şükela:  tümü | bugün
  • anlatmaya gerek yok... görüyorsunuz...

    bu da sözcü linki ve de haberi

    içişleri bakanlığının genelgesi var..
    araç trafiği engellemiyorsa çek-me-ye-cek-si-niz..
    anlaşılan polis bakanı sallamıyor..
    kaşla göz arasında çekiciyi yanaştırıyorlar..
    polis araçtan inmeye bile zahmet etmiyor..
    arabanın çekiciye yüklenmesi 30 saniye..
    içinde kadın mı var, çocuk mu var;
    kim uğraşacak onla..
    nasıl olsa araç sahiplerinde para bol..
    gelip parayı bayılıp aracını alacak..
    malı da yediemin otoparkının sahibiyle anlaşmalı olduğu polis ve çekici şoförü götürecek..
    allah sizin belanızı versin..

    edit: suç kadında diyen sığırlarda başlığa yazmış..
    kapıyı açmasaymış;
    panik yapmasaymış;
    atlamasaymış;
    falan filan..
    bakalım sen 80 yaşına gelince çişini tutabilecek misin? bay çok bilmiş
    wallahi siz eğitilmezsiniz...

    edit2: başlık doğal olarak bayağı ilgi gördü...
    bir araç nasıl çekilir?
    anlatalım herkes öğrensin
    araç trafiği engelliyorsa trafik polisi önce bunu görüntülü olarak kayıt altına alacak...
    aracın üzerinde sahibinin telefonu varsa arayıp aracını derhal park ettiği yerden kaldırmasını isteyecek...
    aracın üzerinde numara yoksa en az 2 kez megafonla plakayı anons edecek...
    buna rağmen araç sahibi bulunamıyorsa ancak o zaman çekici marifetiyle araç çekilir;
    anlaşmalı en yakın yediemin otoparkına götürülür...
    yönetmeliğe göre izlenmesi gereken prosedür bu...
    yani 30 saniyede sahibi gelmeden aracı kaçırmak değil...
    gerçi bakanı sallamayanın yasa ve yönetmeliği sallamasını beklemek de anca orta dünya fantezisi...
  • hadi işi olmayan ayrılsın*
  • çekiciler dönem dönem belli bölgelere dadanıyorlar. trafik rahat aksın vs. gibi bir dertleri yok. dadandıkları bölgede, yok köşeye park etmişsin yok kaldırımdan 3 cm uzağa park etmişsin yok park yasağı olan bölgeye (hiç bir işaret yok) park etmişsin gibi sebeplerle geleni geçeni çekiyorlar,sonra ne oluyorsa artık o bölgeden uzaklaşıyor kendilerine başka yer seçiyorlar.

    bu arada oldu da bir araba yolun göbeğine çekti, sokağı kapattı vs. trafiğin içine etti, hiç bir şekilde gelip çekmiyorlar.
  • acikcasi olur olmaz yerlere parkedenlere pek acimiyorum. trafigi engellemeyebilir ama mesela yaya yolunu kapatip tehlike yaratiyor da olabilir.

    o yuzden cekilmeye pek karsi degilim. lakin bu ornekte arac icerisinde bir birey var. ya gormedi ya da sallamadi, ne olursa olsun makul gorulecek bir yani yok.

    umarim aractan dusenin onemli birseyi yoktur.

    ulke de duzen yok ki, vatandasi ayri alem, devletin kendisi ayri.
  • rezalettir. devlet çekme diyor genelge yayınlıyor bunlar nasıl hala kafalarına göre çekerler anlaşılmaz.

    (bkz: trafikte çekici terörü)
  • böyle iş olmaz ama kadın neden göz göre göre o kadar yüksekten kendini yere bırakıyor anlamış değilim.

    edit: özelden küfür eden beyin yoksunu çaylaklar...
    ben oh iyi olmuş nasıl da düşmüş mü diyorum ?
    teyzemiz 79 yaşındaymış. muhtemel durumu anlayamayıp düşmüş. kendisine acil şifalar diliyorum. suçlular umarım hak ettiği cezayı alır. lakin şimdi o teyzenin 79 yaşında olduğunu kamera kayıtlarından anlamam ne mümkün ?
    benim gördüğüm kadın kapıyı açıyor, ayağı boşluğa geliyor ve kendini bırakıyor.

    hala küfür etmeye devam edeceksiniz. eh ben ne diyeyim.

    edit 2: anonim hesapların arkasında güvende olduğunuzu düşünmeniz komik geliyor. sonra ağlaya ağlaya "abi nolur" diyeceğiniz şeyler söylemeyin bence. çünkü uğraşırım. çünkü canınızın sıkılmasına, tadınızın kaçmasına sebep olurum.
  • yine yeni bir rezillik.
  • şu ülkede yaşadığımız çekici terörünün dünyada başka bir örneği var mı acaba çok merak ediyorum .
    tanım : silahsız teröristler
  • parasi olmayan devlet uygulamasi.
    ic isleri yasakladi diyen arkadaslar, asiri iyimser misiniz, romantik mi yoksa mal misiniz anlamadim ben.
  • trafiği engellemediği müddetçe saçma olan eylem. trafik polislerinin kendi apaçi gibi araç kullanıyor ki trafikteki adam ne yapsın. balık en baştan kokuyor. imar planlarında otopark zorunlulukları adam gibi belirlenmiyor. örnek olarak avrupa'da basit bir büfe bile 4-5 araçlık otopark koyuyor önüne, ya da ufak bir market bile 8-10 araçlık otoparka sahip. türkiye'de önüne gelen önüne geleni açabiliyor. yine kapalı otopark zorunlulukları ihtiyacın çok ötesinde. adam 20 katlı bina dikiyor altına 20 araçlık otopark koymuyor. yüzlerce metrekarelik alanda bir tane boş alan bulunmuyor hep bina hep bina. dolayısıyla da her yer araba dolu. hal böyle olunca park sorunu ortaya çıkıyor. orman kanunları geçerli olduğundan herkes kafasına göre park etmeye başlıyor zira trafik polisi 'belki' ceza yazıyor ya da çekiyor aracı. çekerken de sıcak kamyondan inme zahmetinde bulunmuyor. bugün 50 araba çeksem yevmiyeyi çıkardım diye düşünüyor zira. bunun yerine park yasağı olan yerde bir tane motorlu polis gezse yasak yere park edenlere cezayı kesse, trafiğin akışını bozanları rapor edip çekici gönderse olmaz mı? olur tabii ki ama o zaman düzen gelir, insanlar kaçak yollara gitmez, devletin para muslukları güzel akmaz. bu nedenle de düzensiz olsun herkes cebini doldursun. cebin dolu olsa ne olur bok gibi standartlarda yaşamış oluyorsun bu şekilde ama bunu düşünen yok nasılsa.