şükela:  tümü | bugün
  • mart 2016’da, satış elemanlarının -numaramı nereden buldularsa- beni aramaları ve tesislerini ballandıra ballandıra anlatmaları sonucunda acıbadem'de bulunan çamlıca universe spor salonu’na gittim. 2000 tl’ye 1 yıllık spor salonu üyeliği, 950 tl’ye de 10 adet özel pilates dersi satın aldım. üyelik başlangıcını mayıs 2016 olarak belirledik ama tabi işten güçten başını kaldıramayan ben (köklü bir devlet üniversitesinde hukuk alanında araştırma görevlisiyim, akşam 8lere kadar çalışıp sonrasında da okumalar vs. yapmam gerekiyor. aşağıdaki mücadelem de hakkı hukuku savunmanın suç olduğu ülkemde, kendime verdiğim rüşvetimdi.) uzuuun bir süre spor salonunun önünden bile geçmedim. mayıs sonunda spor salonundan o satış elemanı (benim gelmediğimi fark etmiş olacak ki), “üyeliğinizi donduralım, ne zaman isterseniz o zaman başlayabilirsiniz. siz hiç endişelenmeyin.” dedi. okeyledim.
    tembel popomu kaldırıp spora gitmem ekim ayını buldu. orada görevliyle konuşurken üyeliğimin sadece bir ay dondurulduğunu, sonrasında aboneliğimin devam ettirilerek hakkımın yandığını öğrendim. sonra biraz tartıştık falan, neyse iki ay ek veririz dediler, ben de tamam dedim. sonuçta kaybettiğim bir şey yoktu.
    ama asıl şoku ilk pilates dersimi almak istediğimde yaşadım. onlara göre pilates kaydım yoktu. asla pilates için ödeme yapmamıştım. neyse, resepsiyon, üye koordinatörü, yirmi yıldır burada çalıştığını ama ilk kez benden böyle bir olay duyduğunu vurgulayan pilates hocası derken, herkese derdimi anlattıktan ve hep savuşturulduktan sonra “müdür bey sizinle görüşmek istiyor, bekleyin.” dediler. ilkokuldan kaçmışım da yakalanmışım gibi hissettim(!) “müdür bey sizinle görüşmek istiyor.” ne demek. neyse the müdür yarım saat sonra teşrif ettiler ve şöyle bir girizgah yaptılar:
    müdür: “herkesten dinledim, bir de sizden dinleyeyim, neymiş bakalım şu pilates işi?”
    ben: “mart ayında satış ajansınızdan 2000 tl karşılığı üyelik+ 950 tl karşılığı 10 derslik pilates dersi aldım. faturalarım nerede emin değilim. sizin kayıtlarınızda da pilates dersinin görünmediğini söylüyor görevli personeliniz. ancak bu imkansız, çünkü her ikisini aynı anda aldım ve ödedim. personelin bir kayıt hatası olabilir”
    müdür: “tabi ya, hepsi de öyle yaparlar öyle hatalar (alay eder bir tavırla). tek yapabileceğim fatura kayıtlarıma bakmak, yoksa yok. burası türkiye, sizin de fatura alıp almadığınıza dikkat etmeniz gerekirdi değil mi?”
    ben sana zaten türkiye standardının üstünde hizmet alayım diye 12 ay için peşin 2000 tl veriyorum. (en kaba hesapla aylık 165 tl’ye geliyor. kaldı ki peşin verdiğim için kaybettiğim bir faiz kazancı var orada. allah’a şükür ülkemizde faizler de hiç düşük değil) yoksa ben de bilirim aylık 60 tl’ye mahalle arası spor salonuna üye olmayı. bir de bana “burası türkiye, burada her şey gerçek” ayarı veriyor. neyse sinirlendim çıktım.
    pazartesi günü telefonla saygısız bir şekilde faturayı bulamadıklarını, dolayısıyla hiçbir şey yapamayacaklarını söylediler. ayrıca geçmişte bana satış yapan kişi de işten ayrılmış, yine de onunla konuşmuşlar, adam satışı yaptığını inkar ediyormuş.

    2000 tl’yi (aslında 2950 tl) peşin ve elden veren müşterinin 950 tl’lik pilates dersi için çingenelik yapma ihtimali nedir be "the müdür"? sanki ben bedavadan, çirkeflikle ders almak istiyormuşum gibi muamele gördüm tüm bu süreçte. 10 tane pilates dersini tırtıklamak için senle o kadar dalaşacak kadar düşmezdim ama, parasını verdiğim hizmeti almazsam tırtıklanmış hissederim, o yüzden başladım haklı mücadeleme:
    ilk yaptığım şey, tüm o kullanmadığım ama vasıfsız çalışanlarının hatası yüzünden yanan abonelik süremden, iki ay uzatma hakkımdan vs. vazgeçip abonelik sözleşmemin feshini taraflarına bildirmek oldu. ( aklınızda bulunsun, 1 yıl ve üzeri abonelik sözleşmelerinde müşterinin tek taraflı fesih hakkı var.) sonuç olarak yine hukukçu bir arkadaşımla beraber hazırladığım tam teşekküllü bir ihbarname ile kullanmadığım yaklaşık 7 aylık üyelik ücretimi (1300 tl civarı) geri aldım. hukuki yollara başvuracağımı söylediğim ve genel üyeliğimin kayıtlarının tam olması sebebiyle de kanıtlanabilirlik açısından köşeye sıkıştılar ve paşa paşa paramı yatırdılar.
    şimdi gelelim canım ülkemde büyük, küçük esnafın en az umrunda olan şeye: müşteri memnuniyeti. bre bir özür dilemek, bir “mağduriyetinizi gidermek için biz elimizden geleni yapacağız. bizim çalışanımızın kusurlu hizmetinden şirket olarak müşterilerimize karşı elbette biz sorumluyuz.” demek bu kadar mı zor? çamlıca universe, “umurumuzda değilsin, üstelik de yalan söylemediğini nereden bilelim biz senin, hadi yürü işine” gibi kabadayı üsluplu, 2000 tl’yi peşin verdiklerinden emin oldukları kayıtlı müşterilerini 950 tl’lik bir hizmete ilişkin yalan iddia sahibi olmakla itham edecek kadar seviyesiz, saygısız, hizmet sektöründe tahammül edilemeyecek anlayışa sahip bir spor salonu.
    eğer ki sizin her türlü sorununuzda size saygı ve ilgiyle özen gösterecek bir spor salonu arıyorsanız orası çamlıca universe değil. yok paranızı peşinen verip kaydolana kadar gördüğünüz tüm değeri kaybedeceğiniz, hizmet sektöründe müşteri memnuniyetinin uzun vadede olmazsa olmaz olduğunu bilmeyen, şuursuz ve saygısız bir yönetim anlayışıyla muhatap olmak istiyorsanız, çamlıca universe doğru adres.
  • ilk olmadığı gibi tahminimce son da olmayacaktır.

    yakın dostlarımdan duyduğum ve az çok şahit olduğum kadarıyla mekan en son internet sitesinde profesyonel bir salonken, işletmecilik ve müşteri ilişkilerinde tam bir yeni türkiye özetiydi. demek ki görmeyeli-duymayalı hiç değişmemiş.
  • (bkz: bir şikayet platformu olarak ekşi sözlük)

    her şey platformu olan sitede kendisiyle aynı koşulları doldurup yazar sıfatı kazanmış kimselere çemkirecek gücü kendinde bulan çamlıca universe sevdalılarının tepkisini çekmiş 224 girili yazarların tanımadıkları şirketlere destek atmasına yol açmış olaydır.

    sözlüğü her yazarın şahsi amaçlarla "büyüttüğü" gerçeği bir yana, yukarıda yazan rezalet gibi rezalettir. açıkçası başka yazarların milletin rezaletini küçümsemesini de saçma buluyorum; yazarların dayanışması gereken ve kamuoyu yaratan bir ortamda eninde sonunda hukuksuz davranışları savunmak yazarlara yakışacak iş değil.

    elimden rezalet mağduruna hakkını alabilmesini dilemek gelir.

    not: ben pek köklü olmayan bir özel üniversitede hukuk fakültesinde araştırma görevlisiyim, başlık açıcı yazara akademik yaşamında başarılar dilerim.
  • şark kurnazlığıyla hakkı olmayan 950'nin üstüne yatmaya çalışırken 1300'den olan, hem müdürünün, hem kayıt işlerinin, hem de diğer personelinin müşteri memnuniyeti, hizmet sektörü, işletmecilik, kriz yönetimi vb. konularından bihaber olduğu, sömürü düzenini ve yeni türkiye'yi benimsemiş spor salonunda meydana gelen rezalet gibi rezalettir.

    ülkede artık hakkını nasıl savunacağını bilmeyen, hukuktan ümidini kesmiş ya da prosedürlerin zorluğundan dolayı yılmış bir kesim ne yazık ki bu tur sömürgeci şirketlerin ağına düşüyor ve hakkını aramayı beceremeyen veya boşveren bu insanlar bu şirketleri cesaretlendiriyor diye düşünüyorum.

    bu olaydan sonra bile bir şekilde buraya kaydolan kesim muhtemelen şehirlerarası yolculuklarda metro turizm'i tercih eden, sofrasından bağdat baharat'ı eksik etmeyen kesimle aynı olacaktır. yaşayan insan açık açık yazmış mekanı işleten zihniyeti, tercih size kalmış.