şükela:  tümü | bugün
  • izmir'in ingiliz jandarması yunanlar tarafından işgal edildiği, bir çok katliamın başladığı gün. 9 eylül 1922'de kordon'da mustafa kemal'in zafer cigarasıyla son bulmuş 3,5 senelik acılar dolu bir işgal zamanı olmuştur.

    99 yıl önce bugün izmir'de neler olmaya başladığı hakkında fikir vermesi açısından şunu paylaşayım:

    "kordonu geçen efzon alayı, kemeraltı bölgesine ulaşmıştı.

    efzon alayının en önünde atın üstünde bir süvari ilerliyordu. elinde, püskülleri sarkan bir yunan sancağı taşıyordu. rumlar adeta kendinden geçmişti. bütün bu heyecan arasında bir el silah sesi duyuldu.

    kalabalık, bir anda yerlere uzanmıştı. sadece ayakta uzunca boylu, esmer bir genç kalmıştı.

    ilk anın şokunu atlatan efzon alayı kendilerine kurşun yağdıran bu genci bir silah darbesi ile yere serdiler. işte izmir’in ilk şehidi, hasan tahsin, gerçek adı ile osman nevres direnişin meşalesini yakmıştı. ama bu ani ve beklenmedik saldırı, yunanlıların öfkelerini açığa çıkarttı. yarbay stavriani’nin emrindeki kuvvetler sarıkışla’ya taarruz etmeye başladılar.

    .....

    bütün subaylar zito venizelos ( yaşa venizelos ) diye bağırmaları için emir aldı. can korkusu ile bağırmaya başlayan subaylar, daha çok bağırmaları için süngüler ile yaralanıyordu. bu sırada askerlik daire başkanı albay süleyman fethi bey, gökleri delecek şekilde bağırmaya başlamıştı. yunanlılar hayret ile bu sese kulak verdiler. süleyman fethi bey avazı çıktığı kadar bağırıyor, kato venizelos ( kahrol venizelos ) diye bağırıyordu. 22 yerinden süngüleyerek susturabilmişlerdi albay fethi’yi . kendi başına bırakmışlardı. bir gün boyunca bir başına, kanlar içinde yerde yatan albay fethi bey 16 mayıs günü şehit düştü ( ruhu şad olsun ). "

    3,5 yıl süren işgal ise şöyle son buluyor 9 eylül 1922'de:

    büyük taarruz öncesi fethi okyar londra'ya gönderiliyor atatürk tarafından. can ve mal kaybı olmasın, çekin yunan'ı demek için. biraz da biz her türlü alacağız, kimsenin canı yanmasın manasında aba altından sopalı bir diplomasi. ingilizler kabul etmiyor.

    fethi okyar sonucu haber ediyor, atatürk "anlaşıldı fethi, sen izmir'e dön ve emirleri bekle" diyor. fethi okyar'ın kafası karışık, "ankara mı demek istediniz" diyor. "izmir'e geçin fethi bey" diye tekrarlıyor mustafa kemal. fethi bey aklı karışık şekilde yola koyuluyor, herhalde yunanlarla diplomasiye başlayacağız diye düşünüyor.

    fethi bey'in yolculuğu bitiyor, izmir limanına yanaşıyor yavaştan, fakat bir tuhaflık var. kordon'a inmesiyle mustafa kemal'i görmesi bir oluyor. mustafa kemal kordon'da zafer sigarası tüttürüyor.

    kaynaklar:

    ekin topçuoğlu'nun şu yazısı.
    ve sözlük yazarı da olan baranba'nın şu twitter paylaşımı.