şükela:  tümü | bugün
  • yerli ve milli ucak konusunda ucanlari, halka gazi kökleyenleri cok fena köseye atmis köse yazisidir.

    --- ilgili bölüm ---

    yerli ve milli uçak
    allah aşkına, yazdığınız şeye önce siz inanın.

    sonra da bizi inandırmaya çalışın.

    dün yine gazetelerin internet sitelerinde kocaman bir haber “flaş, flaş, flaş” diye veriliyor.

    “f-16’lar gidecek, yerini yerli ve milli savaş uçağı alacak.”

    keşke yazıldığı kadar kolay olsa.

    ama ne yazık ki değil!

    türkiye, yerli ve milli savaş uçağı yapabilir mi?

    elbette yapabilir.

    hiçbir sıkıntı yok.

    ama kısa sürede mümkün değil.

    f-35 jsf adlı uçağı duymuşsunuzdur.

    türkiye’nin de küçük ortağı olduğu, nato’nun savaş uçağı projesi.

    3 bin adet civarında yapılması ve tüm nato ordularında olması planlanan bir savaş uçağı.

    siparişleri ve peşinatları verildi bile.

    ancak henüz çok az sayıda teslim edilebildi ve hâlâ sorunlarının çözülmesi için uğraşılıyor.

    peki bu jsf projesi ne zaman başladı biliyor musunuz?

    ben söyleyeyim, 1992’de.

    tekrarlayayım isterseniz, bin dokuz yüz doksan iki’de.

    yani tam tamına 26 yıl önce.

    işi üstlenen ise lockheed martin aeronautics.

    yani şimdiye kadar onlarca ayrı modelden binlerce adet üretmiş, elinde her türlü know how’ı olan firma 26 yıldır bu uçağı geliştiriyor.

    çünkü savaş uçağı dediğin şey için, kullanıcı kuvvetler bir görev tanımı yapıyorlar ve beklentilerini söylüyorlar.

    sonrasında uçak bu beklentilere göre, motorundan her bir vidasına, perçinine kadar dizayn ediliyor.

    hepsi tek tek test ediliyor.

    ilk prototip yapıldıktan sonra bile imalata geçmesi için yıllarca uğraşılıyor.

    f-35’e oranla daha basit görev tanımları olsa bile bir uçağı sıfırdan yapmanın süresi onlarca yıl.

    çünkü bunlarla yolda gezilmeyecek, uçacak ve savaşacak.

    can taşıyacak, ülke koruyacak. yapılır mı, yapılır elbet. ama bu boyacı küpü değil.

    o yüzden böyle palavraları yazarken biraz alçaktan uçun.