şükela:  tümü | bugün
  • bursa’da 150 kişilik bir fabrikada emekleri sömürülen işçiler sendikaya üye olmuşlar. çalışma bakanlığına başvurmuşlar. ve ardından da patronları 50 kişiyi kovmuş. neden kovmuş? zorla edevlet hesaplarını açıp sendikadan ayrılmadıkları için kovmuş. bu işçiler kovulan arkadaşlarının geri alınması için fabrikada eylem yapmışlar. şu anda polis zoruyla fabrikadan çıkarılıyorlar. bursa’daki bu işçilerin desteğe ihtiyaçları var. haydi süserler. el birliğiyle şu rezilliği gündeme taşıyalım.
    link
    tanım: türkiye için sıradan bir gün, bu insanlar için dünyanın sonu
  • up up yazık günah işçilere haklarını aradıkları için polis zoruyla fabrikadan çıkarmak nedir yazık günah
  • sendikalı olmak bir hak! ne zaman normalleşecek bu durum şu canını sevdiğimin ülkesinde.

    (bkz: sendikal hak)
  • gücü gücü yetene yazık günah. hakkını aramak ne zaman suç. böyleleri yüzünden sindirilmiş bir kesim haklı da olsa sesini çıkaramıyor.
  • "13 şubat 2020 bodo bode rezaleti" olarak açılması gereken başlıktır. yapılanlar doğru ise rezalet gibi rezalet durumudur. 2020 yılında bile hala bazı işverenler sendikalaşmayı işçilere mobbin uygulayarak o da yetmez ise iş haklarını feshederek engellemeye çalışmaktadırlar belli ki. öncelikle olarak sendikalı olmak işçilerin anayasal haklarıdır ve uluslararası antlaşmalarla da bağıntılıdır. ( anayasanın 51. ve 54. maddesi ile ılo sözleşmesi. )

    gelelim rezalet oluşturan iddialara;
    ilk adım işçilerin sendikaya bakanlık yoluyla üye olmalarıyla atılıyor.
    buna karşı firma da işten çıkarmalara başlıyor ve de kalanlarında bölümlerinde değişiklik yapmaya başlıyor. yani her türlü mobbing örneği toplu olarak uygulanmış.
    başka iddia ise;
    "odalara çekilerek, e-devletimiz alınarak zorla e-devletlerimize girildi ve üyeliklerimiz iptal edildi."
    eğer ki e-devletten sendika üyeliği iptal işlemi denildiği gibi bir odada bulunan sabit bir bilgisayarda bu şekilde yapıldıysa sanırım bu durum mobbing'le bile açıklanamaz. öncelikle hem bakanlığın verilerinde hem de fabrikada ki işlem hareketlerinde bu olayın toplu olarak yapılıp yapılmadığı kolaylıkla anlaşılabilir ki. bunun devamında nitelendirilebilecek suçlar sanırım iş hukuku kapsamında değerlendirilemez. bu konuda sözlükte ki hukukçu arkadaşların bilgilendirmesi daha aydınlatıcı olur.
  • sendikaya üye oldu diye işten çıkartmak nedir? sonra patron görünümlü soytarı kalpazanlara kızınca yok onlar istihdam yaratıyor. umarım arkadaşlar başarıya ulaşırlar. destekliyoruz.
  • siyasal islamcıların köleliği tüm ilkelliğiyle aynen sürdürdüklerinin 8419. kanıtı.
  • bu firmayı ve sahiplerini tanıyorum.
    bize kapı üretiyorlardı geçmişte. işini iyi yapan küçük bir firmaydı, 150 kişiye ulaştıklarını öğrenmek hoşuma gitti ama, bu olmamış.
    t: (bkz: türkiye klasikleri)
  • onur ve şereften yoksun insanlarla ayni dünyada yasamak ne kadar zor
  • hiiiç işim olmaz.

    onu 18 yıl yağmur gibi malum partiye oy yağdırmadan düşüneceklerdi.

    gerizekalı olmayan her insan için şunu bir kere daha tekrarlayalım: devletten hesap sorabileceğiniz, istediklerinizi (gerçi istekleri geçtim, bizim ülkede ancak haklarınızı) alabilmek için devleti yola getirebileceğiniz tek yer sandık.

    çok sevdiğim bir laf vardır:
    ağzına sıçsınlar istemiyosan ağzını kimsenin götüne dayama.

    geçmiş ola dear bursians.

    peşin edit: gelip salak salak hak hukuk adalet birlik beraberlik ot bok martavalı okumayın. hak verilmez, alınır. bunu öğrensin bursalı işçiler önce.