şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ankara devlet tiyatrosu'nun perdeye aktardigi 2018-2019 sezon oyunu. promiyeri 12.12.2018'de yapildi.

    oyuncular iyi, dekor basarili ve biletler satisa ciktigi ilk dakikalarda tukeniyor. adi duyuldukca bilet bulmak zorlasacak muhtemelen. olay bir delinin hatira defteri'ne donmeden izlenebilir.

    --- spoiler ---

    oyunun sonunda seyircilerin bir kismindan gorus almalari da gayet anlamliydi. 37'ye 3 kazandik ama o uc kisinin de sirf suruden farkli takilayim kafasinda tercihlerini o sekilde belirttiklerini dusunuyorum.
    --- spoiler ---
  • reginald rose'un yazdığı, m. akif yeşilkaya'nın yönettiği ankara devlet tiyatrosu oyunu.

    oyunu programda gördüğümde endişe ile karışık tatlı bir heyecan kaplamıştı içimi. oyuncu listesini gördükten sonra endişe, yerini heyecana bıraktı. dün akşam oyunu izlediğimde bu heyecanımın yersiz olmadığını gördüm.

    oyun, ankara devlet tiyatrosunun son yıllardaki en iyi işlerinden birisi olmuş. (iyi işleri pek az ama neyse)

    oyuna giderken bu oyuncu grubundan kötü bir iş çıkmayacağını düşüyordum. kendimce haksız da çıkmadığımı düşünüyorum. alper tazebaş'ın -her ne kadar istemeden henry fonda'nın filmdeki oyunculuğu ile kıyaslasam da- oldukça iyi bir iş çıkarttığını söylemeliyim. kendisinin oynadığı kötü bir oyun izlemedim. (tam bunu yazdıktan sonra kuaförde bir gün isimli oyun aklıma geldi.)*
    irfan kılınç, şekip taşpınar, ulaş ersoy yine bildiğimiz gibi. hep iyiler, iyi ki varlar.

    oyun içerisindeki sürekli hareket ve sahne devinimi ayrıca hoşuma gitti. seyircinin uyumasına kesinlikle izin verilmiyor.

    oyunculuk çok iyi ancak söylemek durumunda olduğum bir kaç durum var elbette. oyunda jürili bir yargılama sistemi içerisindeki psikolojik öğeleri izliyoruz. oyundaki agresif karakterler biraz daha "amerikalı" gibi sinirlenmeliydi bence. bazı yerlerde -istemeden olduğunu düşünüyorum- bitirim mahalle delikanlıları gibi birbirlerine sataştılar.

    dekor, filmdeki setin kopyası olmuş neredeyse. pencereler, manzara, oda duvarlarının koyu renkleri,wc detayı vs. bence iyi de olmuş. daha doğrusu oyun metninde yer alan dekor düzenine uyulmuş, renkler konusunda da filmin izi takip edilmiş.

    kostümler günlük kıyafetler, bazı özellikli karakterler için özellikle seçilmiş oldukları belli. beni rahatsız eden iki şey var; ilki şekip taşpınar'ın elindeki tesbihimsi şey, ikincisi de oyuncu arkadaşların küpeleri. biraz ciddiyetten uzak gibi hissettirdi.

    toplantı masasının seyirci koltuklarına doğru uzanması ve masanın sağında ve solunda seyirci grubunun bulunması fikrini ayrıca takdir ettiğimi belirtmeliyim.

    son olarak, kesinlikle yanlış anlaşılmasın ama bu oyunda kadın oyuncu yer almıyor. filmde de yok. metinde de yok. özellikle oyun içindeki psikolojik kırılmayı yaşatan ilk karakter olan 9 numaralı jüri üyesi oyunun orjinal metninde: "a mild gentle old man long since defeated by life and now merely waiting to die." şeklinde tanımlanmış. bu neden değiştirilmiş anlamış değilim. kadın oyuncularımız başımızın tacı elbette. daha çok sahnede olsunlar, hep olsunlar, buna bir itirazım yok ancak, reji de çevirmen de etki ve yetki sınırlarını bilmeli.

    özetle: son bir kaç yıldaki iyi işlerden birisi. izleyiniz.
  • uzun uğraşlar sonucu bilet alarak bu akşam irfan şahinbaş sahnesinde izlediğim, reginald rose'un yazdığı ankara devlet tiyatrosu oyunu.

    bu ekipten kötü bir iş çıkması mümkün değildi fakat bu sezon yerli ve milli olma parolasıyla yola çıkan devlet tiyatroları birkaç oyun hariç maalesef iyi oyunlar perdeleyemedi. bundan ötürü ben yine de beklentilerimi düşük tutarak sahneye adımlarımı attım. bu durumdan tamamen bağımsız olarak muazzam bir performans ortaya konduğunu söyleyebilirim. seyirciyle kurulan bağ ve akış benim için önemli oyundan bir an olsun kopmadım bu da bana göre bu oyunu başarılı kılıyor. dekor için aynı şeyi söyleyemesem dahi oyuncuların tamamının performansı çok iyiydi ayrıca bahsetmeden geçemeyeceğim sahnede oturan seyirci olayını pek sevemedim iyi ki dikkat dağıtan tipler değildi. oyun sonunda bir kısım seyircinin de oylamaya katılması ve anlık olarak oy sayısını yansıtmaları güzel işti.

    henüz erken biliyorum ama en azından şu an için sezonun en iyi oyunu diyebilirim. tavsiyelerime ne kadar kulak verirsiniz bilemem ama gidin izleyin efendim iyi oyun.
  • filmi izlediyseniz kesinlikle gidin bu oyuna. ha eğer filmi izlemediyseniz, yine de kesinlikle gidin bu oyuna.

    muazzam bir sahnede haza oyunculuklarla kotarılmış bir oyun. süre olarak film ile aynı hemen hemen. bu yüzden sanki filmin hiç kesilmeden 1 kerede çekilmiş versiyonunu izliyor gibi oluyorsunuz. oyundan sonra "bi daha! bi daha!" diye bağırma isteği uyandırdı bu oyun bende. gidip görmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.

    deep note: ben filmini de çok seviyorum..
  • ankara devlet tiyatrosu 2018-2019 sezonu irfan şahinbaş sahnesinde sahnelenen reginald rose'un yazdığı akif yeşilkaya'nın yönettiği oyun..

    öncelikle, film mi oyundan uyarlandı yoksa oyun mu film yapıldı konusu hakkında bir girizgah yapmak istiyorum..

    reginald rose new york'ta bir adam öldürme davası için ilk kez jüri üyesi olarak çağırılmış ve sonrasında bu tecrübesinden yola çıkarak, jüri üyelerinden başka hiç kimsenin jüri odasında neler olup bittiğine dair hiçbir fikri olmadığı için; bir jüri odasında geçen oyunun izleyici için heyecan verici ve hareketli bir deneyim olacağını düşünerek 1954 yılında cbs kanalı'nın studio one in hollywood serisi için twelve angry men'i televizyon/tiyatro oyunu olarak yazmış ve bu senaryo ile emmy ödülü kazanmıştır.. akabinde bu oyun 1955 ve sonrasında pek çok tiyatroda oynanmış, 1957'de ise sidney lumet'in beyaz perdeye aktarmasıyla ölümsüz bir başyapıt olmuştur..

    ek olarak; sanılanın aksine 8 numaralı jüri üyesini ilk henry fonda değil
    robert cummings canlandırmıştır..

    oyunun orjinal adı "12 angry men" olmasına karşın kadın oyuncu yerleştirilerek adının güncellenmesi çok hoşuma gitti.. çünkü yurtdışında aynı oyun kadın oyuncu yerleştirilince genel olarak "12 angry jurors" ismiyle sahneleniyor.. böyle değişiklikleri severim.. keza 2007de rus yapımı uyarlaması olan aynı filmin jüri odasında değil de adliyedeki tadilat sebebiyle bitişikteki okulun spor salonunda geçmesi gibi..

    metin öyle güzel hazırlanmış ki, 12 jüri üyesi çocuğun suçlu mu yoksa suçsuz mu olduğunu tartışırken her izleyeci konu hakkında kendince sorgulama yapıp kendince sonuca varmaya çalışarak 13.jüri üyesi oluyor.. bu izleyicinin tüm dikkatini tamamen oyuna verebilmesini sağlayan en önemli unsur.. bu anlamda çok etkili ve güçlü bir metin olmasının yanında her zaman güncelliğini koruyacak bir konuya ve kaliteye sahip..

    3 cephenin seyirci platformu olarak hazırlanması çok hoş ve yerinde olmuş.. oyunun dekoru çok gösterişli ve büyüleyici.. dekoruna tam anlamıyla bayıldım.. mükemmel.. tasarlayan efter tunç ve dekoru yapanların ellerine sağlık.. devasa büyüklükteki pencerelerden görülen manzara, yağan yağmurun görüntüsü, bunlar aşırı profesyonel işlerdi gördüğüm kadarıyla..

    oyunculuklar çok üst seviyedeydi.. tek perdelik ve 1 saat 40 dakika gibi bir süre devamlı sahnede olmak ve bu kadar şahane performans sergileyebilmek çok zor olsa gerek..
    irfan kılınç, alper tazebaş, şekip taşpınar ve ulaş ersoy'a ayrıca değinmek istiyor ve sahnedeki oyunculuklarının kelimenin tam anlamıyla "kusursuz" olduğunu da eklemek istiyorum..

    oyunda eleştirebileceğim sadece tek bir konu var.. o da yargıç seslendirmesinin zamanlaması.. acaba son seyirci anonsundan hemen sonra yani oyunun başında yapılsaydı daha mı hoş olurdu diye düşünmeden edemedim..

    ve son olarak akif yeşilkaya;

    bu oyunu izledikten sonra yöneteceği tüm oyunlara koşarak gideceğimi belirtmek isterim.. ve bu konuda da çok ciddiyim.. oyun üzerine tüm yaratıcılığını, tüm emeğini, tüm enerjisini verdiği o kadar belli ki hayranlıkla izledim.. zaten hali hazırda kaliteli olan bu metni çok üst seviyede bir kaliteyle oynatabilmeyi başarmış.. ellerine, emeklerine, yaratıcığına sağlık..

    tek sezonluk bir iş olmayacağını umuyor, nice sezonlar oynamasını temenni ediyor, alın terini bu oyundan esirgemeyen tüm ekibi en içten dileklerimde tebrik ediyorum..

    iyi ki varsınız, iyi ki tiyatro var..

    izleyin ve izlettirin..
  • tereddüt etmeden, ankara dt'de bu sezonun yıldızı bu oyun derim.

    oyuncular ayrı iyi, yönetmen muhteşem iş çıkarmış, sahne planı, dekor vs. gerçekten çok başarılı, devlet tiyatroları konforunun çok üstünde çaba harcanmış ve karşılığı da alınmış.

    ben şahsen şekip taşpınar'ın performansına ayrıca değinmek isterim, o kadar gerçekçi bir karakter ortaya koymuş ki, en çok ona sinirlendim, bana hakaret etmiş kadar sinirlendim hatta. *

    tek eleştirim var, sahne içinde seyirci koltuğuna gerçekten gerek yok, insanın gözüne takılıp oyundan koparmaktan başka bir işe yaramıyor.
  • son bir kaç senedir izlediğim en iyi adt oyunlarını sıralasam sanırım ilk üçe girer. tek perde olması oldukça iyi olmuş bu sayede hiç kopmuyorsunuz. sahne düzeni de oldukça yerinde aynı keyfi başka bir sahnede izlesem alır mıydım bilemiyorum.

    oyun zaten iyi, oyuncular için de bir iki ufak ayrıntı dışında eleştirilebilecek bir şey yok. oldukça iyi bir performans.

    izlenmesi gereken oyunlardan.
  • gayet başarılı bulduğum oyun. yapmaları gereken tek şey zaten yeterince kült olan filmden çok uzaklaşmadan sade bir uyarlama sahnelemekti. bunu da gayet başarılı bir şekilde yapmışlar. özellikle filmi izlemeyenler için oyun bir tık daha vurucu olmuştur.

    --- spoiler ---

    salon sıcaklığı dayanılmaz bir seviyedeydi. hikayenin geçtiği bunaltıcı sıcaklıktaki ortamı gerçekçi olarak yaşamak ve yaşatmak için mi yoksa ısıtma sistemini biraz ayarsız açmalarından mı kaynaklıydı çözemedim. gerçekten zor anlar yaşadım.

    bir de en yaşlı iki jürinin (7. jüri ve 10. jüri) karar değişimi beni çok ikna etmedi. filmi izleyeli çok oldu ama orda her bir jürinin karar değişimi gerçekçi gelmişti diye hatırlıyorum.

    ama oyunculukların gerçekten başarılı olduğunu belirtmeliyim.
    --- spoiler ---
  • son zamanlarda izlediğim en güzel dt oyunuydu. filmiyle birebir olmuş diyebilirim hatta oyunun süresi bile filmle aynıydı. dekor da oyuncular da çok iyiydi. bir saniye bile dikkatimi kaybetmeden izlediğim bir oyun oldu.

    yalnız tek sıkıntısı oyunun sahnelendiği ankara dt irfan şahinbaş sahnesi inanılmaz sıcaktı. üstteki entry sahibi arkadaş gibi ben de bunun olayın sıcak bir yaz gününde geçmiş olduğu için olabileceğini düşündüm, çünkü daha önce de aynı sahnede birçok oyun izledim ancak böyle bir sorun yaşamamıştım.
  • ankara irfan şahinbaş sahnesinde izlediğim oyun. filmini yıllar önce seyretmeme ve sonucu bilmeme rağmen oyunun dekoru ve oyuncuların müthiş performansı sayesinde sonuna kadar ilgiyle izledim. 12 öfkeli adam filminden tek farkı jüri de 2 bayanın rol almış olması.

    naçizane önerim sahnede oturan iki seyircinin sahnede oturmaması. ciddi bir şey tartışılırken birbirlerine gülmeleri, sandalyelerinde bir sağa bir sola sallanmaları d sırasında oturan benim çok dikkatimi dağıttı.

    izlemenizi tavsiye ederim.