şükela:  tümü | bugün
  • 1998 fransa dünya kupası'nın final karşılaşmasıdır. fransa hırvatistan'ı, brezilya da hollanda'yı eleyip finale çıkmıştı. 2 kornerden zinedine zidane ile 2 gol bulan fransızlar, emmanuel petit'nin rüyasında gördüğü skora (bkz: #2504765) adım adım yaklaşırken bu efsaneyi bozan da yine petit oluyor, maç da 3 - 0 bitiyordu.

    ayrıca brezilya'nın genç yıldızı denilson'un ceza sahası içinde topun üstünde ayaklarını bir o yana bir o yana geçirerek yaptığı hareketi ve lilian thuram'ın muhteşem bir savunma örneği göstererek geçit vermediği pozisyon da futbolseverlerin hafızalarındadır.
  • karşılaşma sabahı ronaldo'nun brezilya'nın kamp yerinde bayılması bir soruştunrma konusu olmuştur. stresten dolayı sinir krizi geçiren ronaldo önce teknik direktör mario zagallo tarafından ilk 11'den çıkarılmıştır. stadyumda basın mensuplarının eline gelen kadrolarda ronaldo'nun adı yoktur. ancak nike firmasının özel isteğiyle ronaldo hazır olmadığı halde sahaya sürülmüştür. bu olay nedeniyle brezilya'da bir soruşturma açılmış ancak tabii ki bir sonuç alınamamıştır. maçtan önce televizyonda yorum yapan ali şen, ronaldo oynamasa bile brezilya kazanır diyerek bir yanlış tahminde daha bulunmuştur.
  • 98' dunya kupasi final macidir.
    turnuvanin ba$inda fiksturleri degerlendirenler, hesap kitap yapanlar icin beklenen bir finaldi ama cogunluk finali brezilya' nin kazanacagini du$unuyordu.
    paris, stade de france' ta 75.000 ki$i onunde oynanan final macindan once ve sonra brezilya ve ozellikle de ronaldo icin cok spekulasyon yapilmi$ti.
    brezilya, fransa' nin tum silahlarini analiz etmi$ gibi gorunuyordu hatta fransa' yi zidane' nin yonettigini cok iyi biliyorlardi ama onlar brezilya idi ve onlar onlem almasi gereken degil onlem alinmasi gereken bir takimdi.
    evet, brezilya, fransa' yi gole zidane' nin hazirladigini biliyorlardi ama gorulen o ki zidane' nin kornerlerden kafa golu atabilecegini bilmiyorlardi. ilk yarida zidane, 2 kornerden 2 kafa golu atinca brezilya $ok olmu$tu. ronaldo' da beklenen katkiyi yapamiyordu. +90 da petit, orta sahadan kaptigi topla bombo$ brezilya ceza sahasinda ko$turunca fransa, finali beklemedigi kadar kolay kazanip tarihinin ilk dunya kupasini kaldiriyordu.
    mactan sonra tum paris' i boy boy zinedine zidane posterleri susluyordu.
  • ronaldo bu karşılaşmada oynamasaydı onun yerine oynayacak oyuncu edmundo idi. maç öncesi televiztyonda yorum yapan ali şen vakti zamanında edmundo yu fenerbahçe ye almak istediğinden ve onun çok kaliteli bir topçu olduğundan falan da bahsetmişti.
    ronaldo sponsor zoruyla zorla oynatılında edmundo yu izleyememiştik. neyse ki bu edmundo yu 2-3 sene sonra napoli formasıyla fatih terim li fiorentina ya karşı izlemiştim. maçın tek golünü atıp fiorentina nın floransa ya puansız dönmesine neden olmuştu. biz fatih terim in italya da başarılı olmasını isteyen yalakaları da sonuca üzülmüştü. ayrıca edmundo nun napoli deki forma numarası 99 du diye hatırlıyorum.
  • futbol kariyerimin en başarılı maçını çıkardığım günün akşamında gerçekleşen dünya kupası finali.

    yazlıktaydık. aşağı mahallenin genç irisi sayılabilecek fırlamalarıyla, şu an üzerine parsel parsel ev yapılmış olan boş arazide yaklaşık 5 saat süren bir futbol müsabakasından bahsediyorum. denizden geldikten sonra giyinip maç yapmaya gitmiştim. düşünün işte, eve geldiğimde dünya kupası finali başlamak üzereydi.
    çağlar, fırat ve bendik sanırım bizim takım. 3'e 3 yapıyorduk. tribün işlevi gören bahçe duvarlarına taraftarlar sıralanmıştı. tahmin edebileceğiniz gibi hepsi kızdı ve içlerinden biri fena halde ilgimi çekiyordu. ve yine tahmin edebileceğiniz gibi, benim o civelek kaan dobra'lığım, o enerjikliğim, 57 gol 48 asistlik performansımın da temelinde yatan bu durumdur.

    eve gelmiştim sonra. alican evdeydi, ufak kuzenim. hangisini tutuyorsun dedim, "berezilya" dedi, telafuzunu becerememişti yaşı küçük olduğu için. ben de muhalif olayım ki heyecan olsun mantığıyla fransa'yı tutmuştum. zaten zafer kazanmış komutan edasında olduğumdan, fransa kaybetse bile çok koymazdı bana. ama alican ağlamıştı maçtan sonra. şimdi koca adam oldu da, yakında hukukçu olacak hatta. dey gidi deyy...
  • solumda onlarca brezilyalı , sagimda onlarca fransızla izledigim maçtır. sondaki kavgada hafiften ara dayagi yemişliğim de vardır. unutamam...

    zöe: ulan yalan mı sölicez kötüleyip durmuşsunuz... büyük ekran bi tv önünde izledik , statta tribünlerin arasında değildim. her iki taraftan arkadaşlar vardı naaapsaydım?!
  • bu maçtan sonra adidas'ın bir reklamı dönmeye başladı televizyonlarda. şu şekilde:

    bir elektronik skor tabelası. bu skor tabelasında fransa ile brazilya milli takımlarının isimleri. brazil - france. fransa'nın attığı her gole karşılık adidas'ın 1 çizgisi doluyor. 2. golde 2. çizgi. 3. golde de 3. çizgi ve adidas logosu oluyordu. böyle bir reklam yapma gereği duymuşlardı. tabi yanılmıyorsam, o zamanlar brezilya'nın forması da nike'tı, güzel bir gönderme olmuştu bu reklam.*
  • bizim için bir dünya kupası finali maçı, ronaldo gözüyle bakınca ise, hayattan soğuma sebebi.

    maçtan bir kaç saat önce bizim ümit özat sendromu dediğimiz, "dilin gevşeyip soluk yolu üzerine düşerek, soluk yolunu tıkaması" durumuyla karşı karşıya kalmıştı. şükür ki, ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan ronaldo kurtarılmış ama final maçına çıkamayacağı açıklanmıştı.

    fakat, fakatı vardı. nike'la sözleşmesi bulunan ronaldo, maçtan yarım saat önce doktor gözetiminde oynamaya mecbur bırakıldı. apar topar stada götürüldü. e o da sahaya çıktı ve brezilya maçı 3-0 kaybetti.

    ama onun için dahası vardı. ronaldo maçtan sonra, 98 dünya kupası'nda 4 gol atmasına rağmen, "dünya kupası'nın en büyük hayal kırıklığı" ödülünü aldı.

    "o gün maçı kaybettik ama 30 saniyeliğine gidip geldim, hayatı kazandım" dedi. bunu diyince de, kendi hayatını milli takımın önüne geçirdiği gerekçesiyle suçlandı. "die ronaldo!" pankartlı yürüyüşler düzenlendi.

    ronaldo cevap vermedi. "dünya kupası'nın hayal kırıklığı" ödülünü 2006'da bir kez daha aldı. toplamda 15 golle "dünya kupaları tarihinin en golcüsü" ödülünü aldığı gün hem de. ne diyor siz türkler, meyve veren ağaç.
  • bu maçta ronaldo'nun "doktor görüşüne rağmen, sponsorlar tarafından zorla oynatılması" meselesini inceleyen uefa yetkilileri, ronaldo'nun ifadeleri, hastane kayıtları, hastaneden yapılmış canlı yayın ve görgü tanıklarına rağmen tüm bu işlemlerin "brezilya'nın taktik hamlesi" olduğuna kanaat getirdi. kimse de bu saçma raporun üzerine gitmedi.

    zaten o ara gündem, "brezilya'nın kupayı fransa'ya satması" tipi haberle kaymıştı. bunu savunanların görüşü "aga, zidane antremanda 2 kafa golü atmış mı?" şeklindeydi. zidane attım, demedi ama o da tartışıldı, zamanla unutuldu, gitti. sonra türkiye'de dış gündem bill clinton monica lewinsky skandalına kaydı. o konu tatlıya bağlandı mı, bilmiyorum.
  • torrent sağolsun indirdiğim final maçı.bana kalırsa dünya kupalarının son zamanlarda oynanan en zevkli ve göze hoş gelen final maçı.bu maçı izleyip zidane denen futbol tanrısına hayran olmamak elde değil.ronaldo,r.carlos,denilson,rivaldo gibi yıldızlarına kök söktüren bir takım fransa.karnaval gibi maç olmuş..şimdi bakıyorum da zidane harbiden şimdi real madrid'in yıldızı olan ronaldo'nun eline verir.