul'daki görüntüleri neredeyse hiç görmezdik. ama özellikle kentsel dönüşüm adı verinlen rant odaklı projeler ve imar aflarıyla iş çığrından çıktı. eski mahallelerdeki o tüm boş araziler binaya dönüştü, dönüşen müstakil bahçeli evler, tamamen beton apartmanlara dönüştü. suyun toprakla bulaşabileceği en ufak boşluk kalmadı. gece kondu mahallelerinin her biri kendi 2-3 katlı evini kentsel dönüşüme verdi, 10-12 katlı binalar dikildi (buca kuruçeşme tamamen böyle). nüfus o bölgelerde 10 katına çıktı.

    kontrolsüz bu çarpık yapılaşma yağan yağışın kaçabileceği hiçbir yer bırakmadı. bugünkü gibi allahsız yağmurlarda ise sel kaçınılmaz oldu.

    ama bu bir chpli belediye sorunu değil (zaten bu yağış akpli belediyelerde olunca da aynı görüntüler oluyor). bu bir kültür sorunu, bu bir sınıf sorunu. kültürünüzde planlama diye bir şey yoksa, bir de ekonominiz iyi değilse, bazı problemleri geri plana atıp önceliklerinizi farklı şeyler yapıyorsunuz.

    sorunun çözümü: liyakatlı bir sistem, hukukun üstünlüğü, adaletli gelir dağılımı, kaliteli eğtim, iyi mühendislik ve şehir plancılık.
  • an itibariyle gök yarıldı. biri balkonda oturup izlemekten, biri de yağmurlukla kordonda yürümekten bahsetmiş. dakikada 80 şimşek çakıyor adam kordonda yürüyecekmiş. durumu romantize etmeyin de laptop ve telefonları şarj edin. her an elektrik kesilebilir.
  • yağmur değil korku filmi. bir anda tavandan ve prizin altından su akmaya başladı. terasa çıktık koşa koşa, bir taş su ve fırtınayla sürüklenerek gideri kapatmış, su birikmiş, küçük bir havuz oluşmuş. onunla uğraşırken bir anda zil çalmaya başladı. hiç kimse yok ama zil çalmaya devam ediyordu. o anda tabii şimşekler çakıyor, gök tüm gücüyle gürlüyor. fırtına da eklenip kapıyı çarpmaya başlayınca düşük bütçeli bir korku filmi yaşadık.
    elektrik de giderse ilk kimin adaya veda edeceğini seçeceğiz.
  • a haber de fırsat bu fırsat "izmir'de su baskınları" diye haber yapıyor. bursa'da olsa umursamazlardı bile.
  • yağmur duasını yozgat ediyor allah yağmuru izmir'e veriyor çok enteresan çok.

    t: bir doğa olayı.
  • sokaktan geçen motorlu kuryeleri gördükçe içim parçalandı.

    şu yağmurda sipariş veren duygusuz, vicdansız insanlar: içinizde bir gram bile merhamet duygusu yok amk. cidden hiç düşünmüyor musunuz bu siparişi veriyorum da bunu getiren kurye bu yağmurda nasıl getiricek bunu.

    iki gram yağmurun sesiyle huzur bulayım, şimşeklerin dansını seyredeyim diye camın kenarına oturdum; kuryeleri görünce moralim bozuldu, hevesim kaçtı amk.

    adamı çıldırtmayın editi: özelden; abi ne var yani adamlar işsiz mi kalsın sipariş vermeyelim de, ee onların işi de bu, her işin bir zorluğu vardır, ee karadenizde kimse sipariş vermesin o zaman gereksiz duyar kasıyorsun vs. gibi salak saçma mesaj atan dangalaklar; size cevap vermeye tenezzül bile etmiyorum.

    kafanı camdan çıkar bak bakayım(dikkat et kafana şimşek çakmasın); bu yağmur normal yağmur mu sence; 1 saat içinde evin önündeki cadde nehire, sitenin otoparkı göle döndü. çoğu insanın evini su bastı; adam hala ne var yani sipariş verdiysek diyor. ne olsun amk git siparişini afiyetle zıkkımlan işte..
  • barajlara katkı sağlayacak türden değil, afet tarzı şiddetli, yıkıcı sağanak yağış(tı). sel ve su baskınlarına neden olmuş ve barajlara bir miktar girse de bazı vatandaşlara farklı şekilde girmiştir. pencerenin arkasından şarapla, kahveyle izlemek de bir seçenek, tabii düşüncesiz bir kimseyseniz.

    barajları besleyen yağmur tipi, uzun erimli (bazen iki ay aralıksız yağabilir) ve sakin bir yağış biçimidir.
    usul usul yağar, ekosisteme zarar veren sellere neden olmaz, ekinleri büyütür. maalesef bu yağışlar artık olmayacak. mazide kaldı.

    ayrıca, hayvanların da durumu vahim.

    not: kuvvetli yağış uyarısı verildi. devamı gelecek.
  • bir yağmur yağsa da 90 yaşındaki dedemin konuştuğu izmir’in altyapı sorununa ben de değinsem diyenlerin toplandığı başlıktır. rakımı 30 metre olan şehirde -ki denize yaklaştıkça tabii ki rakım düşer- toprak zemin yumuşayınca, deniz dolunca ne bekleniyor acaba? bu sorunun kaynağı belediyeler ve altyapı mı yoksa türkiye’nin sürekli batıya düzensiz göç vermesi mi diye düşündürmelidir.
  • bornovadaki 4-5 metre yükseklikte duvarları olan mandaçayı deresini taşıran yağmurdur. normal bir yağmur değildi. bu tarz olaylarda konuyu belediyenin partsine bağlamak kadar saçma birşey yok. kimse kendisine sormuyor neden gecekonduda , bodrum katta veya zemin katta yaşamak zorundayım diye. izmirin en büyük sorunu suyun akışına engel yapılaşmalardır. ciddi kentsel dönüşüm şarttır. yağmurlar için bütün yollara 2 metre yağmur kanalı açsan yine o evi su basacaktır.
  • söyleyin memleketten bir haber mi var, yoksa yarin gözyaşları mi bu yağmurlar?