şükela:  tümü | bugün
  • evet biliyorum ayrıldık ama

    ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

    sevgilililer günümüz kutlu olsun
  • ekonomiyi canlandırmak için götten uydurulan bir diğer gün. 364 gün çuvala girdiği için insanlar bugüne gereğinden fazla anlam yüklüyor. kapitalizmin oyununa gelmeyin diyeceğim ama bunun için de algıları yüksek bir sevgiliye ihtiyacınız var. o da biraz zor. en iyisi sevgilisiz olmak lan.
  • iş arkadaşım sabah hemen girdi internete başladı sevgiliye çiçek aramaya...uzun uzun baktı baktı...sonra döndü dediki;bu ne ya ne kadar zamlanmış bu çiçekler...
    bir süre sonra elinde iki dal orkide ile çıka geldi...adam nerden almış bilmiyorum...kaça aldın dedim 30 tl dedi...ama alt saksısı yok...sonra elinde beyaz saksı ile belirdi...yan ofisden kızlardan araklamış ohaaaa dedim...bir iki süsledi falan oldu...sonra derken şirketin söförü geldi...lan adam onuda ayarlamış...ibne çiçegi kıza bizim şirket söförü ile gönderecek...yaklaşık 200 liralık orkideyi sabahtan beri puzzle gibi birleştirerek imal etti herif...
  • fantezi iç çamaşırları ile çiftleşme günüdür.
  • bugünü başımıza musallat edenler şimdilerde doğmamış çocuğun baby shower günü gibi benzer sikimsonik günleri bela etmekten yorulmuyorlar hiç.

    kim bugünlere anlam yüklüyorsa onun evveliyatını sikeyim!

    ne bu amına koduğumun günü ne! evlenen insan için tek bir gün vardır o da evlendiğin tarihtir. ben doğum günüm olduğunda bile eşşek kadar adama kutlama mı olur diye elimin tersiyle iterken yok sevgililer günü, yok tanışma günü, yok ilk bilmem ne sikim günü...

    sanki bugüne özel illa dünyaya ayak uydurmamız gereken bir şart varmış gibi plan yapmak zorundayız. ne olur amına kodumun gününü sanki görmezden gelsek. hayır ne oluyor yani sevgimiz mi eksiliyor ?

    aksine benim sevgim böyle saçma sapan günlere anlam yüklenince eksiliyor.

    ohh be, hanıma diyemediklerimi burdan bağırayım bari.
  • 24 yaşında, hiç sevgilisi olmamış bir looser olarak ilk defa bu sene tinladigim gün. lan ben 24 yıldır yalnız olmayı hiç dert etmedim. ne oldu da şimdi bu triplere girdim anlayamıyorum.
  • sevgilim yok diye üzülmüyorum, kabotaj bayramında da gemimiz yoktu...
  • bazen de yanaktan süzülen bir damla gözyaşıdır..

    yaz tatillerini anadolu’da küçük sevimli bir kasabada geçirirdim. anneannemin gözlemeleriyle kahvaltımı yaparak güne başlar, ardından bisikletime atlayıp kavak ağaçlarının arasındaki yoldan çıraklık yaptığım dedemin ayakkabıcı dükkanına giderdim.
    anneannemin paket yaptığı gözlemeleri dedeme götürürdüm, sadık dostu berber asaf amca ile kahvaltı yaparlardı. o kırmızı beyaz melamin çay bardaklarının desenleri hala aklımda.
    disiplinli adamlardı, eskiden kalma adetlerle sabahın köründe dükkan açar, kahvaltıyı sonradan yaparlardı.
    yalnız bir nokta dikkatimi çekmişti, asaf amca neden hiç gözleme getirmiyordu? neden hep dedemin sponsorluğunda gerçekleşiyordu bu ‘kahvaltı keyfi’? onun karısı yok muydu?
    iyi ki sormuşum... dedem de başladı asaf amca’nın hikayesini anlatmaya.
    asaf amca gençliğinde çarşı mahallesindeki bi kıza sevdalanmış, tabii küçük yer, hemen açılamamış reyhan’ına. zamanla bunlar görüşmeye, sevgili olmaya başlamışlar.
    reyhan, asaf’a 14 şubat’ta çok güzel bir scrikss dolma kalem hediye etmiş, ‘aşkımızın nişanesi’ diye de gömlek cebine madalya gibi tutturmuş. dedem der ki “biz o zamanlar bilmezdik sevgililer günü falan. reyhan uydurdu sanıverirdik.”
    neyse gel zaman git zaman bizim genç çift nişanlıyken, hatta düğüne az bir zaman kala reyhan, tüccar babasının istanbul seferlerinden birine eşlik etmek istemiş, malum yeni kuracakları yuvasına da alacakları var tabii. babası da “hay hay” demiş güzel kızının isteğine. işte o istanbul seyahati dönüşünde kaza yapmışlar. baba hafif sıyrıklarla atlatmış ama reyhan’ı kaybetmişler o kazada.
    asaf nişanlısını o kadar çok seviyormuş ki o kazadan sonra birkaç gün içerisinde yirmi üç yaşındaki gencecik adamın saçları bembeyaz olmuş. o günden beri ak asaf demiş etraftakiler. ha bir de o aşklarının nişanesi olan dolma kalemi de yıllarca gömlek cebinde, göğsünde yani, kalbinin tam üzerinde taşımış.
    başka biriyle evlenmeyi hiç düşünmemiş. ne zaman reyhan’ından bahsedilse ve her 14 şubat geldiğinde gözünden bir damla yaş süzülürmüş.
  • gecesinde bir çalıştay'a katılacağım gün.

    otelde olacak bir de. aşıkların şehvetli gecelerindeki haz iniltileri eşliğinde "murat bey şu dosyada biz n'apmıştık ya?" muhabbeti çevireceğiz. tam bir saçmalık.
  • bu yıl benim için çok anlamlı olmuş sevgililer günüdür. çünkü cancağzım askerde şimdi. kız arkadaşının sürprizini hazırlamak bana düştü. tüm gün koşuşturdum ve sevgililerin gününe dokunma hissi beni çok mutlu etti. umarım çok mutlu olsun herkes. birbirinizi korumayı ihmal etmeyin.