şükela:  tümü | bugün
95 entry daha
  • 2008 yapımı, tarihi gerçekleri anlatırmış gibi yapan hamasi bir türk filmi.

    1914-1915 kışında van’da geçen filmde, yaşları 12 ila 17 arasında değişen 120 vanlı çocuğun hudutta rus saldırısına karşı koymakta olan osmanlı ordusuna cephane yetiştirmek üzere çıktıkları zorlu yolculuğun hikayesi anlatılıyor. hikayenin geçtiği yıllar dikkate alınacak olursa, böyle bir filmde ister istemez belli bir tarihi anlatının da yer alması kaçınılmaz. ancak film bunu ne alışılagelen türden (yalan yanlış bilgiler ve çarpık bir bakışla bezeli) bir hamasetle yapıyor, ne de tarihi gerçekliklerle uyumlu bir yapıyla kurguluyor. örneğin, her ne kadar yukarıda “osmanlı ordusu” ifadesini kullanmış olsam da, filmde “türk ordusu”ndan söz ediliyor. (tanzimat osmanlıcılığının cumhuriyet türkçülüğü içerisinden algılanmasının ne gibi bir kafa karışıklığının eseri olduğu ayrıca ele alınması gereken geniş bir konu.)

    bunun yanısıra, filmde kategorik bir ermeni düşmanlığının olmadığı, daha çok iyi ve kötü ermeni ayrımı yapıldığı da söylenebilir. bu çerçevede, ı. dünya savaşı başlamak üzereyken anadolu’yu terk etmeye başlayan ermeniler “iyi”, müstakbel rus saldırısı eşliğinde ayaklanmayı bekleyenler ise “kötü” ermeniler olarak sunuluyor – ki bu yaklaşım da, bir yandan bütün kalanları zan altında bırakan bir ima içerirken, diğer yandan da 1915'e nasıl gidildiği konusunu tamamen gözardı ediyor.

    en önemlisi, filmde (her zamanki gibi) türklerin haksız olduğu herhangi bir duruma hiç denk gelinmiyor. yani filmde iyi ve kötü türk gibi bir ayrım söz konusu değil, filmdeki bütün türkler gayet iyi insanlar. gerçi filmde taşnaklara bir ara bilmeden silah da satmış bulunan bencil bir karakter de yok sayılmaz, ancak bu kişi, abisinin kendisini bir parça sertçe ikaz etmesinin ardından bir anda 180 derece dönerek gayet iyi ve vatanperver bir insan haline geliyor. hal böyle olunca, filmdeki bütün ermeniler kötü olmasa da, filmde yer alan bütün kötülükleri ermeniler yapmış oluyor. mesela taşnakçılar cadde ortasında sadece masum türkleri değil, “iyi” bir ermeni olan doktor krikor’u dahi “türk hastaları da muayene ettiği” gerekçesiyle öldürüyorlar. ama herhangi bir türk milliyetçisinin bu türden gerekçelendirilmesi zor bir eylemine denk gelmiyoruz.

    muhakkak daha yakından bakıldığında filmde daha fazla sayıda problem de bulmak mümkün olur. ama resmi söylemden alışık olduğumuz “hep haklı olma” durumuna iyi bir örnek olması nedeniyle, ittihatçıların ı. dünya savaşı’na girmek için adeta can atmalarının bile filmde gözardı edildiğini belirtmek gerekli. zira filmde, milliyetçi bir vanlının dilinden, türklerin başkaları tarafından (herhalde “dış güçler” olmalı) savaşın içine çekilmekte olduklarını öğreniyoruz.

    ancak bütün bunlara rağmen filmin yine de objektif olma konusunda ortalamanın üzerinde olduğu söylenebilir. tabii bunun bir nedeni filmin tarihi konuları çok fazla kurcalamaması ise, diğer nedeni de söz konusu ortalamanın çok da iç açıcı bir yerde seyretmiyor olmasıdır.

    film hakkında daha detaylı bilgi için bkz.: http://tr.wikipedia.org/wiki/120_(film)

    tema:
    (bkz: ermeni soykırımı /@derinsular)

    diğer ilgili tema:
    (bkz: popüler kültür /@derinsular)
4 entry daha