şükela:  tümü | bugün
  • dün gerçekleşen ve bugün kendime gelmemle kamuoyu ile paylaşmak istediğim rezalet.

    şöyle ki, kardeşim internetten modüler ayakkabılık ve kitaplık siparişi yapmıştı. bu modüler tahtalardan oluşan kargonun toplam ağırlığı ise 25 kg altındaydı. ve ürünü aldığımız şirket e-postasında özellikle altına çizerek kargo şirketi elemanının kapıya kadar kargoyu çıkarmasını belirtiyordu.

    siparişi verdikten bir kaç gün sonra dün kapıcımız tarafından evdeyken arandık. aşağıda yüklü malzemeleriniz var diye. zil çalmak gibi bir davranış olmadan kapıcımız aracılığı ile aşağı malzemeleri bırakıyoruz gelip alsınlar diye bir telefon çaldı. neyse kardeşim evdeydi ve abi bunların yukarı çıkarılması gerekiyordu, anlaşma öyleydi dedi. ve ben de bunların yukarı 6. kata gelecekleri olmadığını görüne aşağı sinirle indim. eleman dış kapıda bir koliyle bekliyor vaziyetteydi. "bunlar çok ağır ya, biz buraya bırakıyoruz siz buradan alın." dediğinde daha da gerildim. senin bunları yukarı çıkarma zorunluluğun var, anlaşma böyle dedim. ağzında yine bir şeyler geveleyerek ben 20 kg yukarısını çıkarmak zorunda değilim diye karşılık verdi. sonradan net bir şekilde öğrendik ki 30 kg yukarısını çıkarmama zorunluluğu koymuş şirket. altını ise çıkarmak zorunda kargo taşıyıcısı.

    neyse bu beni yalan yanlış yönlendirmekle uğraşırken, dur dedim yanımda telefonum yok arayacağım, şikayet edeceğim. yukarı çıktım geldim. diğer tüm malzemeleri de kapıya getirmiş bekliyor. yanında aradım müşteri hizmetlerini. e-postada yazanı da gösterdim yüzüne. çıkarmıyorsan teslim almayacağım, dedim. bekleyemem deyip de duruyor o arada. çıkarmıyorum deyip gözümüm önünde malzemleri oraya buraya atıp, kamyona fırlatıp koydu. tabiri caizse patlamaya hazır bomba gibiydim, kendimi zor tuttum. ama içimden dur sen, tıpış tıpış çıkaracaksın ferahlığı da vardı ki onunla sabredebiliyordum. ki hak da benim hakkımdı.

    neyse aradık aras kargonun eskişehir şubesini. ismini verdik. sinirli hâlimizden de anlayacaklar ki hemen geri dönüş yaptılar. eleman ben 26 kg sanmıştım gibi bahanerle çıkarmadığını söylemiş şubeye. şube de koli ağırlığınız limitin altında, akşam saatlerinde tekrar gelip kapıya çıkarılacak diye belirtti. peki dedik kapattık, beklemeye başladık. bu arada da ayrıca genel merkezi arayıp ayrı bir şikayet formu yazdırdım.

    asıl olaysa bundan sonra başlıyordu. bir kere zaten bilenmiştim bu hadsize. faullü hareketi olursa tekrar kendimi tutamam diye geçiriyordum tabi tekrar aynı elemanı gönderirlerse diye. kapı çaldı. asansör kata geldi. geldiği gibi çattt diye tekmeyle vurulup asansör kapısı açıldı. koliler önüme atıldı. elimde de kolileri açıp kontrol etmek için falçata hazırlamıştım. o var elimde. delirdim delireceğim. sakin ol önce dedim. ben sakinim ben sakinim diye karşılık veriyordu. ne bu haretler deyince de acelem var karşılığı geldi. bundan sonrası ise benim için tam bir sinir krizi. gözüm döndü. apartmanın içinde bağırmaya elimdeki falçatayla kendimi tutmaya çalışıyordum. dayanamayıp sol elimle boğazını tuttuğumda ailem ayırdı beni. beni içeriye apar topar götürüp zaptetmeye çalıştılar. o arada da ailem kargoyu kontrol edip teslim aldı.

    kapı önünde beni katil edebilecek eskişehir aras kargo porsuk şubesi ve bu çalıştırdığı elemanından, gerekirse ismini de ifşa edebilirim, kaynaklı başımdan böyle bir hadise geçti.

    bundan sonra ne aras kargo'dan sipariş yapmak istiyorum ne bir kamyonunu ne de bir elemanını göstermek istiyorum.

    gerekli şikayeti yaptım ama kamuoyu farkındalığının oluşmasını da isteyerek buraya yazıyorum.
  • beğendiğim rezalet. 10/8. abi dhl ups kullanın yoksa y.içi kargo aras hepsi aynı. ya ölürsün ya öldürürsün.