şükela:  tümü | bugün
  • cok hakli bir yazidir. bekarliga veda partisi icin las vegasta profesyonel ortam yapip kazara kokainden enfarktus gecirip olen damat adayi da ayni sekilde muameleyi hak etmektedir, bu kizlarin erkek versiyonu olarak.
    bkz: kadinlarda bekarliga veda partisi nasil kutlanir.
    edit: damat bey de pragda bekarliga veda kutluyormus. pes.
  • "kindar nesil"e yüklendiği, nefretten başka bir şeyleri olmayan insanlara sitem ettiği yazısıdır. çok iyi yazmış, çok güzel olmuş demiyorum keza herşey kısa ve öz. bu kindar nesille nereye kadar?

    insanlığı kaybetmişiz başka bir şey önemli mi?
    ---alıntı---
    berkin 15 yaşındaydı.
    ekmek almak için evinden çıktı, biber gazı kapsülüyle kafasından vurdular. komaya girdi. o halde yatarken 16 kiloya kadar düştü. türkiye tarihinin gördüğü, vebali en ağır 16 kiloydu. kısacık ömrünün son beş gününde, beynindeki hasar nedeniyle epilepsi krizi geçirdi, kalbi durdu, makineye bağladılar, akciğerinde hava deliği oluştu, beyin fonksiyonları çalışamaz hale geldi, iç organlarındaki hasar büyüdü, vurulduğunda yaz mevsimiydi, sonbahar, kış, üç mevsim direndi, 269 gün dayanabildi, son nefesini verdi.

    *

    yuhladılar berkin’i miting meydanında… evladını elleriyle toprağa veren annesini yuhladılar.

    *

    özgür, elif, can, büşra, tarık, ceren, oğuzhan, bir de kedileri vardı, nohut… bilkent üniversitesi öğrencisiydiler, hukuk, uluslararası ilişkiler, turizm, iç mimarlık, siyaset bilimi, ticaret yönetimi, kimya okuyorlardı, 18-19 yaşındaydılar. yılbaşı gecesini özgür’ün evinde geçiriyorlardı, doğalgaz zehirlenmesinden hayatlarını kaybettiler.

    *

    sorumluların yakasına yapışacaklarına, aman belediye zarar görmesin diye çocuklara saldırdılar… polis kayıtlarına göre resmen “yalan” olmasına rağmen “üstleri yarı çıplaktı” dediler. yandaş medya alenen iftira manşeti attı, “kızlı erkekli alkolden öldüler” diye yazdı.

    *

    pamir henüz üç yaşındaydı.
    zekeriyaköy’de ailesi uyurken evden çıktı, kayboldu, tüm türkiye nefesini tutarak arama çalışmalarını takip etti, neticede maalesef, komşu villanın yosunla kaplanmış havuzunda cansız bulundu.

    *

    arama çalışmaları sürerken sosyal medyadan nefret fışkırıyordu, “annesi aleviymiş” yazdılar, “annesi dhkp-c’liymiş” yazdılar, “annesi gezi eylemcisiymiş, annesi çapulcuymuş” yazdılar, “ailesi beyaz türkmüş” diye yazdılar, “villalarda matem var vah vah” yazdılar.

    *

    ve şimdi…

    *

    dubai’den gelen özel uçak iran’da düştü, ikisi pilot biri hostes, 11 pırıl pırıl genç kızımız hayatını kaybetti.

    *

    öylesine acımasız yorumlar yazılıyor, öylesine vicdansızca ifadeler kullanılıyor, öylesine iğrençliğe dönüştürülüyor ki, hayatını kaybeden kızların sosyal medya hesapları aileleri tarafından kapatıldı.

    *

    berkin’in babası işsizdi.
    mina’nın babası holding sahibi.
    meselenin zenginlikle yoksullukla, eğitimle mezheple alakası yok.

    *

    eğer siz hâlâ sadece hukukumuzu, demokrasimizi, cumhuriyetimizi kaybettiğimizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.
    insanlığını kaybetti bu ülke.
    insanlıktan çıktı.

    *

    türkiye’nin sessiz çoğunluğu artık esir olduğu kişisel korkularını yenip, topluca sesini yükseltip, bir saniye bile kaybetmeden “kindar nesil”le mücadele etmek zorundadır.
    ---alıntı sonu---
    kaynak
  • maalesef adam yine haklı.
  • kendisinin de bayağı bir katkısı var bu kindar kitleler ve nesiller oluşmasında. günah mı çıkarmaya çalışmış acaba.

    not: okumadığım yazı, normalde her farklı görüşü okumaya gayret gösteririm ama bu adam çok ucuz ve kalitesiz yazıyor, zaman kaybı olarak bakıyorum.

    edit: tepki okarak yazılan ve hakaret içeren entryleri görünce aslında iyi bir noktaya değindiğimi farkettim. amacim zaten bu adamın söylemleriyle insanlara kin ve nefret aşıladigina dikkat çekmekti, kendi fanlarida bunu tasdiklemis oldu. bu adamla ilgili bir şey yazmak içinde fırsat kollamiyordum, kendisinin kin ve nefretten bahsetmesi bana çok ironik geldi boş geçemedim.

    sizin hassasiyetlerinizi kin ve nefret duygularıyla harmanlayarak sizi radikallestiren bu gibi insanlardan uzak durun, içinizi karartmasinlar.
  • herhangi bir yeni akit yazarının kusmuğuna bakıp "bu adam da boş değil ya bak neler neler ifade etmiş hep yanlış anlaşılıyor" diyecek yancıların, her görüşe aynı mesafede bakıyorum ama yılmaz özdil çok ucuz yeaa demesi de bir başka ironi. en azından ülke gerçeklerine 5 kuruş için sırtını dönüp onurunu satmıyor.
  • cahiliz bakın eğitimsiz demiyorum cahil. en büyük cehaletimiz de birbirimizi anlayamama konusunda.
    herkes karşındakiler kendileri gibi olsun kendileri gibi düşünsün kendileri gibi davransın istiyor.
    buna yılmaz özdil de dahil.
    kendi kafalarındaki kalıbın dışına çıkana öfke kusan bir insanlar topluğu var ortada.

    evlenmeden önce arkadaşları ile tatile giden insanlara saldırıyor birileri.
    birileri protesto hakkını savunanları saldırıyor.
    başka birileri dini görüşünü savunanlara saldırıyor.
    başkası da iktidarı savunanlara saldırıyor.
    herkes birbirine saldırıyor sürekli. kimse birbirini anlamaya çalışmıyor. uzlaşmaya asgari müşterekler bulmaya çalışmıyor.
    kutuplaşma derinleştikçe derinleşiyor.
    nefret ve öfke toplumu boğuyor.
    bu kısır döngüden çıkmak için ilk adım karşımızdakini dinlemek.
  • daha "not" yazmayı bile bilmeyen, dilini adam gibi kullanamayan tiplerin eleştirdiği adamın yazısıdır. daha herif yazıyı okumamış, damlamış ama "ucuz ve kalitesiz yazıyor" diye.

    ah ulan, biz de sen ve senin gibilere zaman kaybı olarak bakıyoruz da, bakma işte.
    ucuzluk, kalitesizlik yorumlarınızdan akıyor da, anlayacak kapasiteniz yok.

    hemen hemen her yazısı gibi, çatır çatır doğruları yazmıştır özdil.
    okuyun, okutun.
  • yılmaz bey toplumsal olaylara çok güzel bir bakış açısıyla yaklaşıyor ancak bu yazısını es geçerek belirtiyorum yazılarında toplumu ayrıştırıcı bir dil kullanıyor.
    mesela daha iki gün önce elinde gazetesi yılmaz özdil yazısı okuyan bir kadın karşıyakada vapurda ak partili bir kadına allah belanı versin sen ve senin gibilerin diyerek tepki gösterdi ben sanmıyorum ki yılmaz bey bunu konu eden bir yazı yazsın. yılmaz bey ve yazılarını fanatik futbol taraftarlarına benzetiyorum körü körüne bağlılık doğrunun da yanlışın da mutlak doğru olduğunun sanılması... linç başlasın lütfen.
  • dün öğrendiğimizde iş arkadaşım ile konuşuyoruz , dedim ki ;
    "üzüldüm. gencecik insanlar "
    dedi ki ;
    " zaten bekarlığa veda dan dönüyorlarmış. "
    " e ölsünler o zaman sıkıntı yok. yakın zamanda evlenip çoluk çocuğa karışacak hayalleri yok olsun çünkü zengindi. sen borç içindeyken o nasıl olur da çorba içmeye gider gibi dubai ye gidiyor ki zaten? "

    gencecik insanların ölümünden daha çok bu denli ayrışmamıza üzüldüm. vicdanların körelmesine üzüldüm. böyle medeniyetsiz vicdansız bir toplum içerisinde yer almaktansa ölmek daha tercih edilebilir olabiliyor bazen.
  • şu yazıya bile muhalefet edecek insanların olduğunu bilmek, bazı şeylerin durumunun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor.