şükela:  tümü | bugün
  • her konuda mizah yapmak için zorlanmış bir kahkaha burukluğunda olan insanların bilmesinin çok da gerekli olmadığı haber. ne yazılırsa yazılsın espri yapmaya çalışıyorlar, alamıyoruz önünü.
  • '' araştırmacılar ne buldu?

    basitçe söylemek gerekirse, orada olmaması gereken ve dünya'da kesin bir biyo-imza olarak kabul edilen bir gaz : çok kokan bir gaz olan fosfin . bilim adamlarının bildiği kadarıyla, onu üretmenin sadece iki yolu var, ya yapay olarak bir laboratuarda ya da oksijensiz ortamlarda yaşayan belirli mikroplarla. venüs'te mikrop bırakan herhangi bir uzaylı laboratuvarı olması pek olası olmadığından. ''

    haberin devamında yanlış okumadıysam, diğer ihtimallerde değerlendirilmiş. ve bir sonuç elde edilememiş, yani belirli mikropların yaptığını düşünüyorlar sanırım. bildiğim kadarıyla ilk kez dünya dışında bir mikrop bulunuyor? bundan emin değilim.
  • fosfin gazının, yüzeyden 50 km yükseklikte, sıcaklığın 0 ve 90 santigrat arasında değiştiği bir bölgede yani venüs'ün yaşama müsait olan bir bölgesinde bulunması ilginç.

    fosfinin, katı gezegenlerde biyolojik olmayan yöntemlerle ortaya çıktığı henüz tespit edilememiş olsa da, bunun kesin olarak mümkün olmadığını söylemek mümkün mü bilmiyorum. bu gazın yıldızlarda ya da dev gaz gezegenlerde ortaya çıktığı biliniyor ancak zannedersem venüs'te bulunan miktar fazlasıyla büyük ve araştırmacılar bu kadar fazla gazın orada olması için aktif bir üretimin olması gerektiğini düşünüyorlar. yani, bulunan miktar, güneş sistemi'nin oluşumundan kalan ve bir şekilde venüs'te sıkışan gaz kütlesi olmak için fazlasıyla büyük olmalı.

    bu arada, fosfin, breaking bad'in ilk bölümünde walter white'ın, karavanda, kendisinden zorla meth yapımını öğrenmek isteyen elemanları öldürmekte kullandığı gazdır.
  • bilim dünyasına bomba gibi düşen insanlık tarihinin en büyük keşif haberi. muhtemelen 2020 covid ile değil bu gelişme ile hatırlanacak. yaşam dışında açıklaması bulunmayan fosfin gazının venüs yüzeyinde bulunduğundan bahsediliyor ve astrobiyologlar fosfin gazı için biyo-imza tanımı yapıyor.

    ilgili makale internette yayınlanmasının ardından alel acele kaldırıldı. gün içinde (15:00 gmt) basın toplantısı ile bilgilendirilme yapılacağı açıklamasıyla da tüm dünya nefesini tutup beklemeye başladı.

    ilgili linkler:

    https://twitter.com/…tatus/1303696305055830018?s=19

    http://astrobiology.com/…ator-of-possible-life.html

    evrim ağacı güzel bir derleme oluşturmuş

    https://evrimagaci.org/…n-kesfedilmis-olabilir-9340

    kaldırılan makalenin linki

    https://www.nature.com/articles/s41550-020-1174-4
  • venüs'te yaşamaya uyum sağlamış bir bakteri çıkacaktır. bunun dışında mikroskobik olmayan nispeten daha büyük bir canlı çıkarsa ilginç olur.
  • venüse inen sonda araçları bile bir kaç dakika dayanabilip bilgi aktarabilirken burada yaşayan bir canlı anamızı ağlatır, acaba hiç kurcalamasak mı...
  • mikrobiyal yaşam. bu yaşamın gelişmesi için gerekli sistemin varlığı nasıl bunca zamandır bulunamadı o da ilginç çünkü venüs en az ay kadar yakından takip edilen bir gezegen.
    fakat ne olursa olsun heyecan verici bir buluş ve kendi adıma sıkı takip edeceğim bir konu.

    aaah afrodit
    tabi ki yaşam senden gelecekti.savaş tanrısı ares'e methiyeler düzdüğümüz için üzgünüz.
  • eğer venüs'te bulunan fosfin gazının, yüzeyden 50km yukarıda yaşayan bakteriler tarafından üretildiği kesinleşirse, bu insanlık tarihinin en önemli keşiflerinden birisi olacak ancak bu keşfin önemini asıl belirleyecek olan, söz konusu bakterilerin ortaya nasıl çıktığı bilgisi olacak.

    elimizde şöyle 3 ihtimal var.

    1- bakteriler oraya dünya'dan gitti.

    böyle bir ihtimal, oraya giden uzay araçlarındaki bakterilerden daha çok, geçmişte dünyaya çarpan göktaşlarının atmosferden dışarı yolladığı kaya parçalarının üzerindeki bakterilerle mümkün. dünya'ya, mars'tan düzenli olarak parçacık düştüğünü biliyoruz. mars'ın terminal velocity hızının düşük olması ve güneş'in kütle çekimi gibi iç güneş sistemine doğru parçacık akışını kolaylaştıran bir faktör varken, bu nispeten daha kolay bir alışveriş. ancak, dünyanın geçmişinde var olduğunu bildiğimiz şiddetli çarpışmaların da, dünya'dan venüs'e düzenli olarak parçacık yollamış olması büyük bir olasılık.

    söz konusu bakterilerin, böyle bir yolculuğa dayanıp dayanamayacağı ve venüs'e ulaşıp orada kolonileşecek hacme ve dayanıklılğa sahip olup olmadığı ise bambaşka bir tartışma konusu. venüs'ün yüzeyinin şu anda yaşamın gelişmesi için son derece zorlu şartlara sahip olduğunu biliyoruz ancak geçmişte bu şartlar şimdikinden çok daha uygudu. venüs'ün yüzeyinde bir dönem okyanus bulundurduğu düşünülüyor ve gezegenin bu hale gelmesi, şiddetli bir sera etkisiyle atmosferdeki karbondioksit miktarının süratle artmasıyla oluyor. yani, geçmişte, hem dünya'nın, hem de venüs'ün aynı anda bakteriyel hakat bulundurmuş olması mümkün. hatta, dünya'daki hayatın, venüs'te başlamış olması da mümkün ki, bu da ikinci ihtimalimiz oluyor.

    2- dünya'ya hayat venüs'ten geldi.

    venüs, geçmişte, dünya'ya çok daha benzer bir gezegendi ve özellikle de yüzey okyanuslarının varlığı burayı hayatın filizlenmesi için uygun bir yer haline getirmiş olabilir ve hatta güneş sistemi'ndeki ilk hayatın venüs'te ortaya çıkmış olma ihtimali de var. mars'ın da, geçmişte yüzeyinde su bulundurduğunu düşünürsek, bu 3 gezegen arasında yaşam alış-verişi olma ihtimalinin çok da az olmadığını söyleyebiliriz.

    3- dünya ve venüs'te hayat birbirinden bağımsız olarak başladı.

    asıl heyecan verici ihtimale geldik şimdi. her ne kadar ilk 2 ihtimalden birinin doğru olması da çok önemli bir gelişme olsa da, hayatın dünya ve venüs'te birbirinden bağımsız olarak başlamış olduğunun ortaya çıkması, şu an evren'e dair en büyük gizemlerden birisini çözmüş olur. 8 gezegenli güneş sisteminin, 4 katı gezeninin ikisinde, birbirinden bağımsız olarak hayat başladıysa, burdan evren'de hayatın ortaya çıkışının nadir bir olay olmadığı sonucuna varabiliriz ki, böyle bir bilginin ne kadar önemli olduğunu anlatmam mümkün değil. hayatın nadir olduğu evren ile bakteriyel yaşamın çok kolay olduğu evren birbirinden aşırıcı derecede farklı yerler.

    şu an, dünyadaki hayatın kökenini tam olarak bilmiyoruz. aminoasitlerin, proteinlere ve proteinlerin de hücrelere evrildiği süreçleri anlayabiliyoruz. ancak, dünyadaki hayatı başlatan aminoasitlerin kökenini henüz çözebilmiş değiliz. bu temel yapı taşlarının olası kaynakları arasında okyanus temelindeki jeolojik süreçler ve kuyruklu yıldızlar var. amino-asitler'den proteinlere geçişi anlayabilsek de, proteinlerin nasıl yaşayan hücrelere geçiş yaptığını henüz anlayabilmiş değiliz ve hatta yaşamın tam olarak hangi noktada başladığı üzerinde bile bir görüş birliği yok. bir proteini oluşturan bütün molekülleri bir araya koyduğunuzda ortaya yaşam çıkmış olmuyor ve bu sürecin dünya gibi, venüs'te de yaşanmış olması bunun aslında o kadar da nadir yaşanan bir şey olmadığı argümanını destekliyor.

    venüs ve dünya'da birbirinden bağımsız olarak hayat başlaması ihtimalinden bahsederken, bunun tam olarak hangi aşamaya kadar bağımsız olduğunu anlamak büyük önem taşıyor. yani, kuyruklu yıldızların her iki gezegene de aminoasit taşımasıyla, her iki gezegenin de kendi jeolojik süreçleriyle aminoasit üretmiş olması arasında fark var. aradaki bağımsızlık, hayatın ortaya çıkması sürecinin ne kadar gerisine giderse, ortaya çıkan sonuç o derece heyecan verici oluyor. o yüzden, ilk 2 ihtimal çok heyecan verici değil, çünkü eğer venüs'teki hayat bakteri halindeyken oraya dünya'dan gittiyse, bu dünya'da hayatı ortaya çıkaran süreçlerin nadir olma ihtimalini masada bırakıyor. hayatın, evren'in her yerinde kolayca ortaya çıkabilen bir şey olması ihtimali, gerçekten inanılmaz heyecan verici bir olay.

    özet olsun diye yukarıda bahsettiğim senaryoları, en az heyecan vericiden, en çok heyecan vericiye doğru sıralayayım.

    venüs'teki bakteriler oraya dünya'dan gitti.
    <
    bakterilerin kaynağı venüs ve dünyaya bakteriyel yaşam oradan geldi
    <
    kuyruklu yıldızların dağıttığı aminoasitler hem venüs, hem de dünya'da bağımsız olarak yaşam başlattı.
    <
    hem dünya, hem de venüs, kendi jeolojik/kimyasal süreçleriyle doğadaki elementlerden aminoasit üretip yaşam başlattılar.
  • lütfen konu hakkında bilgisi olanlar yazsın lütfen espri yapacak olanlar siktirsin gitsin
  • "insanlığa ne yararı var bunun, yaşam olamaz ora çok sıcak, insan yaşayamaz orada" yazan sözelci kardeşler, cehaletlerini kustuktan sonra entryleri silerlerse, hem kasıyor, hem de seviye düşüyor.

    özellikle abiyogenez için çığır açabilecek bir bilgidir. şu an yaşamın kökeni ile ilgili ele alınan tek ortam örneği dünya. dünyanın geçmiş çağlarındaki belirli atmosfer, hidrosfer ve litosfer durumları üzerinden yola çıkılıyor çünkü canlı oluşumuna uygun olduğu kanıtlanan tek bölge, gezegenimiz.

    fakat venüs üzerinden böyle bir keşif yapılırsa, bu araştırmalarda ele alınabilecek değişken sayısı, uygun ortam referansları devasa derecede artıyor. dolayısıyla yaşamın kökeni hakkında yeni ve devasa bir araştırma konusu ortaya çıkmış oluyor. şahsen ben konu ile ilgili bir bilim insanı olsam, ağzımın salyası akar, günlerce uyuyamazdım.

    durumun çok önemli ikinci etkisi de bilim ve din felsefeleri arasındaki soğuk savaş alanında olur diyorum. özellikle "bizim ne işimize yarayacak" diye ağlayan, evangelist kırması "her şey bizim için yaratıldı" kafasındaki bireylerin, zamanında venüs üzerinde ortaya çıkmış bu "hayat" kalıntısının neden yaratıldığını nasıl açıklayacaklarını ben şahsen merak ediyorum. bu konu kesinlikle bu tartışmalara dahil olacaktır.

    aynı zamanda bu durum şunu da gösterebilir ki, hayat ihtimali belki de düşündüğümüz kadar ender değildir ve belki de "burası cehennem gibi" dediğimiz bir çok gezegen bilmediğimiz bir yaşam formu barındırıyor olabilir. görmemiz için referansların tekrar düzenlenmesi gerekiyor olabilir ve bu buluş bu çalışma için devasa bir adım oluşturuyor olabilir. hatta ve hatta "canlılık, cansız maddenin davranış biçimidir" sözü çok daha somut bir anlama kavuşabilir. belki de bu "indirgenemez karmaşıklık" safsatasından öte, bilimin düşündüğünden çok daha basit bir olgu haline gelebilir canlılık denen şey. bildiğiniz kömürün elmasa dönüşmesi kadar basit ele alınmaya başlanabilir bilimde canlılık olgusu ve bu yola bu buluş ile girilmiş olabilir.

    kısaca "elma biz yiyek diye var" diyenler, "bizim ne işimize yarayacak" diyenler takip etmesinler, zorla değil. sanki newton zamanında her boku, siz köylüler yararlanın diye araştırmış gibi, aynı köylüler şimdiki bilimden kendilerine yarar arıyorlar...

    bilim sizin için benim için değil, bilim bilgi içindir. o bilgiyi şirketler kullanır, size yarayacak hale getirirse getirir. getirmez ise kolektif bilimde o bilgi, daha sonraki gelişmeler için kullanılır. siz köylüler ölümsüz olun diye değil yani.

    o yüzden benim gibi köylüler heyecan içinde bekliyoruz.

hesabın var mı? giriş yap