şükela:  tümü | bugün
  • her şey bugün öğlen saatlerinde istanbul zorlu’daki starbucks’a gelmemle başladı. bir kahve -belki de bir kurabiye- alıp boş bir masada sessizce çalışarak arkadaşımı beklemekti niyetim. zira tasarımcıysanız hayatın size verdiği böyle nimetler olabiliyor. her neyse sevgili okurlar, sizleri hemen konuyla buluşturuyorum.

    bütün dalgınlığım ve aklımda önceden hazırladığım basit bir sipariş cümlesiyle uzunca bir sırada beklerken bir anda beynimde yankılanan beklemediğim üç kelimeyle sarsıldım.

    ‘merhaba sıradan yardımcı olayım’

    bu üç kelime bazılarınıza basit ve anlamsız görünebilir, fakat benim yıllardır içinde bulunduğum ve her bir sabahımı bunu sorgulayarak geçirdiğim depresif ve var oluşsal krizime yönelik hayatım boyunca yapılmış en iyi çözümlemeydi kuşkusuz. aman allahım, benim bütün hayat enerjimi tüketen bu tartışmaya en doğru yaklaşımı nasıl beni göz ucuyla bile gördüğü muamma olan bir starbucks kasiyeri yapmıştı? sıradan olduğum o kadar bariz miydi? yoksa bu gerçeklikle yaşamama katkıda bulunmak isteyen gerçek bir bilge miydi kendisi? evet, elbette haklıydı. gerçekten sıradan bir insandım, ve bunu kabullenmekte belki de çok geç kalmıştım. yine de bu durumu böyle, herkesin ortasında ulu orta ilan etmek doğru muydu?

    bütün bunlar kafamın içinden geçerken ‘hı tıbi’ dedim. 'beyefendi ne vardı' diye sordu bilge. sade grande kayfeyle şu çikolatalı kurabiye diyebildim. siparişimi alıp, sıradan bir insan gibi yerime geçtim. tüm diğer insanların yaptıklarını tekrar ederek hayatıma kaldığım yerden devam ettim.
  • starbucksa sürekli gittiğini söylemezse ölecek hastalığına yakalanmış sıradan insan beyanı.okumayın vakit kaybı.
  • benim bildiğim, aydınlanma insanın sıradan bir yaşam sürdürdüğünün farkına varıp, kendisini çevresinden soyutlayarak aydınlanmasidir. sende ise tam tersi olmuş. demek ki sen tam aydın değilken kendini aydın sanıp tekrar sıradan olduğunun farkına varmışsın.
  • iyi bi aydınlatmışlar bunu. (bkz: okumayın dedeler)
  • ışığı görmüşsün kardeş, sakın durma yardır direk
  • ben niye aydınlanamadım.
  • "cümlede kaç kelime vardır" gibi absürt bir soruya "genellikle 5, bazı acil durumlarda ise 7" cevabını veren bir insanın yaşadığı aydınlanamama olduğundan şüpheleniyorum.
  • aydınlanma gibi aydınlanma. sartre halt etmiş bu varoluşsal sorgulamalar karşısında.

    (bkz: sana puanım dokuz kankam)