şükela:  tümü | bugün
  • bir tek ben mi başlığı görünce konunun rte ile ilgili olduğunu düşündüm?
  • mesajı cozdum. hırsız enişte.
    çünkü yarin 14 şubat sevgililer günü olduğu için enişte eve erkenden gelip sürpriz için çekmecedeki biriktirdiği paraları almış ama oğlunun bilekligine ve 600 tl ye dokunmamış ve karısına da sinyal baabında mesaj bırakmak için mutfağa bebek oyuncağını aşmıştır. hani aksam hazırlan diye. hele bi 14 şubat bitsin netleştir olay.
  • hırsız bence sensin. bu hikayeyi anlatarak kendini direkt suçsuzlar listesine koyman da bunun göstergesi. olaylar gelişirken sen ortalıkta yokmuşsun gibi anlatıyorsun ama bakıyoruz ki polisi ararken ordasın.

    odanda olduğunu söyleyebilirsin ama sessizce odandan çıkıp ablanın portmantoda duran çantasından evin anahtarını alıp, dairesine girip geri gelsen kimsenin ruhu duymaz.

    hem apartmandan çıkmamış, kameralara gözükmemiş olacaksın hem de suçu diğer dairelerde yaşayan diğer insanlara atabileceksin.

    bebek olayı da havada kalmasın. muhtemelen enişten veya ablanın sana bir şekilde kendilerinin bile bilmediği bir borcu var.içten içe çaldığın tüm paraların zaten senin hakkın olduğunu düşünmüş ancak bebeğin hakkına dokunmamışsın. dolaba gidip kokulu bilmemneyi alıp yeğenin oyuncağını yaslaman "bebeğin hakkına dokunmadım mesajı vermek ve belki de sana olan borçları umursamadıkları için üzüldüğünü ve sadece senin olan hakkı aldığını psikolojikman ablanlara belirtme ihtiyacını anlatıyor. sonuçta temelde hırsızlık yapmadın, hakkın olanı aldın.

    hırsız sensin ve dolara yatırım yap. zira parmak izini bırakmayacak kadar akıllı çalışmışsın. kimse senin hırsız olduğunu ispat edemez. %2-ile %10 arasında o ihtimal. değil mi?
  • hırsız bebek.

    kendi bilekliğiyle parasına dokunmamış. diğer paraları çalmış. mesaj olarak da üç yaşındaki bebek kesik at başı bırakacak değil. en doğal şey olarak bir oyuncak bebeği seçiyor. bir nevi de "biraz bana odaklanın" mesajı veriyor. elinizdeki telefonu bırakın ve benle ilgilenin. ha bir de beni haftada bir yıkayın anlamında sabuna dayıyor oyuncak bebeği.
  • yok kanka, bu tipik bir olay, özel hiçbir işaret yok.

    hırsızların önemli bir bölümü, bir yere girdiler mi tamamen soymazlar. mesela ayakkabı hırsızları, bütün ayakkabıları çalmaz, bir çiftini mutlaka bırakır. soyduğu insanın tamamen mağdur olmasını istemezler.

    bunun gibi, çaldığı çantadaki parayı alıp kimlik ve diğer evrakı geri getiren veya uygun bir yere bırakan çok sayıda hırsız var.

    evet, onların da duyguları var, vicdanları var. bu hırsız evde bebek olduğunu anlamış veya daha önceden biliyormuş. size "bebeğin rızkına dokunmuyorum" mesajı vermek istemiş.

    kapının zorlanmaması normal. kilitli olmayan çelik kapıları çok kolay açabiliyorlar. böyle tiplerin, kamera kaydı ve gördü şahidi yoksa yakalanması da çok zor. çünkü bu bayağı bayağı meslekten bir hırsız.

    polisten pek bir şey ummamakta haklısınız. tekrar geçmiş olsun.
  • "aradan yalan olmasın 4-5 saat geçiyor olay yeri inceleme ortalıkta yok. zaten bizimkilerde polisi arayıp gerek yok gelmesin diyorlar. olan oldu, giden gitti bu saatten sonra peşine düşülmeyeceği inancıyla. zaten böylesi profesyonel birinin parmak izi bırakmış olması muhtemel değil. "

    şaka mısınız kardeşim siz? siz hayatınızı ihtimaller üzerine mi idare ettiriyorsunuz? olay yeri inceleme gelecek ki sizin göremediğiniz ayrıntıları görecek. hem hırsızın salak olmadığını nereden biliyorsun? ne gerizekalı adamlar var hırsızlık yapıyor. eğer hırsız parmak izi bırakmışsa yakalanması daha hızlı olur. paranızı geri alamasanız bile en azından içiniz rahatlar.

    edit: birisi "enişteye dikkat kumar borcu filan vardır yürütmüştür paraları" demiş. hakkaten lan. yoksa bir insan neden polis gelmesin der ki? eniştede var bi yamukluk.
  • çekilin ben şerlok'um.

    gelin basitten karmaşığa doğru çözümleme yapalım:

    öncelikle her şeyden önce eve giriliş zamanı önemli.

    eve giren şahıs evde kimsenin olmayacağı bir zamanda girdiği için ev hanımının ne zaman evden çıkacağını bilen biri olması lazım. dolayısıyla hırsız kesinlikle ev ahalisinin tanıdığı biri. şüpheliler:

    ev ahalisi, aynı kattaki komşular, kapıcı ve yazarın kendisi ile annesi ve bebek.

    olası şüphelileri not ettikten sonra olayın içeriğini inceleyelim.

    iki unsur var:

    oyuncak bebek ile oluşturulan sembol ve yarım yamalak çalınan bir miktar para.

    burada bir tezatlık var. amacınız aileye bir mesaj vermek ise para çalmanız mantıksız bir davranış, hele ki bir de parayı yarım yamalak çalıyorsanız. yok eğer amacınız hırsızlık yapmak ise (ki hırsızlığın temel mantığı yükte hafif, pahada ağır ne varsa cepleyip götürmektir.) neden daha fazla para çalabilecekken paranın bir kısmını orada bırakıp boş yere sembol oluşturuyorsunuz?

    buradan benim vardığım sonuç şöyle:

    oyuncak bebek tamamen dikkatleri çalınan paradan uzaklaştırmak için yapılmış bir hareket. çünkü bebeğe ait olan kıymetli takıların ve paranın dokunulmamış olması şahsın paraya ihtiyacının olduğunu fakat bebeğin parasını almanın ona doğru gelmediğini gösterir. böylelikle anlıyoruz ki suçlu %100 ailenin tanıdığı biri.

    şüpheli listesini tekrar gözden geçirecek olursak kapıcıyı ve komşuları rahatlıkla listeden çıkarabiliriz. çünkü yukarıda bahsettiğim davranış biçimi ancak bebek ile yakın akraba olabilecek veya bebeğin annesi babası olabilecek birinin sergileyeceği bir davranış. bebeğin içine çaki kaçmamış ise bebeği de listeden çıkarabiliriz.

    geriye kim kaldı: bebeğin annesi ve babası, yazar ve yazarın annesi.

    şimdi gelelim zurnanın zört dediği yere:

    oyuncak bebeğin bir şeyi sembolize ettiği fikrini kim ortaya attı?

    iddia ediyorum biri bunu diğer fertlere söylememiş olsaydı bir allah'ın kulu böyle bir şeyin farkına varmazdı.

    dolayısı ile oyuncak bebeğin bir şeyi sembolize ettiğini ilk düşünüp diğer aile fertlerine söyleyen kimse hırsız odur.

    olayın ise aşağı yukarı şöyle geliştiğini tahmin ediyorum:

    x şahsı kumarda, uyuşturucuda veya herhangi bir işte ekonomik batağa girer.

    x şahsı ihtiyacı olan paranın nerede olduğunu bilir. kimsenin evde olmadığı bir anda parayı çalar fakat bebeğin parasına dokunmaya gönlü el vermez. ekonomik batağının bir yerden duyulma riski olabileceği için şüpheli durumuna düşmemek adına oyuncak bebek ve kokulu taş sahnesini hazırlar. ardından olay patlak verir. herkes hırsızı ararken hırsız miami'de latin amerikalı kızlar ile parayı çatır çutur yer.

    yazarın annesinin yaşı gereği böyle bir olayı organize edecek tempoyu kaldıramayacağını düşünüyorum ve listeden siliyorum. geriye kaldı üç kişi:

    yazar, ablası, eniştesi.

    eğer yazar yakalanmak isteyen ruh hastası süper zeki bir villain değil ise kendi kendini ifşa etmeyeceğinden yazarı da listeden siliyorum.

    geriye kaldı iki kişi. bebeğin anası ve babası.

    kendileri ile bire bir görüşme imkanım olmayacağı için muhakemeyi yazara bırakıyorum. ya ablan gün parasını mango'da indirimde yedikten sonra paraya sıkıştı kocası öğrenip kızmasın diye dümen kurdu. ya da enişten pokerde blöfe oturdu, topuğuna sıkmasınlar diye bu tezgahı kurdu.

    ikisinin de telefonlarını kurcala, eğer ablan evden çıkmadan önce enişten ile görüşme yapmış ise enişten ablanın evden çıkacağı zamanı çözüp ona göre eve girmiştir. böyle bir şey yok ise ablan eve döner dönmez bu işi yapıp size "evi soymuşlar" diye haber vermiş olabilir. daha fazla detay varsa yeşillendirebilirsiniz.

    watson pipomu getir adıyaman tütünü aldım onu denicem.*
  • öncelikle geçmiş olsun. konuyla ilgili olarak aklıma takılan 3 soru var. birincisi, abla sık sık kapıyı kilitlemeden evden çıkıyor mu; ikincisi, abla 25 dakika sonra eve neden geri iniyor ve üçüncüsü ablanın psikolojik bir rahatsızlığı var mı? ayrıca buzdolabındaki kokulu taş nasıl bir şey merak ettim?
  • "çoluk çocuğun rızkına dokunacak kadar da hırsız değiliz" demiştir. *
  • ziynet esyalarini aldiktan "sonra" mutfaga gectiginin bilinmesi nasil
    cozulduyse, kimin yaptigi da cozulsun.

hesabın var mı? giriş yap