şükela:  tümü | bugün
  • dokuz eylül üniversitesi rektörlüğünün 30 mayıs tarihinde odalarında otururken "tınaztepe kampüsüne aracıyla girmek isteyen her öğrenciden neden dönemlik 150 tl (yüz elli lira) para almıyoruz , üf deli para!" diyerek başlattığı bir hızlı geçiş sistemi ve uygulanmasındaki usulsüzlük ile ilgili olan rezalettir.

    uygulamanın başlangıcı 24 kasım olarak duyurulmuş fakat ne hikmetse sınavların başladığı 14 kasım tarihinde okulun kapıları bir anda öğrenci araçlarına kapanmıştır. okulun giriş kapısı ve çevresinde yeterli otopark alanı olmadığından öğrenciler araçlarını çevreyolu bağlantısına park etmek zorunda kalmıştır.

    http://akillikart.deu.edu.tr/hgs/?s=sss

    burada yazana göre ise, dokuz eylül üniversitesi personelinin bu hgs etiketini almasına gerek olmamakta, fakat öğrenciler için bu bir “zorunluluktur”.

    her yere uzak, içerisinde toplu taşımanın yetersiz kaldığı -bu eksiğin biraz olsun otostopla giderildiği- hiçbir otopark sıkıntısı bulunmayan, köpek cenneti kampüsümüze sadece öğrenci özel araçlarının girişini azaltmaya çalışmanın öğrenci zararına olduğu kesindir. kampüs güvenliği sebep gösterilse de zaten araçların okul kartı olmadan içeri alınmadığı, yaya girişinin kontrolsüz olduğu hatta içerisine belediye otobüsünün kontrolsüz girebildiği bir kampüs söz konusuyken bu gerekçe komik kalmaktadır.

    belirtilen tepkilerden sonra üniversitenin takındığı tutum ise çok daha komik kaçmakta, siteye girildiğinde bir pop-up çıkıyor ve bu hgs sisteminden elde edilecek gelirin durumu olmayan öğrencilere ve sosyal sorumluluk projelerine kaynak sağlamak amacıyla yapıldığı belirtilmiş*, bu projelerin kaynağı burada okumaya çalışan öğrenciler midir? eğer bu da yetmezse “memlekette ohal var” bahanesine sığınılmış. işin komiği ise bu sistemin ön çalışmaları ve kurulumu yine aynı siteden edinilebilecek bilgiye göre 30 mayısta başlamıştır.

    uygulamada öğrenciye milyon tane zorluk çıkaracak, değnekçilik kültürünün artığı, öğrenci düşmanı bu sisteme ise deü öğrencileri beklenenin aksine sessiz kalmayacağa benziyor.

    bir imza kampanyası başlatmışlar: change.org

    bu da seslerini duyurmaya çalıştıkları sayfaları: facebook grubu
  • ulkemizin universiteleri zaten ogrencilerini her kosulda ve her anlamda zora sokmalariyla meshurdur da dokuz eylul dupeduz isin bokunu cikardi.
    okula kendi arabasiyla gelen ogrenci kesin zengindir ulan dur biz bunlari biraz somurelim falan mi dediniz acaba bir araya gelip? neden sadece ogrenciden talep ediliyor para? daha dogrusu neden yillardir suregelen bir sistemi kendi kendinize degistirip sonra da bunun acisini bir anda ogrenciden cikariyorsunuz?
    hicbir sekilde akil kari degil ve umarim en kisa zamanda insanlari daha fazla magdur etmeden bu olaya bir son verirsiniz.
  • öğrenci kimlik kartları ile girilebilmesi gereken kampüs . personelin personel kartları kapıları açabiliyor . öğrenci kimlikleri kampüs kapılarını açmıyorsa ki buradan anladığımız kadarı ile açamıyor o halde dünya para alıp bu kimlikleri neden veriyorsun bu kimlikler ne işe yarıyor diye sorarlar insanlar.

    dilerim bir an önce sorun çözülür ve daha fazla kişi mağdur olmaz. tınaztepe kampüsü maalesef yıllardır tam anlamıyla olmamış olamamış bir kampüs . belki rektörlük binası buraya taşınınca biraz daha düzelir bazı şeyler.
  • yapıldığı hafta ve yapılma şekli ile küfür dağarcığınızı geliştiren hede
  • "dokuz eylül üniversitesi rektörlük seçimi sabancı kültür merkezi’nde yapıldı. seçimde bin 500 akademisyen oy kullandı, 32 oy boş çıkarken 19 oy geçersiz sayıldı. prof. dr. mehmet füzün’den boşalacak koltuk için mühendislik fakültesi’nden rektör yardımcısı prof. dr. halil köse 361, prof. dr. can karaca 253, işletme fakültesi’nden prof. dr. adnan kasman 240, eski başhekim prof. dr. mehmet refik mas 226, prof. dr. erdal çelik 139, prof. dr. abidin cenk erdal 84 oy aldı"

    şu anki rektör adnan kasman. yıllardır olan bir şey niye değiştiriliyor diyene başka diyecek sözüm yok.
  • amacı üzüm yemek değil bağcı dövmek. hadi dayatılan 150 lira mevzusunu pas geçtim, daha öğrencilere hgs dağıtımı yapmaya başlamadan 'hgssiz araç almıyoruz' demek oldukça trajikomik. ha bu arada hgs falan hikaye, güvenlik girişte size öğrenci misin personel misin diye soruyor, personelsen açıyor kapıyı. resmen öğrenciler olarak okula girişimiz yasaklandı. araban mı var? yassah kardeşim o zaman giremezsin okula. hadi sen arabanı bırak dışarıda, yürüye yürüye turla biraz kampüsü.

    arkadaşlar da değinmiş, bu saçmalığın sınav haftasında, dönem ortasında, 1-2 günlük bir uyarı-duyuru süreciyle oldu bittiye getirilmesi türkiye'de işlerin nasıl ilerlediğinin göstergesi. öğrenci mağdur olacakmış, pehh, banane kardeşim öğrenciden? ben yönetim kurulu üyesiyim iplemem öğrenciyi!!
  • (bkz: #64011946) rezalet başlığı gelir demiştim sağolsun bana bırakmadan getirmişler.
    2 yukarıda bu sistemin nasıl geldiğini arkadaş rakamlarla ortaya koymuş. evet! bu sistem o rakamlar ve rakamlarla alakasız sonuçlar sayesinde geldi.
    ülkenin şuan baştan aşağıya içinde bulunduğu durum tam anlamıyla kural-ahlak-kanun-anane tanımamazlık.
  • (bkz: #64116221)
  • akademisyenlerin egosunu okşayan karar. öğrencinin arabası olamaz, öğrenci ya otobüsle yada yayan gelecek diyen zihniyetin yarattığı bir karar bu. altında ego ve para hırsı yatıyor.
  • hiçbir altyapı hazırlanmadan neden böyle bir işe girişildiğini anlayamadığım uygulamadır. günlük yerleşke içine giren 4000 tane araçtan bahsediyoruz. bunların hiçbirinin yerleşke içine giremediğini hesaba katarak en azından park yeri ayarlayıp, ring ile devam edilebilmesi gibi bir kolaylık sağlanılabilirdi diye düşünüyorum.

    bizlerden alınan yıllık 300tl lik garip istek belki ancak bu şekilde gerçekten işe yarayabilirdi, ancak şu haliyle kesinlikle kabul edilmemesi gereken durum.