şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: pepsi)

    edit: başlık başa kalmış
  • kaymakamlık bünyesindeki tüketici hakları hakem heyetine önce e-posta ile sonra arayarak daha sonra bizzat ziyaret ederek başvurulması gerekir.

    sövmekten beter bir cevap verilmiş yazar arkadaşa. umarım kapına geldiklerinde malınızı sokmuyorum işletmeme diyebilme dirayetini gösterebilirsiniz.

    kendime ucu ucuna yeten beynimle akıl verecek olursam; bir bakkal veya marketle anlaşın. küçük bir fark koysun size satarken içeceği. maalesef ille de coca cola diyecek müşterileriniz olacak. yok demek size kaybettirecek.

    doğru yazılışı coca-cola

    @aerandir uyarısı üzerine bir araştırma yaptım. yazarın yaşadığı durum ticari olarak değerlendirildiği için tüketici hakları hakem heyeti ilgilenemiyormuş yani nihai tüketici sayılmıyor yazarımız. direkt ticaret mahkemesine başvuru yapılmalıymış.
  • rezaletin özeti: gelmeyen dolap
    gerekçe: "çünkü elimizde kısıtlı sayıda vardı ve dolapların daha önemli yerlere gitmesi gerekiyordu."
    rezalet puanı: 8/10. "daha önemli yer" ayrımcılığı ne amk?

    not: pepsi hayranı.
  • başlığı açan yazar rezaletin çok büyük olmadığını farkediyor ve okuduğunuz için teşekkür ederim diyerek entry'sini sonlandırıyor. bahsi geçen yer çeşme, bugün en kenar mahalle esnaf lokantası dahi kola satışı yaptığı gözönüne alınınca çok geçmeden kola satışı yapmaya başlayacağını kendisine hatırlatalım. yada şu saatlerde bile yapıyordur.
  • dolap mulkiyeti coca-cola'ya ait oldugu icin firmanin dolap vermemesinden sikayet etmek col da rezalet bir durum degildir.
    muhtemelen oncelikli yer gozuyle bakilma olayi da sudur;
    elinizde kisitli kaynak oldugu zaman onceliklendirmenizi en iyi yatirim geri donus orani olanlardan yana kullanirsiniz.
    muhtemelen digerlerine gore daha az urun alan, daha karsiz musterinin bu tur yatirimlarda sona kalmasi kadar normal birsey yoktur.
    nerden mi biliyorum, ayni sektorden bir firmada yatirim analizleriyle ilgileniyorum da ,oradan.
    rezalet puanim: 0/10.

    not: çayspor
  • söz vermişlerdir bilemem ama, ben dolabın dağıtılmasını yönlendiren kişi olsam: ayda 1 koli kola , 1 koli meşrubat satan yerden daha önce ayda 10 15 koli ürün satan yeri tercih ederim. neticede kimse kimsenin kara kaşına kara gözüne göre iş planlaması yapmaz..

    (bkz: para çokomel eğrisi)

    edit: diğer arkadaşların yaptığı önerilerden; ev yapımı limonata, ev yapımı ayran önerilerine şiddetle katılıyorum.
  • ayda 10 koli alan ile 100 koli alan arasındaki ayrım daha önemli müşteri ayrımıdır. bu ayrım her sektörde vardır kimse birbirini kandırmasın.
    ayrıca bi dolap için çokta şeetmeye gerek yok bence.
  • rezalet puanım 10/10. burada söz konusu olan açık açık , sizi sallamıyoruz diye işletmenin yüzüne söylemeleri. yapılması gereken yalan söylemekti. kazma çalışan...
  • siz olsanız da sizden daha az cocacola ürütü satın alan/ satan kişiye dolap verilip size verilmemesine tepki gösterirdiniz.

    tanım: ticarette paranın gücünü fark edememiş yeni işletmeecinin yaşadığı durum.
    rezalet puanım: 2/10
  • "adam kendi dolabini cani istedigine verir, sana mi soracak kime verecegini?" diye sormak istedigim rezalet.

    cekmek istemiyorsan agiz kokusunu, basar parayi kendin alir dolabi canin ne istiyorsa doldurursun icine. bir suru isletme var benzer sekilde yapan. uc kurus dolap parasi vermemek icin onun bunun agiz kokusunu cekmekten ve hangi urunu nereye koyacaginizi baskasinin belirlemesinden iyidir diye dusunuyorum.