şükela:  tümü | bugün
  • ava duvernay'ın bu ay başında netflix'te yayınlanan belgeseli. belgesel abd anayasası'ndaki 13. maddenin* kölelik ve ülkedeki suç tanımı konusunda geçmişten bugüne olan etkisini anlatıyor.

    --- spoiler ---

    öncelikle nixon ve reagan uyuşturucuyla mücadele ediyoruz diye yıllarca iyi ezmiş afro amerikalıları. büyük şerefsizlikler yapmışlar. bilhassa nixon'ın şerefsizliklerini, zamanındaki önemli bürokratlardan birinin ses kayıtlarından anlayabiliyoruz. ha keza reagan'ın bu konudaki şerefsizliklerini de yine seçim kampanyası danışmanlarından birinin sızan kayıtları gösteriyor.

    benim gibi cahiller için işin en ilginç kısmı ise bill clinton'ın 94'te çıkarttığı bir anayasa ile bugünkü afro amerikalıların polis tarafından şiddete uğramasının yolunu açmış olması. clinton her ne kadar karısının seçim kampanyası dolayısıyla konuşma yaparken (bu arada hillary de aktif olarak bu yasa tasarasını desteklemiş) "hata yaptık" tadında konuşsa da, hillary de bunu mutlaka değiştireceğiz dese de, cezaevlerinin 20 yılda afro amerikalılarla doldurulmasına epey katkıda bulunmuşlar.

    genel olarak, 13. maddeden bugüne kadar afro amerikalıların uğradıkları haksızlıkları ve mücadelelerini çok güzel anlatmış belgesel. izleyin, izlettirin.
    --- spoiler ---
  • bir cok sosyal belgesel gibi haksizlik uzerine cekilmis bir belgesel.

    abd nufusu dunya nufusunun yuzde 5'ini olustursa da abd'deki mahkumlar dunyadaki mahkumlarin yuzde 25'ini olusturmakta. bunun yuzde 40'i da zenci mahkumlar ki zencilerin abd nufusuna orani yuzde 6.5.

    ve bu cezaevi sisteminden ozellistirme yoluyla milyarlarca dolar kar eden sirketler var. belgeselin ana konusu koleligin ekonomik getirisinden dolayi sekil degistirerek devam etmesi. bu sekil degistirmenin evrimsel sureci. belgeselin ismi de evrimin su anda geldigi noktayi mumkun kilan onemli faktorlerden olan anayasanin 13. maddesinde gecen bir cumleden geliyor: "kolelik ve rizasiz hizmetkarlik mahkumlar haric tutularak kaldirilmistir"
  • abd'nin kuruluşundan beri varolan ırkçılığın farklı adlarla ve görünüşte farklı sistemler içinde nasıl aynen devam ettiğini anlatan çok iyi kotarılmış bir belgesel.

    --- spoiler ---

    her dönemde isim değiştiren ırkçılığın abd için ekonomik olarak ne kadar karlı olduğunu görmemiz bir yana, hemen tüm ülkelerde yaşanan benzer problemlerin nasıl da aynı canavar sistem içinde oluştuğunu da görüyoruz. belgeseli dünyanın bir yerinde yaşanan, sadece siyah insanlarla alakalı bir mevzu olarak değil, kendi ülkemizde yaşanan sorunları kafamızın bir yanında tutarak izlemekte fayda var.

    --- spoiler ---

    black lives matter konusunda kafası karışık olanlar özellikle bir izlesin derim.

    ayrıca hapishane sistemi ile ilgili kısımlar için izleyiniz. adı bile yeter:
    (bkz: orange is the new black)

    belgeselden bazı şarkılar:

    roots - criminal

    killer mike - reagan

    dead perez - behind enemy lines

    nas - last words

    nina simone - work song
  • konusu ve irkcilik sistematigiyle ilgili sunmus oldugu elestiriler acisindan onemli bir film. selma'yi seyretmedim, ama gordugum kadariyla ava duvernay hollywood'u beyazligindan ve erkeksiliginden kurtarmasi icin buyuk umit beslenen bir yonetmen. ancak o.j. made in america gibi, her eylemin sosyolojik temelini, gelecege nasil yon verdigini ince ince, uzun uzun (5 bolum, yaklasik 8 saat!) isleyen bir belgeselden sonra 13th, elestirdigi noktalari aydinlatmak ve seyirciyi ikna etmek konusunda biraz yuzeysel kaliyor. ırkcilik uzerine ilgisi olan ve bu filmi begenen sinemaseverlere bir haftalarini ayirip o.j belgesini izlemelerini tavsiye ederim.