şükela:  tümü | bugün soru sor
  • post prodüksiyon aşamasındaki belgesel film. ankara'yı anlatıyor. aha trailer: https://vimeo.com/48835244
  • halil yetiş in yönettiği, sevdiğimiz insan, iyi ankaralı alper şen in kurguladığı film. beklemekteyiz.
  • "'1457 ankara', bir şehrin gündelik yaşam pratiklerinden yola çıkarak şehri hisseden, düşünen ve şehri oluşturan yapılanmaları yeniden kurgular. insanların şehirde kurdukları ya da kuramadıkları ilişkileri takip eden bir görsel hafıza oluşturur. "yeraltı", "sarsıntı " ve "uzak ışıklar" başlıklı üç bölümden oluşan bu video belgesel, endüstriyel kapitalizmin para ve mübadele rejiminin yoğun olarak işlediği metropollerden biri olan ankara üzerinedir.

    metropolde farklı kültürel kimliklere sahip pek çok sosyal grup bir araya gelmiştir. metropol bu grupların ilişkilerini karmaşık bir organizma içerisinde bütünleştirir. bu nedenle metropolde yoğun ilişkiler sistemi içerisinde ulaşım sistemi de özeldir. yeraltı, metropolün bir parçasıdır ve metropol, metro ulaşım sistemini kullanır. ulus baker'in dediği gibi; "yeraltı olmadan metropolis olmaz".

    belgeselin ilk bölümü "yeraltı", bir şehrin yeraltı hatlarıyla parçalara bölündüğünde bireylerin bu hatlardaki yolculuklarında şehirden soyutlanmalarını ve yeraltında olmayan bir şehir algısının bireylerdeki yansımasını anlatır. birçok büyük şehirde varolan metro, mimari düzeni ve yarattığı kapatılmışlık atmosferi ile kendisine özgü bir kültür yaratmıştır. bununla birlikte yeraltında yön duygusunun azalması, görsel ilişkiyi keserek bireylerin kent imgeleri, anlamlar ve kullanımlarla ilişkisini koparması, bireylerin formlara anlam yükleyememesi sonucunda körelen şehir algısı, kapalı kutular içerisindeki mekanik hız, sinyaller ve frekanslardan ibaret bir şehri tasvir eder. metro algısal mekanı göstermeyerek gizler ve sadece kapatılmış alanlarda hareket ve hızı kavrar.

    belgesel, bireydeki bu yabancılaşmayı takip ederek şehrin yeraltı tasviri ile bildik yeryüzü tasviri arasındaki çatışmanın görsel dilini oluşturur. metro yolculuğu sonunda yeryüzüne çıkan birey, şehrin dayattığı mekan ve yön algısı ile şehri görmekte, böylece şehirdeki görünür ve görünmez alanlar, bu mekanik algılama ile yeniden tanımlanmakta ya da kaybolmaktadır.

    filmin ikinci bölümü, metrodan yeryüzüne çıkıldığında şehri kavramaya çalışan bir video-kameranın şehirde görsel hafıza arayışı ile başlar. bir cumhuriyet projesi olarak kurgulanan ankara'ya dair ilk hareketli imajlar yutkeviç'in ankara filmidir (1927). bu filmde toz toprak içerisinde kurgulanan başkent, zamanla türkiye için modernleşmenin simgesi olacak şehir formasyonları ile büyüdü. bu büyüme bir merkez ve merkez çevresinde her zaman merkeze bağ(ım)lı merkezcikler ile oluşturulurken; şehrin merkezi ise türkiye'nin askeri ve idari bürokrasisini simgeleyen heybetli binalar ve binalar çevresindeki yürüme yasakları ile kendisini bu şehirde yaşayanlardan soyutlayacak ve onlara biat ettirecek bir ciddiyet ve ulaşılmazlık sembolleriyle betimleniyordu. metro ile yeraltında başlayan yabancılaşma sonrasında yeryüzünde bireyin karşısına çıkan şehirse iş makineleriyle işgal edilmiş devasa bir şantiye alanına dönüşmüştür. kentsel dönüşüm projelerine ve çalışmalarına neden oluşturan sorunlar, fiziksel mekânın dönüşümüne indirgenirken, yerleşime ilişkin ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlar genellikle dikkate alınmamaktadır. bu kentsel dönüşümün görünürlüğü şehrin bir şantiye alanına dönüşmesiyle ortaya çıkar. takip edilen iş makineleri ve boşluğa yükselen standart babil kulesi tasarımlarıyla üretilen toplu konutlar, bireyde şehirden başka bir düzlemde yabancılaşmayı anlatmaktadır. filmin bu bölümü, toplu konutlar ve iş makineleri arasında şehri arayan bir kameranın görsel tanıklığıyla şehrin birçok noktasındaki belleksiz dönüşümü kaydeder.

    filmin üçüncü ve son bölümü kentte dolaşan bir video hafızanın hayalleri ve izlenimlerini oluşturur. "olduğu gibi hayat'' mantığıyla hayatın doğal akışkanlığını bozmadan an'lara odaklanan bir anlayışla kentin birçok farklı noktasından uzaklaşılırken merkezden çevreye yaklaştıkça alt sınıfın, şehrin dışına yerleştirilen ıssız toplu konut tasarımlarında yığınlarla yaşamı yeniden karşımıza çıkar. şehrin merkezi inşaat makineleriyle işgal edilmiştir. direnenler kimi zaman silah zoruyla bastırılırken, yabancılaşmanın, şehirde izole edilmiş mekanlarında dayatılan yaşamı reddedip barınma haklarını savunan insanların direnişleri ile şehirden uzaklaşıldığında ıssız bir coğrafyanın ortasında yerleşmiş bir kütle görünümündeki şehrin uzak ışıkları, gökyüzündeki 1457 ankara asteroitinin ışığına dönüşür.

    yönetmen görüşü
    dziga vertov'un kameralı adam (1929) filminde bir şehrin tasvirindeki amaç, şehirdeki o an'ı olduğu gibi göstermekti. eğer sovyet devrimi sonrası şehirde bir dönüşüm varsa bu dönüşümün görsel karşılığını arayan vertov, şehirdeki an'larının görsel anlamını kurguda yaratmaktaydı. böyle bir görsel takibi herhangi bir şehirde yürüttüğümüzde, o şehirde o döneme hakim olan görsel kodların sosyal ve politik yapısını da ortaya çıkarmak mümkündür. simmel'in ''kent hayatının bizlere dayattığı soyut varoluş'' kavramı üstünden filmi gerçeklikten uzaklaştırmadan, vertov'tan ulus baker'e uzanan bir video estetiğinin etkisi ile kurguladığım "1457 ankara", aynı zamanda kurgusal olana karşı anın kaydının, metropol algısını yeniden kurgulattığı gündelik hayat pratikleriyle doğal yaşam paradigmalarının çatıştığı bir şehir monografisidir."

    http://www.1457ankara.net/
    https://twitter.com/1457ankara
  • ilk gösterimi 4 nisan, 22:00'da peyote istanbul'da yapılacak(bu perşembe yani), kendisinden bağımsız olarak da harika bir fragmana sahip şukela belgesel.
  • müziklerini korhan futacı ve kara orkestra yapmış. 11 nisan perşembe günü peyote eskişehir'de de gösterimi yapılacakmış.*
  • insanların şehir algısı, şehirdeki sıkışık yaşantısı ve son zamanların popüler meselesi kentsel dönüşüm üstüne bir video-belgesel. "yeraltı", "sarsıntı" ve "uzak ışıklar" isimli üç bölümden oluşuyor.

    fragmanı şurada var; http://1457ankara.net/videolar-ve-fotograflar.html
  • 16 ocak 2014 günü saat 23.00'de peyote'de belgesel gösterimi yapılacakmış.

    facebook sayfası da şurada: [https://www.facebook.com/1457ankara https://www.facebook.com/1457ankara]
  • tamamı şuradan izlenebilmekte: https://vimeo.com/84406579
  • 3 ağustos 1937'de karl wilhelm reinmuth tarafından heidelberg'de keşfedilmiş bir ana kuşak asteroittir.
    https://tr.wikipedia.org/wiki/1457_ankara
  • aklımda filler, hala filler. bildiğin fil işte. timur aklımda bırakacağına keşke kesip yeseydi o filleri.