şükela:  tümü | bugün
  • rezalet kısmına gelmeden önce sosyal medya vasıtası ile yıllardır pet shoplardaki hayvan satışlarının arka planı hakkında kamu bilinci oluşturmaya çalışan, pet shoplardaki hayvan satışının yasaklanması yönünde çaba gösteren herkesi saygıyla andığımı belirtiyor, yaşadığımız mağduriyet sonucu hem hayvanseverlere hem hayvanlara yaşattıkları sıkıntıları daha iyi anlayabildiğimizi belirtmek istiyorum. başına gelmeden anlamıyormuş insan. 10 yıldır bir köpek babası olmama rağmen ben bu bilince yeni ulaştım. petshoplardan hayvan almayın, aldırmayın!

    özet geç uğraşamam diyenler için konunun özeti:

    14 kasım 2016 akşamı: yakın zamanda kedisini kaybeden sevgilinin hayatındaki boşluğu doldurmak için yeni bir yavru kedi sahiplenmek istenir. sevgilinin vitrinlerine bakakaldığı petshopa girilir ve çalışanın öve öve bitiremediği dünya tatlısı yavru kedi sahiplenilir.
    14 kasım 2016 gecesi: kedi ishaldir ve makatındaki rektum dışarı çıkmıştır.
    15 kasım 2016: kedi iştahsızdır, pet shopla ve anlaşmalı veterinerle telefonda görüşülür. ilerleyen saatlerde kedinin başı öne düşmeye başlaması, hareketlerindeki yavaşlama nedeniyle esenyurt'ta bulunan ve pet shop'un anlaşmalı olduğu veterinerine yetiştirilir. veteriner, yoğun dehidrasyon (sıvı kaybı), anemi ve bağırsak enfeksiyonu olduğunu söyleyerek klinikte tedavi altına alınması gerektiğini söyler ve neden daha önce getirmediğimizi sorgular. kediyi 24 saat önce aldığımızı öğrenince kısa süreli bir şok yaşar.
    17 kasım 2016 sabahı: veteriner kedinin komaya girerek öldüğünü, damarlarında kan olmadığı için kan testi dahi yapamadığını, yoğun dehidrasyondan(sıvı kaybı) ötürü çok güç kaybettiğini, kansız kaldığını, viral enfeksiyon şüphesi olduğunu, ilk ishal olduğu gün kendisine haber verilseydi daha iyi müdahale edilebileceğini belirterek durumu anlatan bir raporu tarafımıza sunar. pet shop sahibine konu hakkında bilgi verdiğini söyleyerek kendisinin bize konuyla ilgili yardımcı olacağı söylenir.
    18 kasım 2016: raporla beraber kedinin alındığı pet shop'a gidilir. başka bir yavruyla telafi edecekleri söylenir. kendi veterinerlerinin rapordaki şüphesinin dahi viral enfeksiyon olduğu hatırlatılarak "bulaşıcı hastalıktan ötürü hastalanmış bir kediyi satan yerden başka bir canlı almak istemediğimiz" yönünde itirazımız yapılır. pet shop yetkilileri tafafından o kedi 2 haftadır burada sapasağlamdı denilerek kediyi hasta olarak satmadıkları, satış sözleşmesi gereği dilersek başka kedi verecekleri uzlaşmazsak yapacak bir şeylerinin olmadığı yönündeki cevapla ağzımınızın payı alınır. durum avukatımıza havale edilir.

    şimdi entry:

    kız arkadaşımın bir süre önce ölen kedisinden dolayı yaşadığı üzüntüyü biraz olsun gidermek, çocuğu gibi sevdiği kedisinin yerine ilgisini verebileceği yeni bir dost hediye edebilme ümidiyle 14 kasım 2016 akşamı mall of ıstanbul'da bulunan von alp pet shop'a uğradık. kedilerin bulunduğu vitrine bakarken dükkan çalışanı yiğit isimli arkadaşın ısrarla göstermek istediği, çok nadir olduğunu vurguladığı, öve öve bitiremediği bir yavruya aşık olduk. küçücük vücudu ve kocaman gözleriyle, 10 yaşında bir köpek sahibi olan ve kendini köpek insanı olarak gören bendenizin bile gönlünü fetheden bu yavruyu sahiplenmeye karar verdik. satış sırasında garantileri gereği 1 ay boyunca her türlü sağlık sıkıntısında anlaşmalı olan veterinerlerinin kediyle ücretsiz olarak ilgileneceği yönünde bilgilendirildik.

    yavruyu alıp eve gittiğimizde kuru mama yediği, anne sütü ile besin takviyesi yapıldığı söylenen kedi hiç bir şekilde kuru mamaya yanaşmıyor, anne sütü olarak verilen pet milki içmiyordu. sadece konserve mamayı yedi ve ardından ishal olarak tuvalete çıktı. ilerleyen saatlerde kedinin makatından rektumunun bir parmak ucu kadar dışarı çıktığını görünce 7/24 açık olan bir veterinerden konuyla ilgili bilgi aldık. kendi kendine düzelmezse bir kliniğe göstermemiz gerektiği, dikiş atılabileceği söylendi.

    ertesi gün kedi hem iştahsız hem hareketsizdi. kuru mamayı yemedi. anne sütünü içmedi. ikisini karıştırdık beğenmedi. dün bayıla bayıla yediği konserve mamadan bir iki lokma aldı ve bıraktı. durumla ilgili petshop u arayarak satışı gerçekleştiren arkadaşı arayarak bilgi aktardık. tavuk göğsünü iyice haşlayarak mamasıyla karıştırılması tavsiyesinde bulundu. dediğini de yaptık. kedi tavuktan bir parça ısırdıktan sonra kafası öne düştü ve yerde kasılmaya başladı. akşam saati olmasına rağmen pet shopun veterinerine haber vererek bizi beklemesini acil bir durum olduğunu söyledik ve kediyi kliniğe yetiştirdik.

    veteriner damar yolu açmak için kedinin bacaklarını traşladığında kedinin damarlarını bulamadı. keşke bu kadar beklemeseydiniz ilk belirtilerinde birine gösterseydiniz dedi. kediyi alalı daha 24 saat olmadığını öğrendiğinde ve kendisinden başka bir veterinere göstermemiz halinde satış yapan firmanın sorumluluk taşımayacağı yönündeki beyanlarını hatırlattığımızda ufak bir şok yaşadı. kedinin hastalığının evveliyatı olduğunu söyleyerek damarlarında kan dahi olmadığını, çok sıvı kaybettiğini belirtti. önceden beri ishal olduğunu söyledi. vurulan adrenalinle biraz olsun toparlayan kedinin tedavi altına alınacağını, 2 geceyi atlatırsa zamanla düzeleceğini belirtti.

    yavruyu veterinere bıraktık. ertesi gün sabahtan akşama kadar telefonla durumu hakkında bilgilendirildik. iyiye gittiğini öğrendiğimizde sevindik, kötüsünü aklımıza getirmedik. ancak 2. gün o durumu iyiye gittiğimiz yavrunun komaya girerek öldüğünü öğrendik. veteriner haber verdiği gibi kliniğe giderek teşhisi, uyguladığı tedavi ve ölümü hakkında raporunu yazılı olarak iletmesini istedim. kendisi de yavrunun durumunu şu cümlelerle özetledi:

    "15.11 2016 tarihinde qu** veteriner kliniğimize gelen 2 aylık kedi koma halinde yoğun dehidrasyon ile kliniğe alındı ve 17.11.2016 saat 14:30 civarında tekrar komaya girerek ex oldu. hastada yoğun dehidrasyon, anemi ve enteritis vardı. viral enfeksiyon şüphesi."

    veteriner pet shop şubesinin sahibi önder bey ile telefonda görüştüğünü belirterek, "kendisi yarın mağazada olacakmış durumdan haberi var, size yardımcı olacak" dedi. kendisine viral enfeksiyon (bulaşıcı hastalık) şüphesi olduğunu hatırlatarak aynı ortamdan kedi almak istemediğimi söylediğimde bana hak verdi ve alacaksanız bile bir hafta 10 gün kadar bekleyin hemen almayın dedi.

    ertesi gün mall of istanbul'a giderek pet shop şube sahibi olduğunu belirten önder bey ile durum hakkında konuştuk. yapılan sözleşme gereği yeni bir canlı vereceklerini bildirdiler. biz de yavruyu kendi söyledikleri klinik dışında kimseye götürmediğimizi hatırlatarak kendi veterinerlerinin dahi viral enfeksiyon şüphesi olduğunu, hastalığın evveliyatı olduğunu, kedide yoğun dehidrasyon ve anemi olduğu için tedaviye de cevap vermediğini, dolayısı ile hasta kedi sattıklarını belirterek bu kurumdan yeni bir canlı kabul etmediğimizi kendilerine ileterek verdiğimiz ücretin iadesini istedik. pet shop olmayan bir yerden kedi sahiplenmeye karar verdiğimiz için kedi ile birlikte aldığımız malzemelerin ise iadesini talep etmedik. kendisi "o kedi burada sütün içinde yüzüyordu", "yavru kedi bu hastalanabilir zaten o yüzden 30 gün değişim garantisi veriyoruz" gibisinden açıklamada bulundu. biz ise hayvan haklarını koruma kanunu 10. maddesini hatırlatarak satılırken hayvanların sağlıklarının iyi olması gerektiğinin hukuki bir zorunluluk olduğunu, ancak bu kanuna uymadıklarını kendi anlaşmalı veterinerlerinin raporunun kanıtladığını, hiç bir sözleşme kanuna aykırı olamayacağı ve ortada bir ticaret söz konusu olduğu için "sözleşme gereği para iadesi yapmıyoruz" cevaplarının hukuken bir anlamı olamayacağını ifade ettik. kendisi ısrarla para iadesi yapmayacağını, yeni bir kedi verebileceğini söyleyerek satış belgesindeki şu maddeyi gösterdi:

    "garanti altında satılan canlıların alıcı kusurundan kaynaklanmayan hastalıklardan yaşamanını yitirmesi durumunda aynı özelliği taşıyan yeni canlı ücretsiz olarak garanti kapsamı dışında alıcıya verilir. verilen canlının yerine kesinlikle para iadesi yapılmaz. verilen ikinci hayvanın herhangi bir sebeple ölmesi durumunda satıcının herhangi bir sorumluluğu yoktur"

    sözleşmeyi kes.. canlı hastalık yüzünden ölürse yenisini veririm o ölürse beni ilgilendirmez diyor resmen. bu sözleşmenin bir bağlayıcılığı olamayacağını, yavrunun ben aldıktan bir kaç gün ya da bir hafta sonra hastalanmadığını, veterinerin raporuyla zeten hasta olduğunun kanıtlandığını belirterek bu tutumlarıyla birden fazla kanunu çiğnediklerini ve avukatımla bu konu hakkında önceden istişarede bulunduğumu söyledim. kendileriyse biz size ücret iadesi yapamayız, siz bir kaç gün düşünün, isterseniz avukatınız arar onunla da görüşürüz, bizim de avukatlarımız var" şeklinde bir tutum gösterdi. bunun üzerine alışveriş sırasında malzemeler için fiş kesildiğini ancak kediye verdiğimiz meblanın yazılı olarak bizde olmadığını söyleyerek bize bir belge vermelerini isteyerek avukatımıza ileteceğimizi söyledik. "bu saatten sonra size hiç bir şey veremeyiz." diyerek görüşmeyi sonlandırdı arkadaşlar.

    o kedinin ücreti zerre umrumda değil. bunu anlayamadı arkadaşlar. umrumda olsa teklif ettikleri kediyi alır başka birine satar ben yine paramı alırım. benim derdim belgelediğim halde hasta hayvan satan ancak hayvanın hastalığını reddeden ve pet shoplar üzerindeki denetimsizlikten faydalanarak sorumluluklarını yerine getirmeyen zihniyetle. bu insanların canlı hayvan satışındaki tavırlarının yanlarına kalmasıyla. kendi veterinerin 24 saat içinde komaya giren hayvanla ilgili viral enfeksiyon şüphesi demiş. bulaşıcı hastalık olan hayvanı aldığım yerden ben başka hayvan alır mıyım. tamam sen bu işin ticaretini yapıyorsun. belki senin için sattığın canlı sadece bir ürün. eskisi ölür, yenisini verirsin. konu kapandı dersin. ben diyemem arkadaş. zevk almıyorum hayvan gömmekten. zevk almıyorum onları bitkin görmekten. 10 yaşında oğlum küsüp mamasını yemediği zaman dışarı çıkamıyorum ben dert ettiğim için. senin gibi değiliz yani olamayız. bu saatten sonra ilk iş satış sırasında pet shoptan alınan belgeler ve veteriner raporlarıyla beraber avukatımın ofisine uğramak olacak. belki o kedi için ödediğim ücret yanına kâr kalır, belki üstüne bir de avukatlık ücreti öderim ancak bu ülkede devletinin bir hukuk devleti olduğunu inanan, hakkını arayan insanların olduğunu da size gösteririm.

    elimde seçenekler: hayvan haklarını koruma kanununun ilgili maddesi gereği hasta hayvan sattıkları gerekçesiyle cumhuriyet savcılığına başvurmak.
    ortada bir ticaret döndüğü, alım-satım işlemi yapıldığı için tüketici mahkemesine başvurmak
    yaptıkları satış karşılığı fatura kesmedikleri ve talep etmeme rağmen bu saatten sonra hiç bir şey veremeyiz cevabı verdikleri için maliye'ye şikayette bulunmak.

    şimdi ekşicilerden ricam şu:
    avukatımla konuyla ilgili detaylı olarak görüşmeden önce benzer davalarla ilgili bilgi sahibi insanlardan nasıl bir yol izlemem gerektiği hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. yaptırım gücü açısından nereye başvurmalıyım? nasıl sonuç alabilirim? "hasta bir yavru sattık, öldü, ikincisini verelim o zaman, ama ölürse bizi ilgilendirmez" şeklinde bir tavrı kabullenmek istemiyorum.

    yeşillendirirseniz sevinirim.
  • hala petshoplardan can satın alan bir adet rezilin yer aldığı rezalet. değil bir can, mama kabı bile almayın şu amına koduğumun dükkânlarından.
  • sokakta yüzlerce bakıma muhtaç kedi ve köpek varken, gidip pet shoptan süs eşyasıymış gibi "nadir olduğu vurgulanan" bir kedi almayı tercih eden, bu ticaretin parçası olan birinin kendi rezilliğini farketmeden şikayet ettiği durum.

    kediye üzüldüm. ama sen umarım paranı geri alamazsın.
  • yarısında çıktığım rezalet.

    petshop'lardan hayvan alan insanlara iyi gözle bakamıyorum. umarım parasını alamaz.

    ben de kediye üzüldüm.
  • esenyurt'taki pet shoptan sonrasını okumadığım rezalettir. esenyurttan herhangi bir şey alınır mı ki kedi alıyorsunuz?
  • amsterdam'da olduğunu duyunca çıktığım rezalet. von alp pet let the game begin.
    kediye üzüldüm.
  • adam sanki iphone almış, arıza yapmış da ücret iadesi istiyor.

    garantili kedi satıyorlar vay anasını. can lan o, sen ne kadar canlıysan o da o kadar canlı. sene olmuş 2016, petshop'tan hayvan 'satın' almak da nedir?

    hayvanseverseniz gidin sokak hayvanı besleyin.
  • özet kısmını okuyarak duyar kasanların yazarın parasının peşininde olmadığını anlayamadığı rezalet. olay yazarın ücretini istemesi, kedi sahiplenmekten vazgeçmesi değil. petshop un başka kediyle değiştiririz tavrını sizden başka bir canlı almam diyerek kabul etmek istemeyişi.
  • pet shoplar para kazandığı sürece o canların çektiği acılar bi ti ri le mez!!!

    başka bir kedi vererek telafi etmek? senin çocuğun hastanede ölse başka çocuk teklif etmelerinden farkı ne bunun? veya çocuğun öldüğü için hastaneden tedavi parasının iadesini istemekten farkı ne bunun?!

    bir kedi sahiplendim neredeyse bir ay olacak. rengarenk, dünyalar tatlısı, sırnaşık mı sırnaşık, iyi huylu, tatlı yüzlü bir tekir yavrusu benimkisi. bir sahiplendirme sitesinden yana yakıla sahiplendirmeye uğraşan çok tatlı bir kadından sahiplendim. geceleri gelip karnımda yatıyor, mutlu olunca yüzümü yalıyor. cins kediyi karakteri için mi alıyorsun? alma kardeşim bak tekirler de çok uysal çok tatlı olabiliyor. yapmayın işte yedirmeyin şu canilere para falan.

    yapılabilecek bir çözüm de yok kardeşim, nasıl insan tacirinden köle alsan ve o köle olsa yapılacak bişey yoksa bu da neredeyse aynı hesap. bir canı para karşılığı satmak hem kanunsuzluk hem caniliktir!
  • petshop'tan hayvan aldigi icin birazdan linc edilecek suserin girdigi entry. vakit varken kac bence